Ruhlar Akademisi Kısım 1

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

RUHLAR AKADEMİSİ Bembeyaz ışık her yerdeydi. Başı yoktu, sonu yoktu. Tek mutlak gerçek ışığın kendisiydi. Ne zamandan beri ışığın içindeydi? Tek hatırladığı sonsuza uzanan bu beyazlık içinde huzurla yüzdüğüydü. Sanki zamanın başından beri vardı ya da sanki hemencecik oluşuvermişti. Hiçbir fikri yoktu zaten olsun da istemiyordu. Bir yerlerden zihninde bir cümle beliriverdi. “Anı yaşamak…” İşte şimdi, tam da şu anda bu muhteşem huzuru yaşamak, bu beyazlık içinde sonsuza dek yüzmek istiyordu. Ancak ne demişler? Hiçbir güzellik sonsuza dek sürmez. Nitekim ne kadar olduğunu kestiremediği bir zaman sonunda etrafında önce yavaştan uğultular belirmeye başladı. Uğultulara zamanla titreşimler eşlik etti ve her ikisi de giderek şiddetlenirken duyduğu derin iç huzur yerini derin bir kaygıya bıraktı. Kaygının en yüksek olduğu anda da gözleri bir anda açıldı. Açıldığı gibi de geri kapandı. Yine bir beyaz ışık vardı ama bu kez ışık gözlerini korkunç bir şekilde acıtmıştı. İlk beyaz ışık gibi huzurlu, en derin yaraları sarıyormuşçasına yumuşak değildi. Hatta yapay bile diyebilirdi bu ışık için. Kendini zorlayarak gözlerini yeniden açmaya çalıştı. Nedense görüşü oldukça bulanıktı. Kulakları da duymuyordu. İç içe geçmiş renkler ve uğultular (ve acılar) kakafonisiydi yaşadıkları. “Hııımmm bir hava elementi daha gelmiş,” Uğultuların arasından sanki bunu duymuştu. Oldukça yankılı ve kesik kesikti ama duymuştu. Duyu yetisi gibi görü ve his yetisi de yavaş yavaş yerine geliyordu. Bulunduğu yerde (orası neresiyse artık) yalnız değildi, ses, ışıklar ve korkunç bir acı onu sarmalamıştı. Bir anda geliveren ani, keskin bir ağrı ile başının ortadan ikiye ayrıldığını hissetti ve canhıraş bir çığlık atarak yerinden kalkmaya çalıştı. Daha doğrusu öyle sandı. Yanına gelen belli belirsiz silüetin rahat tavırlarından anladığı kadarı ile ağzından minicik bir inilti çıkmıştı ve sadece çok az kıpırdayabilmişti. “Ama sakin olmalısın,” dedi silüet. Sesi artık çok daha anlaşılırdı. “Ölümün henüz gerçekleşti. Bedenin ile tam bağlantın kesilene kadar bu acılar sürecek ancak giderek hafifleyecek merak etme.” Bu son sözler üzerine gözleri tüm acılara inat faltaşı gibi açılıverdi. Tepesinde yanan devasa florasan lambalar gibi lambaları, her yerdeki bir sürü bipleyen bilgisayarı ve karşısındaki daha önce hiç görmediği tarzdaki yaratığı gördü. Aman Tanrım, diye düşündü. “NEREDEYİM BEN!” panikle çıktı sözcükler ağzından. “Öteki dünyadasın!” diye yanıtladı onu garip yaratık. “Dünya simülasyonunun süresi bitti. Ölümün ani oldu dolayısıyla bilinç olarak kendini buraya hazırlayamamıştın. Böyle hissetmen tamamen normal R13061988,” Durdu ve iri gri gözlerle ve neredeyse akan sular gibi görünen vücudu ile gözlerinin içine baktı. “Bu kadar hava elementi sana boşuna verilmedi herhalde! Durumu çabuk kavrarsın!” deyip yavaş yavaş uzaklaştı. Neden sonra geri döndü ve “Merak etme az sonra her şey sana anlatılacak!” dedi ve hızlıca uzaklaştı.

28 Mayıs 2025 - 19:56
 0  792
Ruhlar Akademisi Kısım 1

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Aysun Ertaş Doktor, Yazar Efsanelerin Şafağı Serisi Ejderin Günü Satılık Kalp Umut Bahçesi Kollektif Eserler Vicdan Kollektif Şiirler Gece Nöbeti ( kitappad)