GENÇLİĞİN SESSİZ KAYGISI

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

Gençlerin ihtiyacı olan şey sadece iş, para veya diploma değildir. Onların en çok ihtiyaç duyduğu şey, yarına dair umutlarını koruyabilmeleridir.

15 Haziran 2026 - 00:34
15 Haziran 2026 - 00:34 ⏱ 3 dk Okuma Süresi
 3  46
GENÇLİĞİN SESSİZ KAYGISI

GENÇLİĞİN SESSİZ KAYGISI 

Bir zamanlar gençlere sorulan en güzel sorulardan biri şuydu:

"İleride ne olmak istiyorsun?"

Kimi öğretmen olmak isterdi, kimi doktor, kimi mühendis... Hayaller vardı, umutlar vardı. Gelecek, bilinmez olsa da heyecan verirdi.

Bugün ise birçok gencin aklında bambaşka sorular dolaşıyor.

"İş bulabilecek miyim?"

"Kendi ayaklarımın üzerinde durabilecek miyim?"

"Bir ev sahibi olabilecek miyim?"

"Yarınım bugünden daha iyi olacak mı?"

Hayallerin yerini kaygılar almaya başladı. Gençler artık sadece başarılı olmaya çalışmıyor, aynı zamanda belirsizliklerle de mücadele ediyor. Eğitim hayatı uzuyor, rekabet artıyor, beklentiler yükseliyor. Herkes gençlerden daha çok çalışmasını, daha çok üretmesini, daha çok başarmasını bekliyor. Fakat çoğu zaman onların omuzlarındaki yükü gören pek olmuyor.

Bir diploma almak artık tek başına yeterli görünmüyor. Bir yabancı dil öğrenmek, kurslara katılmak, sertifikalar toplamak, kendini sürekli geliştirmek gerekiyor. Buna rağmen birçok genç geleceğinden emin hissedemiyor.

Belki de en üzücü olan, gençlerin hayal kurmaya korkar hâle gelmesi.

Eskiden insanlar geleceği konuşurken heyecanlanırdı. Şimdi birçok genç geleceği düşündüğünde endişeleniyor.

Bu kaygı sadece iş hayatıyla da sınırlı değil.

Bir yuva kurmak, evlenmek, çocuk sahibi olmak gibi bir zamanlar hayatın doğal akışı olarak görülen konular bile artık gençlerin zihninde büyük soru işaretleri oluşturuyor.

Bir arkadaşımın söylediği şu cümle uzun süre aklımdan çıkmadı:

"Ben böyle bir dünyaya çocuk getirmek istemiyorum."

Bu cümle ilk duyulduğunda karamsar gelebilir. Oysa biraz düşündüğümüzde, altında büyük bir korku ve sorumluluk duygusu olduğunu görüyoruz.

Çünkü birçok genç, dünyaya getireceği çocuğa nasıl bir gelecek sunacağını düşünüyor. Güvenli bir yaşam sağlayabilecek mi? İyi bir eğitim verebilecek mi? Onu umut dolu bir geleceğe hazırlayabilecek mi?

Bu soruların cevabını bulamayanlar, çocuk sahibi olmayı istemeyebiliyor.

Kimileri evliliği erteliyor, kimileri hiç düşünmüyor. Bunun nedeni çoğu zaman sevgisizlik değil. Aksine, sorumluluklarının farkında olmaları.

Elbette her dönem kendi zorluklarını yaşamıştır. Ancak bugünün gençliği, teknolojinin hızına, ekonomik belirsizliklere, sosyal baskılara ve sürekli değişen yaşam koşullarına aynı anda uyum sağlamaya çalışıyor.

Belki de gençlerin en çok ihtiyaç duyduğu şey, sürekli eleştirilmek değil; anlaşılmak.

Onlara tembel olduklarını söylemek yerine ne hissettiklerini dinlemek...

Hayal kurmadıklarını söylemek yerine neden korktuklarını anlamaya çalışmak...

Çünkü her genç, içinde güzel bir gelecek kurma isteğiyle büyür.

Bazen o isteğin üzerini örten şey isteksizlik değil, kaygıdır.

Ve unutmayalım ki geleceğe umutla bakamayan bir gençlik, yalnızca kendi yarınını değil, toplumun yarınını da kaybetmeye başlar.

Gençlerin ihtiyacı olan şey sadece iş, para veya diploma değildir.

Onların en çok ihtiyaç duyduğu şey, yarına dair umutlarını koruyabilmeleridir.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

AYŞE KÜÇÜKIŞIK Ayşe Küçükışık Yazar • Şair • Editör “Her yazarın kaleminin ardında bir yaşam hikâyesi vardır. Ayşe Küçükışık’ın yazarlık yolculuğu da çocukluk yıllarında başlayan bir hayalin, engellere rağmen vazgeçmeyen bir azmin ve yıllar boyunca süren üretme tutkusunun hikâyesidir.” Ayşe Küçükışık, 05 Mayıs 1972 tarihinde Berlin’de çalışmak üzere Almanya’ya giden bir Türk işçi ailesinin çocuğu olarak doğdu. Altı yaşına kadar Berlin’de yaşadı. Daha sonra ailesiyle birlikte Türkiye’ye dönerek ilk ve orta öğrenimini Mersin’de tamamladı. İşitme güçlüğü nedeniyle eğitim hayatında çeşitli zorluklar yaşadı ve lise ikinci sınıfta örgün eğitimini bırakmak zorunda kaldı. Ancak bu engeller, yazmaya olan ilgisini ve üretme azmini azaltmadı. Yazarlık yolculuğuna, ortaokul yıllarında katıldığı bir hikâye yarışmasıyla ilk adımını attı. Kaleme aldığı hikâye önce okul birincisi, ardından il birincisi seçildi. Öğretmenleri tarafından iller arası yarışmada temsil edilmesi için girişimlerde bulunulsa da ailesinin izin vermemesi nedeniyle bu önemli fırsata katılamadı. Yaşadığı hayal kırıklığı, onda vazgeçmek yerine yazmaya daha sıkı sarılma isteği uyandırdı. Bu süreçten sonra ailesinden gizli şiirler yazmaya başladı. Şiirleri 90’lı yıllarda “Eda Alaş” mahlasıyla Mersin’deki çeşitli radyolarda yayımlandı ve dinleyicilerden ilgi gördü. Bir radyo kanalından çalışma teklifi almasına rağmen ailesinin izin vermeyeceğini düşündüğü için bu teklifi değerlendiremedi. Buna rağmen yazmaktan hiç vazgeçmedi; yaşadığı her deneyimi kalemine taşıdı. Şiir, öykü, deneme ve roman türlerinde eserler veren Ayşe Küçükışık, insanın iç dünyasını, yaşamın izlerini ve toplumsal konuları içten bir anlatımla ele almaktadır. Yazdığı 100’e yakın şiirin bir kısmı Fikir İzleri Platformu’nda ve diğer dijital platformlarda yayımlanmıştır. Ayşe Küçükışık'ın kaleme aldığı "Almanya Treni" adlı roman, 2010'lu yılların başında TRT tarafından düzenlenen bir senaryo yarışmasına gönderildi. Eserin konusu ilgi görmesine rağmen, senaryo teknik formatına uygun hazırlanmadığı için değerlendirme sürecini tamamlayamadı. Daha sonra Wattpad'de yayımlanan roman, zamanla hesabına erişim sağlanamaması nedeniyle uzun süre okurlardan uzak kaldı. Ancak yazarın yıllar önce sakladığı çıktılar ve notları, bu hikâyenin yeniden hayat bulmasını sağladı. Aradan geçen yıllarda ilk Türk işçilerinin Almanya yolculuğuna ilişkin araştırmalarını derinleştiren Ayşe Küçükışık, tanıklıklardan, tarihî kaynaklardan ve aile anlatılarından yararlanarak romanını yeniden ele aldı. Bugün “Almanya Treni”, ilk hâlinden çok daha kapsamlı, belgesel yönü güçlendirilmiş yeni versiyonuyla Fikir İzleri Platformu’nda bölüm bölüm yayımlanmaktadır. Tamamladığı ARDA adlı romanı da gerçek hayattan esinlenerek yazılmış olup Fikir İzleri Platformu’nda okurlarla buluşmuştur. Hâlen Fikir İzleri Platformu’nda editör olarak görev yapmakta, eserleri kişisel blogunda ve çeşitli dijital platformlarda okurlarla buluşmaktadır. Yazıları; kişisel blogu, Wattpad, Pinterest ve sosyal medya hesapları aracılığıyla geniş bir okur kitlesine ulaşmaktadır. Roman, şiir ve öykü çalışmalarını sürdürmekte; yaşanmış hayatları edebiyatın gücüyle geleceğe taşımayı amaçlayan eserler üretmeye devam etmektedir.