Artık Yeter!!!

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...
16 Nisan 2026 - 10:23
16 Nisan 2026 - 10:23 ⏱ 3 dk Okuma Süresi
 20  68
Artık Yeter!!!

Artık yeter!

Bir video izledim…

Ekranın karşısında donup kaldım.

Çocuklar…

Daha hayatın ne olduğunu bile tam bilmeyen çocuklar…

Korkudan camlara koşuyor, kendini aşağı atmayı bir “çare” sanıyor.

İnsan bunu izlerken kendi insanlığından utanır.

Ben utandım.

Ama asıl utanç…

Bu görüntüler varken hiçbir şey olmamış gibi davrananlarda.

Bir ülkede çocuklar okulda güvende değilse,

o ülkenin en temel sözü boşa düşmüştür.

Okul dediğin yer;

kalemin silahtan güçlü olduğu,

bilginin korkuyu yendiği yer olmalıydı.

Ama şimdi?

Çocuklar kapıya bakıyor,

seslere irkiliyor,

pencereleri kaçış yolu olarak görüyor.

Bu sadece bir eğitim sorunu değil.

Bu bir vicdan meselesi.

Çünkü şunu artık açıkça konuşmalıyız:

Temelinde saygı olmayan hiçbir eğitim sistemi,

hiçbir dini öğreti…

insanın üzerinde gerçek bir etki bırakamaz.

Saygının olmadığı yerde bilgi sadece yük,

inancın olmadığı yerde söz sadece sestir.

Ve biz…

Bugünlere biraz da kendi duyarsızlığımızla geldik.

Umursamazlığımızla…

Göz yumduklarımızla…

Sanatçı, akademisyen, din adamı kisvesi altında

nefreti, saygısızlığı, küfürbazlığı gençlerin zihnine ekenlere

alkış tuttuk bazen…

Bazen sessiz kalarak destek verdik.

Yanlışı görüp susarak,

doğruyu savunmaktan kaçınarak

bu çürümeye ortak olduk.

Ve biz hâlâ…

Ekranlarda karakterlerin belinde silah,

çevresinde “güzellik” algısıyla süslenmiş sahte saltanatları izliyoruz.

Başrol diye sunulanların ellerinde tesbih,

masalarında silah olan sahnelerle büyütülen zihinlere sessiz kalıyoruz.

“Güçlü kadın” diye anlatılıp, gücünü sadece bedeniyle sınırlayan anlayışı alkışlıyoruz.

Aile saatlerinde değerleri aşındıran içeriklerin normalleşmesine göz yumuyoruz.

Okullarda hâlâ “2+2=4”ün ötesine geçemeyen,

sorgulamayı değil ezberi öğreten sistemlerle yetiniyoruz.

Artık sineklerle tek tek uğraşmayı bırak…

Sorunları süsleyen değil, kökünden çözmeye cesaret eden bir bakışa ihtiyacımız var.

Hamasi sözlerle oyalanmaya değil,

gerçeklerle yüzleşmeye ihtiyacımız var.

Çünkü mesele artık bir olay değil…

Bir toplum meselesi.

Susmak, kabul etmektir.

Ve bazen en büyük değişim, tek bir cümleyle başlar:

Artık yeter!!!

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Cem Sultan Harita mühendisliği disiplininden gelen bir bakışla dünyayı ölçmeyi, anlamayı ve yeniden yorumlamayı öğrendim. Ancak asıl yolculuğum, kelimelerin haritasında başladı. Yazarlığa Babamın Çiçeği romanıyla adım attım; o günden beri satırlar benim için sadece bir ifade biçimi değil, nefes almanın başka bir yolu oldu. Benim için yazmak, yaşamaktan ayrı bir eylem değil. Bazen yaşamak için yazarım, bazen yazmak için yaşarım. Her cümlede hayata dair bir iz, her hikâyede insanın kendine tuttuğu bir ayna olduğuna inanırım. Kelimelerle kurduğum bu dünyada, sadece anlatmam; aynı zamanda anlam ararım. Çünkü benim yolculuğumda yazı, hayatın kendisidir. Şu an yazmakta olduğum roman "Yılkıların Çağrısı" devam etmektedir...