ALMANYA TRENİ 22.Cİ. BÖLÜM-UMUDA AÇILAN KAPI

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

Kiminin elinde tahta bavul… Kiminin omzunda heybe… Kiminin cebinde yalnızca umut…

17 Ağustos 2026 - 05:18
17 Ağustos 2026 - 05:18 ⏱ 4 dk Okuma Süresi
 2  41
ALMANYA TRENİ 22.Cİ. BÖLÜM-UMUDA AÇILAN KAPI

ALMANYA TRENİ 22.Cİ. BÖLÜM-UMUDA AÇILAN KAPI

Sabah güneşi daha doğmadan Memduh sessizce uyandı.

Şakire, bir gece önceden hazırladığı küçük bohçayı kapının yanına bırakmıştı. İçine birkaç parça giysi, biraz ekmek, peynir ve zeytin koymuştu. Bir de cebine sıkıştırması için küçük bir Kur’an-ı Kerim…

Memduh bohçayı eline aldı.

Şakire’nin gözlerine baktı.

İkisi de konuşmuyordu.

Söylenecek ne varsa, gece boyunca zaten söylenmişti.

Şakire usulca yaklaştı.

“Allah yolunu açık etsin.”

Memduh başını eğerek,

“Amin.” Dedi.

Önce annesi Fatma Ana’nın elini öptü.

Sonra Yusuf Baba’nın.

Yusuf Baba oğlunun omzuna dokundu.

“Evladım…”

“Rızkı veren Allah’tır.”

“Sen yeter ki doğruluktan ayrılma.”

Memduh başını salladı.

Son kez evine baktı.

İki göz kerpiç ev…

Avludaki dut ağacı…

Çocuk sesleri…

Hepsi arkasında kalıyordu.

Köy meydanından geçen kamyon, ilçeye gidecek yolcuları almak için durmuştu.

Memduh, elindeki tahta bavulla kasasına çıktı.

Kamyon ağır ağır köyden uzaklaşırken Şakire arkasından uzun süre baktı.

Gözlerinden süzülen yaşları sessizce sildi.

İlçeden otobüse binen Memduh, uzun süren yolculuğun ardından Ankara’ya ulaştı.

Hayatında ilk kez bu kadar büyük bir şehir görüyordu.

Geniş caddeler…

Kalabalık kaldırımlar…

Durmadan geçen insanlar…

Her şey ona yabancıydı.

Elindeki küçük kâğıtta yazan adrese baka baka sonunda İş ve İşçi Bulma Kurumunun önüne geldi.

Binanın önü insan kaynıyordu.

Türkiye’nin dört bir yanından gelen yüzlerce kişi…

Kiminin elinde tahta bavul…

Kiminin omzunda heybe…

Kiminin cebinde yalnızca umut…

Bahçede bekleyenlerin yüzlerinde aynı ifade vardı.

Heyecan…

Merak…

Ve belirsizlik…

Memduh da sıraya girdi.

Yanındaki orta yaşlı adam gülümseyerek sordu.

“Nerelisin kardeş?”

“Afyon taraflarından.”

“Sen?”

“Sivas.”

Adam derin bir nefes aldı.

“Üç çocuğum var.”

“Onlar için geldim.”

Memduh hafifçe gülümsedi.

“Benim de iki kızım var.”

“Sırf onlar rahat yaşasın diye buradayım.”

Saatler geçti.

Nihayet kapı açıldı.

Görevli memur elindeki listeye bakarak yüksek sesle konuştu.

“Almanya’ya işçi olmak için müracaat edecekler sırayla içeri alınacaktır.”

Kalabalık sessizleşti.

Memduh’un kalbi hızla atmaya başladı.

Sırası geldiğinde masanın önüne geçti.

Görevli memur evraklarını dikkatle inceledi.

“Adın?”

“Memduh.”

“Mesleğin?”

“Ayakkabı tamircisiyim.”

Memur başını salladı.

Bilgileri tek tek kayda geçirdi.

Sonra dosyayı kapatarak,

“Başvurunuz alınmıştır.”

“Doktor muayenesinden geçeceksiniz.”

“Muayeneyi başarıyla tamamlarsanız bir sonraki aşamaya çağrılacaksınız.”

Memduh teşekkür ederek dışarı çıktı.

Kurumun bahçesinde durdu.

Gökyüzüne baktı.

Henüz hiçbir şey belli değildi.

Ne seçileceğini biliyordu…

Ne de Almanya’ya gerçekten gidip gidemeyeceğini.

Ama ilk adımı atmıştı.

Ve bazen insanın kaderi…

İşte o ilk adımla değişmeye başlıyordu.

O akşam Ankara’nın yabancısı olduğu sokaklarında yürürken cebindeki küçük Kur’an-ı Kerim’i eline aldı.

Şakire’nin bohçayı hazırlarken söylediği sözler kulağında yankılanıyordu.

“Allah yolunu açık etsin…”

Memduh derin bir nefes aldı.

Önünde uzun bir bekleyiş vardı.

Ama yüreğinde ilk kez, korkuyla umudun aynı anda yeşerdiğini hissediyordu.

Devam edecek…

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

AYŞE KÜÇÜKIŞIK Ayşe Küçükışık Yazar • Şair • Editör “Her yazarın kaleminin ardında bir yaşam hikâyesi vardır. Ayşe Küçükışık’ın yazarlık yolculuğu da çocukluk yıllarında başlayan bir hayalin, engellere rağmen vazgeçmeyen bir azmin ve yıllar boyunca süren üretme tutkusunun hikâyesidir.” Ayşe Küçükışık, 05 Mayıs 1972 tarihinde Berlin’de çalışmak üzere Almanya’ya giden bir Türk işçi ailesinin çocuğu olarak doğdu. Altı yaşına kadar Berlin’de yaşadı. Daha sonra ailesiyle birlikte Türkiye’ye dönerek ilk ve orta öğrenimini Mersin’de tamamladı. İşitme güçlüğü nedeniyle eğitim hayatında çeşitli zorluklar yaşadı ve lise ikinci sınıfta örgün eğitimini bırakmak zorunda kaldı. Ancak bu engeller, yazmaya olan ilgisini ve üretme azmini azaltmadı. Yazarlık yolculuğuna, ortaokul yıllarında katıldığı bir hikâye yarışmasıyla ilk adımını attı. Kaleme aldığı hikâye önce okul birincisi, ardından il birincisi seçildi. Öğretmenleri tarafından iller arası yarışmada temsil edilmesi için girişimlerde bulunulsa da ailesinin izin vermemesi nedeniyle bu önemli fırsata katılamadı. Yaşadığı hayal kırıklığı, onda vazgeçmek yerine yazmaya daha sıkı sarılma isteği uyandırdı. Bu süreçten sonra ailesinden gizli şiirler yazmaya başladı. Şiirleri 90’lı yıllarda “Eda Alaş” mahlasıyla Mersin’deki çeşitli radyolarda yayımlandı ve dinleyicilerden ilgi gördü. Bir radyo kanalından çalışma teklifi almasına rağmen ailesinin izin vermeyeceğini düşündüğü için bu teklifi değerlendiremedi. Buna rağmen yazmaktan hiç vazgeçmedi; yaşadığı her deneyimi kalemine taşıdı. Şiir, öykü, deneme ve roman türlerinde eserler veren Ayşe Küçükışık, insanın iç dünyasını, yaşamın izlerini ve toplumsal konuları içten bir anlatımla ele almaktadır. Yazdığı 100’e yakın şiirin bir kısmı Fikir İzleri Platformu’nda ve diğer dijital platformlarda yayımlanmıştır. Ayşe Küçükışık'ın kaleme aldığı "Almanya Treni" adlı roman, 2010'lu yılların başında TRT tarafından düzenlenen bir senaryo yarışmasına gönderildi. Eserin konusu ilgi görmesine rağmen, senaryo teknik formatına uygun hazırlanmadığı için değerlendirme sürecini tamamlayamadı. Daha sonra Wattpad'de yayımlanan roman, zamanla hesabına erişim sağlanamaması nedeniyle uzun süre okurlardan uzak kaldı. Ancak yazarın yıllar önce sakladığı çıktılar ve notları, bu hikâyenin yeniden hayat bulmasını sağladı. Aradan geçen yıllarda ilk Türk işçilerinin Almanya yolculuğuna ilişkin araştırmalarını derinleştiren Ayşe Küçükışık, tanıklıklardan, tarihî kaynaklardan ve aile anlatılarından yararlanarak romanını yeniden ele aldı. Bugün “Almanya Treni”, ilk hâlinden çok daha kapsamlı, belgesel yönü güçlendirilmiş yeni versiyonuyla Fikir İzleri Platformu’nda bölüm bölüm yayımlanmaktadır. Tamamladığı ARDA adlı romanı da gerçek hayattan esinlenerek yazılmış olup Fikir İzleri Platformu’nda okurlarla buluşmuştur. Hâlen Fikir İzleri Platformu’nda editör olarak görev yapmakta, eserleri kişisel blogunda ve çeşitli dijital platformlarda okurlarla buluşmaktadır. Yazıları; kişisel blogu, Wattpad, Pinterest ve sosyal medya hesapları aracılığıyla geniş bir okur kitlesine ulaşmaktadır. Roman, şiir ve öykü çalışmalarını sürdürmekte; yaşanmış hayatları edebiyatın gücüyle geleceğe taşımayı amaçlayan eserler üretmeye devam etmektedir.