Sınır Koymak Bencillik Değil, Öz Saygıdır

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

Sınır koymayı sertlik veya bencillik sanmak, kendimizi ihmal etmemize yol açar. Sağlıklı sınırların, aslında öz saygının ve dürüst ilişkilerin temeli olduğunu keşfedin.

5 Temmuz 2026 - 14:17
5 Temmuz 2026 - 14:17 ⏱ 4 dk Okuma Süresi
 0  37
Sınır Koymak Bencillik Değil, Öz Saygıdır
Kaotik içsel karmaşadan düzenli ve huzurlu bir dış gerçekliğe geçiş

Sınırlar karşımızdakini kontrol etmek için değil, kendimizi korumak için vardır.

Birçoğumuz sınır koymayı sert olmakla karıştırıyoruz. Oysa sınır koymak ne sevgisizliktir ne de bencillik. Tam tersine, hem kendimize hem de ilişkilerimize duyduğumuz saygının bir göstergesidir.

Peki neden sınır koymakta bu kadar zorlanıyoruz?

Belki çocukluğumuzdan beri uyumlu olmanın, fedakâr olmanın, herkes tarafından sevilmenin erdem olduğuna inandırıldık. Belki de “Hayır” dediğimizde karşımızdakini kıracağımızı, reddedileceğimizi ya da artık sevilmeyeceğimizi düşündük. Bu yüzden istemediğimiz halde kabul ettik. 

Yorulduğumuz halde devam ettik. 

Kırıldığımız halde sustuk.

İçimizden “Hayır” demek gelirken, dudaklarımızdan “Tamam” çıktı.

Zamanla fark etmeden başkalarının beklentilerine göre şekillenen bir hayatın içinde bulduk kendimizi. İşin ilginç yanı, sınır koyamadığımızda en çok zarar gören yine ilişkilerimiz oluyor. Çünkü ifade edilmeyen ihtiyaçlar kırgınlığa dönüşüyor. Söylenmeyen rahatsızlıklar birikiyor. Biriken duygular ise gün geliyor, hiç ummadığımız bir anda öfke olarak dışarı çıkıyor. Sonra da karşımızdakinin bizi anlamadığından yakınıyoruz. Oysa çoğu zaman insanlar zihnimizi okuyamaz.

Biz neye evet dediğimizi biliyoruz ama neye hayır demek istediğimizi onlar bilmek zorunda değil. Sağlıklı ilişkiler görünmeyen ama güçlü sınırlar üzerine kuruludur.

Bir evin duvarları nasıl o evi ayakta tutuyorsa, sınırlar da ilişkileri ayakta tutar.

Sınır koymak karşımızdakine “Sen yanlışsın” demek değildir.

Aslında sınır koymak, “Benim için neyin önemli olduğunu biliyorum” diyebilmektir.

Bir arkadaşınız sizi sürekli son dakika planlarına dahil etmeye çalışıyorsa, her seferinde programınızı bozmak zorunda değilsiniz.

Bir aile üyesi özel alanınıza müdahale ediyorsa, bunu nazik ama net bir şekilde ifade edebilirsiniz.

Bir iş arkadaşınız sürekli sizin üzerinizden iş yükünü hafifletiyorsa, her sorumluluğu üstlenmek zorunda değilsiniz.

Elbette başlangıçta suçluluk hissedebilirsiniz.

Çünkü yıllarca herkesi memnun etmeye çalıştıysanız, ilk kez kendinizi önceliklendirmek size yabancı gelebilir.

Fakat burada kendimize sormamız gereken önemli bir soru var:

Başkalarını mutlu etmeye çalışırken kendimizi ne kadar ihmal ediyoruz?

Belki de sınır koymak öğrenilmesi gereken bir iletişim becerisinden çok daha fazlasıdır.

Belki de sınır koymak, kendimize verdiğimiz değerin sessiz bir ifadesidir.

Unutmayalım ki sağlıklı sınırlar insanları bizden uzaklaştırmaz; ilişkilerimizi daha dürüst ve daha gerçek kılar.

Sınır koymak her zaman “hayır” demek değildir. Bazen “Şu an buna ihtiyacım var”, bazen “Bugün uygun değilim”, bazen de “Belki başka bir zaman” diyebilmektir.

Çünkü sınır koymak karşımızdakini reddetmek değil, kendimizi de ilişkinin içinde var etmektir.

Ve belki de en önemlisi; kendimize gösterdiğimiz saygının, başkalarına verdiğimiz en net mesaj olmasıdır.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Gülcan Sancak Ben Gülcan Sancak, 1988 Bandirma doğumluyum. Anadolu üniversitesi İktisat bölümü mezunuyum. Bir tekstil firmasında muhasebe departmanında çalışmaktayım.Yazmak çocukluktan gelen fakat sonraları unuttuğum bir hayalimdi. Onu görünür kılmam gerektiğini farkettiğim anlar ve eylemler yaşadığımda hayata geçirmeye karar verdim. İnsanın kendine yaklaştığı anları, dönüşümünü ve farkındalık eşiklerini yazıyorum. Yazmak benim için üretmekten çok yüzleşmeye alan açmak. Erişkinliğin Kapısı: Yetişkinliğin Ötesi bu yüzleşmenin metne bırakılmış izlerinden biri. Bunula birlikte yaşam koçluğu yapıyorum. Kolay olan hayatı düşuncelerimizle nasıl zorlaştırıyoruz, olayları nasıl anlamlandırıyoruz, bakış açımız, özbenlik, özşefkat tüm farkındalıkları ve potansiyelinizi keşfediyoruz. Birinin hayatına bile dokunuyor olmak harika bir yolculuk.