Türkiye'de Tarihçilik ve Tarihçiler Üzerine Eleştiri

Türkiye'de Tarihçilik ve Tarihçiler Üzerine Eleştiri

Mart 17, 2026 - 23:55
Nisan 10, 2026 - 17:01
 0  15
Türkiye'de Tarihçilik ve Tarihçiler Üzerine Eleştiri

Üniversite eğitimi Tarih Bölümü olan biri olarak söylüyorum; bunlar benim analiz ettiğim ve fark ettiklerimdir:

Eğer bugün Atatürk düşmanlarının sayısı artıyorsa, aynı şekilde Osmanlı düşmanlarının da arttığını görüyorsak, bu durum tarihçilerin topluma karşı vicdani ve entelektüel sorumluluklarını yeterince yerine getiremediklerini gösterir.

Çünkü tarih, toplumu birleştirmesi gereken bir alandır; ayrıştırması değil. Geçmiş, ideolojik kavgaların malzemesi hâline getirildiğinde, insanlar ya körü körüne yüceltmeye ya da tamamen reddetmeye yönelir. Bugün tam olarak yaşanan da budur. Bu ise sağlıklı bir tarih bilincinin oluşmadığını açıkça ortaya koyar.

Tarihçilerin görevi yalnızca akademik makaleler yazmak değildir. Aynı zamanda toplumu doğru bilgilendirmek, yanlışları düzeltmek ve karmaşık konuları sade bir dille anlatmaktır. Ancak bugün akademik bilginin büyük bir kısmı dar çevrelerde kalmakta, halk ile yeterli bağ kurulamamaktadır. Bu kopukluk, yanlış bilgilerin hızla yayılmasına zemin hazırlamaktadır.

Daha da önemlisi, bazı akademisyenlerin bu tabloya rağmen sessiz kalmayı tercih etmesidir. Oysa bu sessizlik tarafsızlık değildir; sorumluluktan kaçıştır. Yanlış bilgi karşısında susan bir tarihçi, o yanlışın yayılmasına dolaylı olarak katkı sağlar.

Ayrıca akademik çevrelerde zaman zaman görülen kibirli yaklaşım da bu sorunu derinleştirmektedir. Farklı görüşleri küçümseyen, bağımsız araştırmacıları ciddiye almayan bir anlayış, bilimi geliştirmez; aksine toplumla arasına duvar örer. Oysa gerçek bilim insanı, bilgiyi paylaşan ve her kesime ulaştırabilen kişidir.

Sonuç olarak, bugün hem Atatürk’e hem de Osmanlı’ya yönelik aşırı ve yüzeysel yaklaşımların artması tesadüf değildir. Bu durum, çoğu tarihçinin sadece bilgi üretmekle yetinip toplumsal sorumluluklarını ikinci plana attığını göstermektedir. Eğer bu anlayış değişmezse, toplum tarih üzerinden ayrışmaya devam edecektir.

Elbette ki işini hakkıyla yapan çok değerli tarihçiler de vardır ve onları tenzih etmek zorundayız. 

Ve açıkça ifade etmek gerekir ki: Tarihçi olmak, sadece bilmek değil; bildiğini toplum için sorumlulukla kullanabilmektir.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Ali Koray Kaya Ali Koray Kaya, 6 Haziran 2007 tarihinde İstanbul'da doğdu. İlk öğrenimini İstanbul'da, orta öğrenimini Antalya'da tamamladı. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü'nde öğrenciliğine devam etmektedir. Daha önce 2 kitabı çıkmış olup, pek çok edebiyat projelerinde yazıları yer almıştır. İnternette yazdığı yazılar yüzbinlerce okunmuş olmakla beraber ilgiyle takip edilmektedir. Yazıları aktif olarak Evrim Ağacı, Academia, Wannart, Makale Arşivi, Fikir İzleri, Medium gibi pek çok sitelerde yayımlanmaktadır. Atatürk ve Cumhuriyet merkezli çalışan Kaya, aynı zamanda TRT kanalları da dahil olmak üzere 2 sene oyunculuk yapmıştır. Ayrıca Türk halk müziği ile ilgilenmekte ve sanatını icra etmektedir. Yazarlıktan ödüller almış olup, Gazeteciler ve Medyacılar Cemiyeti tarafından " 2026 Yılın Yazarı" seçilmiştir.