KIŞ GEÇER , ÖZ KALIR

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

Hayatın yükü karşısında sahte beklentilerden arınmanın ve kendi özüne dönmenin rehberi. Kışın soğuğunda dökülen yapraklar gibi gereksizleri bırakıp, kendi köklerinde huzuru bulmak isteyenler için dingin bir yolculuk.

8 Temmuz 2026 - 12:54
8 Temmuz 2026 - 12:54 ⏱ 4 dk Okuma Süresi
 3  36
KIŞ GEÇER , ÖZ KALIR
Baharın gelişini müjdeleyen bu sahnede, çiçek açmış yaşlı bir ağaç, karlı dağ yamaçları, şirin ahşap evler ve mor çiçeklerle kaplı canlı bir vadi yer almaktadır. Sıcak gün doğumu ışığıyla aydınlanan manzara, kışın sona erip doğanın yeniden canlanışını yansıtan huzurlu ve umut dolu bir atmosfer sunmaktadır.

KIŞ GEÇER , ÖZ KALIR 

Hayat bazen yorucu bir yokuş gibidir. İnsan, yolun başında herkese inanmak, her kapının ardında bir dost aramak ister. Ancak zaman geçtikçe, o yüzlerdeki gülümsemelerin bazen sadece birer maske olduğunu, yanında olduğunu sandığın insanların aslında kendi çıkarlarının peşinden gittiğini fark edersin. İşte bu farkındalık, insanın yüreğine oturan ilk ağır taştır.

Birine umut bağlamak, kendi elindeki ışığı başkasının karanlığına emanet etmek gibidir. O ışık söndüğünde insan yalnızca karanlıkta kalmaz; aynı zamanda kendi yolunu da kaybetmeye başlar.

Oysa doğaya bak. Bir ağaç, komşu ağacın gölgesinde kalmaktan şikâyet etmez; kendi kökleriyle toprağa tutunur. Bir çiçek, diğerinden daha güzel açmak için yarışmaz. Kendi zamanını bekler, kendi rengini taşır. İnsan da böyledir. Kendi merkezinde durmayı öğrendiğinde, dışarıdaki fırtınaların hükmü kalmaz.

Sahtelik insana ağır gelir; çünkü insanın içindeki o saf doğruluğa terstir. Herkesin bir gün kendi yoluna gideceğini kabullenmek insanı mutsuz etmez; aksine hafifletir. Kimseye gereğinden fazla anlam yüklemediğinde, kimse de seni yıkamaz.

Kendine güvendiğin an, hayatındaki gereksiz beklentiler kendiliğinden dağılır. Geriye sadece en saf, en gerçek olan kalır. Tıpkı kışın dondurucu soğuğunun dalları temizlemesi ve geriye yalnızca ağacın özünü bırakması gibi; senin hayatından da sahte olanlar gider, geriye sadece sen ve doğruların kalır.

Bu yalnızlaşmak değildir; kendi değerini başkalarının onayından kurtarmaktır. Kendi kendine yetebildiğini anladığında artık hiçbir gidiş seni eksiltmez, hiçbir durum seni şaşırtmaz.

Hayat, başkalarının beklentileriyle yaşanacak kadar uzun değildir. Kendi vicdanının huzuruyla, kendi rotanda yürünecek kadar değerlidir. Bir ağacın kışın yapraklarını döküp baharı beklemesi gibi, sen de sahte olanı hayatından çıkarıp kendi mevsimine hazırlanabilirsin.

En güvenli liman, insanın kendi içidir. Başkasından beklediğin her şeyi aslında kendi içinde yeşertebilirsin. Kendi doğrularınla, kendi sesinle ve yalnızca kendine olan inancınla yürüdüğünde, hayatın o ağır yükünün aslında ne kadar hafif bir yolculuğa dönüşebildiğini göreceksin.

Önemli olan, kimin ne yaptığı değildir; senin kendi toprağında nasıl kök saldığındır. Kendi yolunu kendin çizersen, attığın her adım sana güç, aldığın her nefes sana huzur verir. İnsan kendi hakikatini bulduğunda, artık başka hiçbir şeye mecbur kalmaz.

Bu hayat yolculuğunda unutma ki en büyük yol arkadaşın yine sensin. Kendi vicdanın en dürüst rehberin, kendi özün ise en sarsılmaz kalendir. Başkalarına değil, kendi içindeki o dingin sessizliğe güven.

Çünkü mevsimler değişir, insanlar değişir, hayat akar gider. Geriye sadece karakterin ve doğruların kalır. Bu ağır bir yük değil; aksine seni tüm sahteliklerden koruyan en hafif zırhtır. Kendi ışığınla parladığında, gölgeler kendiliğinden kaybolacaktır.

Şimdi kendine şu soruyu sor: Kendi içindeki huzuru korumak adına, hayatındaki gereksiz beklentileri geride bırakmaya hazır mısın?

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Umran Tezcan Ümran Tezcan:Yazar ve öğretmen .2015 yılında Uşak Üniversitesi-Fen Edebiyat Fakültesi-Matematik bölümünü bitirdi.Şuan öğretmenlik yapıyor. Çocukluğundan beri yazmayı seviyor.Cocuk kitapları öyküler romanlar her yaş grubundan yazmaya çalışıyor.Çocuk romani ,roman ,öykü ,hikaye yazmaya devam ediyor.