İÇİMİZDEKİ CEVHER

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

Her insana özgü bir kabiliyet mutlaka vardır. Kimi bunu geliştirir, kimi ise ilgisizlikle körletir. Doğadaki her varlığın bir görevi olduğu gibi, insanın da ruhunda parlamayı bekleyen bir öz vardır. İnsan, potansiyelini ya çalışarak parlatır ya da kendi ihmalkârlığıyla harcar. Önemli olan, bu kabiliyeti vakit kaybetmeden fark edip geliştirmektir.

20 Ağustos 2026 - 11:05
20 Ağustos 2026 - 11:05 ⏱ 3 dk Okuma Süresi
 0  26
İÇİMİZDEKİ CEVHER
Bu metin, insan yeteneğinin doğadaki her varlığın kendine has özellikleri gibi, herkeste var olan ancak emekle parlatılması veya ilgisizlikle köreltilmesi gereken bir cevher olduğunu vurgulayan bir görseli özetlemektedir.

İÇİMİZDEKİ CEVHER 

​Yeryüzünde yaşayan her insana özgü bir kabiliyet mutlaka vardır. Kimi bunu erken fark edip geliştirir, kimi ise üzerine toprak atarak kendi elleriyle körletir. Nasıl ki doğadaki her varlığın bir görevi ve doğası varsa insanın da ruhunda parlamayı bekleyen bir öz vardır. Kimi toprağa kök salıp göğe uzanır, kimi sessizce akar, kimi yeryüzünü renklendirir. İnsan da bu büyük tablonun bir parçasıdır ve var olan hiçbir canlı boşuna yaratılmamıştır. Ancak bu potansiyel, bakım görmeyen bir çiçek gibi ilgisizlikten kuruyabilir. Kişi çalışmazsa ve gayret etmezse sahip olduğu yeteneği kendi eliyle tüketmiş olur.

​Dağlar nasıl heybetiyle duruyorsa, kayalar sertliğiyle, nehirler kıvrılarak akışıyla birer hüner sergiliyorsa insanoğlunun içindeki yetenek de doğuştan gelen bir akış gibidir. Nasıl ki tohum kendi içindeki ormanı saklıyorsa insan da dünyayı güzelleştirecek bir kabiliyetle donatılmıştır. Bu durum, insanın kendi potansiyelini nasıl şekillendireceği konusunda şu şekilde ifade edilmiştir: "Her doğan, kendi özü ve potansiyeliyle dünyaya gelir."

İnsan, kendisine sunulan bu kabiliyeti ya çalışarak geliştirir ya da kendi ihmalkârlığıyla harcar. Nitekim "Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?" sözüyle de insanın sahip olduğu yeteneği işleme ve öğrenme çabasının önemi vurgulanmıştır.

​Yağmurun kurak toprağa can vermesi gibi insanın içindeki yetenek de emek ve sabırla gelişir. Bülbülün sesi, arının bal yapma mahareti, koca çınarın gölgesi ne kadar kendine özgüyse insanın kabiliyeti de parmak izi gibi sadece kendisine aittir. Kimse başkasının rolünü oynamak için gelmemiştir bu hayata. Önemli olan, içindeki bu potansiyeli fark etmek ve zaman geçmeden onu geliştirmek için çalışmaktır. Varlık âlemi bir uyum içinde işlerken insan da kendi özündeki bu ritmi bulduğunda hayatın gerçek anlamı ortaya çıkacaktır.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Umran Tezcan Ümran Tezcan:Yazar ve öğretmen .2015 yılında Uşak Üniversitesi-Fen Edebiyat Fakültesi-Matematik bölümünü bitirdi.Şuan öğretmenlik yapıyor. Çocukluğundan beri yazmayı seviyor.Cocuk kitapları öyküler romanlar her yaş grubundan yazmaya çalışıyor.Çocuk romani ,roman ,öykü ,hikaye yazmaya devam ediyor.