ÇOCUKLUĞUMDAN KALANLAR

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

Çocukluğumdan anılar

3 Mayıs 2026 - 21:40
3 Mayıs 2026 - 21:40 ⏱ 3 dk Okuma Süresi
 2  44
ÇOCUKLUĞUMDAN KALANLAR

 

ÇOCUKLUĞUMDAN KALANLAR

 

Küçük yaşlarımdan hafızama kazınmış bir dizidir Kaptan Oneden. Yayınlandığı akşam ailece televizyonun karşısına otururduk.

Kaptan James Oneden’ın gemi filosunu kurmak için verdiği mücadeleyi anlatan bir diziydi. Bir kıza aşıktı ve kızın babasının çok gemisi vardı. Ama Kaptan Oneden yoksuldu.

Her pazar akşamı, ben o Kaptan’dım. Rüzgârlı denizlerde, dalgalarla bata çıka giden gemide yelkenleri ben toplardım. Dümeninde rüzgârı hep yüzümdeydi, “pupa yelken” giden tekneyi ben yönetirdim. Baş tarafına uzanır, köpük köpük dalgalara meydan okurdum.

Gözümü kırpmadan diziyi böyle izler ne yediğime bile bakmazdım ama bizim evde en çok kuru fasülye, pilav yenirdi. O tadı hâlâ hatırlıyorum. Sofrada çıt çıkmazdı. Kaptanlığa kendimi kaptırdığımda yumruğumu masaya vurduğum bir gün babaannem bana değil Kaptan’a kızdı ve “Al o kızı git, kaçır, ne uğraşıyorsun,” diye bağırdı. O gün gerçekten Kaptan olduğuma hepimiz inandık.

Bazen yayın kesilirdi, üzülürdüm. Babaannem de, “İp koptu,” derdi rahmetli. Televizyon siyah beyazdı ama ben kıyafetlerin, binaların hep mavi veya tonu olduğunu düşünürdüm.

Evimizin bahçesinde tahta kılıcımla korsanlarla dövüşürdüm. Sanıyorum iki ağabeyle büyümenin etkisiydi bu. Bebeklerimle oynamayı hiç sevemedim.

Ve bir hafta Kaptan Oneden’in en sert bölümünde idam cezası verilen bir tayfa vardı. Mahkemeye çıkarılmış, birini kasten öldürdüğü için asılarak infaz edilmişti. Bu sahneyi de beraber izlemiştik. Kimsenin aklına beni uzaklaştırmak gelmemişti.

 Ertesi gün akşam bütün bebeklerimi topladım. Önce dövüştük. Sonra bir bebek diğer bebeği öldürdü. Ve ben bebeği mahkemeye çıkardım. Dizide gördüğüm hâkim gibi olabilmek için otlardan saç yapmaya çalıştım. Annemin elbisesini, ayakkabılarını, üstüme de babamın ceketini giydim. Güzel olmuştu, ben artık bir hâkim olmuştum.

Bebekleri de aklımda kaldığı gibi oturttum. İdam sehpası için ipi avizeden fırlatarak geçirdim. Hepsini özenle hazırladım. Karar verilmişti, suçlu bebek idam edilecekti.

Törenle idamı gerçekleştirdim. Bebeği avizeye asmıştım. Büyük bir gürültüyle bebek ve avize yere düştü.

Ben uzun süre sessiz kalınca ağabeyim merak etmiş. Odaya gelirken avizenin yere düşüşü, camının yere çarpıp patlaması ve sigortanın atması aynı anda oldu sanki.

Kargaşa korkunçtu, annemin anî gürültünün etkisiyle attığı çığlık kulaklarımda yankılandı. Herkes arka odaya koştu. Ağabeyimin elindeki fener, beni, bebeklerimi, boğazı ilmekli, kafası yarı kopmuş bebeği, yerdeki tahta kılıcı, tuzla buz olmuş avizeyi ve ipi aydınlattı.

Gücümü görsünler diye yüzüme siyah pastel boya sürmüştüm.

Annemin, yüzü bembeyaz, elinde terliğiyle, bana doğru yürüdüğünü çok net hatırlıyorum. 

Bir daha Kaptan Oneden seyredemedim.

     

 

 

 

 

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow