Kaybolan Çocukluk

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

Savaş temalı deneme

15 Mart 2026 - 15:03
15 Mart 2026 - 15:03 ⏱ 1 dk Okuma Süresi
 0  45

1. Kaybolan Çocukluk

Kaybolan Çocukluk

KAYBOLAN ÇOCUKLUK


Savaş denildiğinde çoğu insanın aklına haritalar, sınırlar ve zaferler gelir. Oysa savaşın asıl hikâyesi ne haritalarda ne de tarih kitaplarının kalın sayfalarında saklıdır. Savaşın gerçek hikâyesi, yarım kalmış çocuklukların içindedir.

Bir çocuğun dünyası aslında çok küçücüktür: Bir oyuncak, bir sokak, bir bisküvi, annesinin sesi ve gece korkusuzca uyuyabildiği bir koltuk.         Fakat savaş geldiğinde o küçük dünya bir anda paramparça olur. Oyuncakların yerini korkular , sokakların yerini enkazlar alır… Ve bir çocuğun gecesi artık uyku değil, korku taşır.

Savaş, en çok anıyı çocuklardan çalar. Onların geleceğini değil, bugünün en saf duygularını da alıp götürür. Oysa bir çocuğun dünyasında düşman yoktur. Çocuklar bayrakların, ideolojilerin ya da sınırların anlamını bilmez. Onlar sadece oyun oynamayı, gülmeyi ve sevilmeyi bilirler. Fakat savaş, bu basit ve masum dünyaya ağır bir gölge gibi çöker.

Bir çocuğun korkuyla büyümesi, aslında insanlığın kendi geleceğini karanlığa boğmasıdır. Çünkü savaşın ortasında büyüyen çocuklar, en erken yaşta kaybetmenin ne demek olduğunu öğrenirler. Henüz  hayatın başında, kendi hayallerinde kurguladıkları dünyanın güvensiz bir yer olduğunu öğrenirler.

Belki de bu yüzden savaşların en ağır yükünü askerler değil, çocuklar omuzlamak zorunda kalırlar. Çünkü onların omuzlarına yüklenen şey yalnızca acı değil, erken büyümek zorunda bırakılmaktır.

Bir gün savaşlar sona erecek. Tarih yine zaferleri, antlaşmaları ve yenilgileri yazacak. Fakat hiçbir kitap, bir çocuğun yarım kalan oyununun hikâyesini, hayallerini, korkularını tam olarak anlatmayacak. 
Çünkü savaşın geride bıraktığı en büyük yıkım, harabeler değil; sessizce gömülen çocukluklar olacak...

Büşra Coşkuner 

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Büşra Coşkuner Türk Dili ve Edebiyatı