Kendimi Hayatın Fazlası Gibi Hissettiğim Günler

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

İnsan bazen hiçbir şeyini kaybetmez; ama yine de içinde eksilen bir şey olduğunu hisseder. İşte en ağır yalnızlık da tam burada başlar.

5 Temmuz 2026 - 14:53
5 Temmuz 2026 - 14:53 ⏱ 2 dk Okuma Süresi
 2  483
Kendimi Hayatın Fazlası Gibi Hissettiğim Günler
Ümit Oklu

İnsan bazen yorulduğunu söyleyemez.

Çünkü bu yorgunluk uykusuzluktan değildir. Bir gün dinlenince geçmez, bir hafta tatil yapınca da… Adını koyamadığın bir ağırlık çöker içine. Sabah gözlerini açarsın ama sanki ruhun hâlâ dünün içinde kalmıştır.
İşte o günlerde insan, kendini hayatın fazlası gibi hissetmeye başlar.
Kimsenin eksikliğini fark etmeyeceği, olsa da olmasa da bir şey değişmeyecekmiş gibi…

En acısı da budur aslında. Kendini gereksiz hissetmek.
Çünkü insan, yalnız kalmaya dayanabilir. Sessizliğe de alışabilir. Ama bir gün kendi varlığını sorgulamaya başladığında, içindeki bütün sesler birbirine karışır. Aynaya bakarsın; yüzün tanıdıktır ama gözlerindeki ışık eskisi kadar sana ait değildir.
Sonra hayat devam eder.
İnsanlar güler.
Sokaklar dolar.
Mesajlar gelir.
Takvim yaprakları değişir.
Ama sen, sanki bütün bunların biraz dışında kalmışsındır. Kimse seni dışlamamıştır belki. Sen sadece uzun zamandır hiçbir yere ait hissedememişsindir.
Oysa insanı ayakta tutan şey, yalnızca nefes almak değildir. Bazen tek bir cümledir. Birinin içtenlikle "İyi ki varsın." demesi… Bir omuz… Bir ses… Ya da sabah uyandığında seni bekleyen küçücük bir umut.
Hayatın en sessiz kırılmaları işte tam burada başlar. Kimsenin görmediği, kimsenin duymadığı yerlerde…
Fakat zaman bana bir şey öğretti.
İnsan, kendini en değersiz hissettiği günlerde bile aslında yalnızca yorgundur. Kalbi, uzun zamandır taşıdığı yükü biraz olsun bırakmak istiyordur. Çünkü umut bazen kaybolmaz; sadece sessizleşir.
Belki bugün içimde eksik olan şey mutluluk değildir.
Belki de sadece, yeniden inanacak küçük bir sebep arıyorum.
Ve belki de insanı hayata bağlayan büyük mucizeler değil; tam da o küçük sebeplerdir.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Ümit Oklu Ümit Oklu, 1 Ağustos 1995 tarihinde Adana’da doğdu. Kamu personeli olarak aktif iş hayatını sürdürürken, hayatının merkezinde her zaman kelimeler, duygular ve insanın iç dünyasına duyduğu merak yer aldı. İnsanların içinde sakladığı duyguları, sustuğu cümleleri ve geceye bıraktığı düşünceleri yazıya dönüştüren Oklu; yazılarında modern insanın yalnızlığını, içsel kırılmalarını, umut arayışını ve kendini bulma çabasını sade ama derin bir anlatımla ele almaktadır. Melankolik ve sinematik bir üslubu benimseyen yazar, çoğu zaman sessizlikte büyüyen duygulara, insan ruhunun görünmeyen yaralarına ve insanın kendisiyle yüzleştiği anlara odaklanır. “Bir Ümit” ve “Bir Tesadüf” adlı eserleriyle edebiyat dünyasında yer alan Oklu için yazmak; bazen anlaşılmak, bazen susulan şeyleri duyurmak, bazen de insanın kendi kalbine bakabilmesidir.