Sen Melamin Tabak Değilsin

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

Kuantum düşünce tekniği bize önemli bir gerçeği hatırlatır: Dış dünya, iç dünyamızın aynasıdır. Kendimize göstereceğimiz saygı, başkalarına nasıl davranmaları gerektiğini öğretir. Çünkü hayatın en büyük dönüşümü, insanların seni değiştirmesiyle değil; senin kendine bakışını değiştirdiğin gün başlar.

13 Temmuz 2026 - 14:55
13 Temmuz 2026 - 14:55 ⏱ 5 dk Okuma Süresi
 2  25
Sen Melamin Tabak Değilsin

Hayat bazen bize fark ettirmeden bir rol yükler. O rol öylesine alışılmıştır ki, bir gün dönüp aynaya baktığımızda kendimizi kim olduğumuzla değil, bize nasıl davranıldığıyla tanımlarız.

İşte tam da burada kendine şu soruyu sor:

Sen gerçekten kimsin?

Bir evin mutfağına girdiğinizde iki farklı tabak görürsünüz. Biri her gün kullanılan, düşünmeden elde taşınan, gerektiğinde üst üste atılan, çizilen, düşürülen ama "nasıl olsa kırılmaz" denilen melamin tabaktır. Diğeri ise özenle saklanan porselen ya da kristaldir. Temizlenirken dikkat edilir, taşınırken iki elle tutulur, kaldırılırken özen gösterilir. Çünkü onun değerini biliyorlardır.

Hayat da insanlara çoğu zaman böyle davranır.

Fakat asıl soru şudur:

İnsanlara senin değerini kim öğretiyor?

Çoğu zaman insanlar değil... Bizzat sen.

Kuantum düşünce tekniği bize önemli bir gerçeği hatırlatır:

Dış dünya, iç dünyamızın aynasıdır.

Eğer bilinçaltında "Ben sıradanım", "Beni nasıl olsa bırakmazlar", "Ben her şeye katlanmalıyım", "Hayır dersem sevilmem" inancı varsa; hayat sana sürekli melamin tabak muamelesi yapacak insanlar gönderir.

Seni ararlar çünkü ihtiyaçları vardır.

Seni sever gibi görünürler çünkü işlerine yarıyorsundur.

Seni çağırırlar çünkü yüklerini taşıyacaksındır.

İşleri bitince de seni sessizce bir kenara bırakırlar.

Sonra yine ihtiyaç duyduklarında raftan indirir gibi hayatlarına yeniden alırlar.

Ve sen bunu sevgi sanırsın.

Oysa bu sevgi değildir.

Bu, senin kendi değerini unutmuş olmandır.

İnsan kendini değersiz hissettiğinde, kendisine yapılan her küçük ilgiyi büyük bir sevgi zanneder.

Kendini eksik gören biri, kırıntılarla mutlu olmaya çalışır.

Oysa sen kırıntı için yaratılmadın.

Bir kristal vazo hiçbir zaman kendini plastik bir kovayla kıyaslamaz.

Bir porselen fincan, "Keşke bana biraz daha sert davransalar." demez.

Çünkü değerini bilir.

İnsan da böyledir.

Kendi değerini bilen biri kibirli olmaz.

Sessizdir ama güçlüdür.

Naziktir ama sınırları vardır.

Sever ama kendini kaybetmez.

Fedakârdır ama kendini tüketmez.

Çünkü bilir ki; kendisini korumayan hiç kimse başkasını gerçek anlamda koruyamaz.

Kuantum düşünce tekniğinde enerji, inançlarımızın frekansını takip eder.

Sen kendini nasıl görüyorsan, evren de sana o frekansta insanlar gönderir.

"Ben değersizim." diyorsan seni değersiz görecek kişilerle karşılaşırsın.

"Ben vazgeçilmezim." diyorsan seni kullanmak isteyenler gelir.

Ama...

"Ben değerliyim.

Ben saygıyı hak ediyorum.

Ben sevgiyi hak ediyorum.

Ben özüm gereği kıymetliyim." dediğin gün, bütün ilişkilerinin dili değişmeye başlar.

Çünkü sen değişince, sana yaklaşan insanların tavrı da değişir.

Unutma...

Bir Tabak porselen olduğu için değerli değildir.

Ona verilen değer onu özel kılar.

İnsan da makamıyla, parasıyla, güzelliğiyle ya da başarılarıyla değerli olmaz.

Onun gerçek değeri, yaratılışında saklıdır.

Sen dünyaya sıradan bir eşya olmaya gelmedin.

Kimsenin öfkesini taşıyan bir zemin olmaya,

Kimsenin yalnız kaldığında hatırladığı bir seçenek olmaya,

Kimsenin işine yaradığında kıymet verdiği biri olmaya da gelmedin.

Sen, özünde eşsiz bir varlıksın.

Belki yıllarca seni melamin tabak gibi kullandılar.

Belki kırılmaz sandıkları için yüklerini üzerine bıraktılar.

Belki duygularını önemsemediler.

Belki seni hep güçlü gördükleri için hiç "Nasılsın?" diye sormadılar.

Ama artık bunu değiştirecek olan sensin.

Bugünden itibaren kendine şu sözü ver:

"Beni önce ben önemseyeceğim.

Kendime göstereceğim saygı, başkalarına nasıl davranmaları gerektiğini öğretecek."

Çünkü hayatın en büyük dönüşümü, insanların seni değiştirmesiyle değil; senin kendine bakışını değiştirdiğin gün başlar.

Ve o gün geldiğinde anlayacaksın ki;

Sen melamin tabak değilsin...

Sen, özünde paha biçilemeyen bir değersin.

Kendini tanı.

Kendine inan.

Kendine iyi davran.

Çünkü sen, sana biçilen değer kadar değil; Yaradan'ın sana verdiği değer kadar kıymetlisin.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Halil Karanfiloğlu Şanlıurfa doğumluyum .İnşaat, İktisat ve Sosyoloji bölümlerin, okudum ..35 yıl kamu kuruluşunda üst yönetici olarak çalıştım.2022 yılında Köyceğiz belediye başkan yardımcısı iken emekli oldum. İyilik hareketi akademisinin kurucusuyum. Yayınlanmış "Sen Cennetsin,Sen İlahi Mucizesin" ve "Evrenin şifresi Kur'an " 3 adet kitabım ve bir çok PDF kitabım var. Bunun yanında çeşitli gazetelerde köşe yazarligi yaptım ve yapmaya devam ediyorum.Araştırmacı sosyolog yazarım. aynı zamanda şiir severim. Muğla Akyaka'da uzaktan kişisel ve Aile danışmanlığı yapıyorum. Evli 3 çocuk 1 torun sahibiyim.