Bugün Yaşayacağım

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...
1 Şubat 2025 - 11:03
1 Şubat 2025 - 11:03 ⏱ 3 dk Okuma Süresi
 1  747
Bugün Yaşayacağım

Yaşamak çok nadir bir şeydir, çoğu insan sadece var olur. Oscar Wilde’ın bu sözü, modern çağın güzel bir özeti değil mi?

Her sabah alarmı susturup gözlerimizi bir yeni günü daha tüketmek için açarken, acaba kaçımız gerçekten yaşıyoruz? Çayına yetişemeyenler, otobüsü kaçıranlar, toplantıdan toplantıya koşanlar... Hayatın ırkını koşarcasına hızla geçiyoruz ama varış noktası hep aynı: Son bir nefes.

Yaşamak, ot olmakla var olmak arasındaki farktır bazen de. Ot, yerinde sabit ve kaderine razıdır; var olan ise yönelir, sorgular, yola çıkar. Bazen yollarında kaybolur ama kaybolmak da yaşamanın bir parçasıdır aslında. Var olmak, yolda çıkacak tüm engelleri kucaklamaktan korkmamak demektir.

Bir düşünün; yaşamak neden risk gerektirir? Çünkü insan, rahata meyillidir. Her şeyi ezberden yapar, duygularını bile. Kahve köpürtmek için karıştırılan çay kaşığı gibi, aynı rutinlerle karıştırılır hayat. Oysa yaşamak, fark etmekle başlar. Kahveyi bir kez de şekersiz içip acı tadına kıymet vermek, şehrin gürültüsünde sessiz bir nefes bulmaktır. “Sıkıcı” diye nitelenen anları bile anlamlı kılabilecek bir derinliğe cesaret etmektir.

Bazen yaşamak, beklenmedik bir çocuktan öğrenmek demektir. Bir parkta çığlık atan çocuğun mutluluğuna şaşıp, “Bu çocuğun neyi bu kadar kutladığını anlayamadım” dediğiniz anda düşünün: Hayatınızda en son neyi kutladınız? Beklediğiniz terfi mi, yeni bir telefon mu? Oysa hayatı yaşanır kılan o şu tırmaladığımız günlerin farkındalığı, küçük şeylere tutunma yeteneğimizdir bazen de.

İnsan nefes alır, bunu büyük bir meseleye dönüştüremezsiniz. Ama yaşamak, nefes almak için uğraşanların aksine, nefes verirken bile bir iz bırakabilmektir.

Peki ya şairler?

Onlar yaşamı, nefes alıp vermenin çok ötesine taşıyanlardır. Nazım Hikmet mesela, “Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine” derken, sadece biyolojik yaşamdan bahsetmiyordu eminim. Ormanda bir ağaç olmak demek, gölge veren, meyve sunan, kuşlara yuva olan bir yaşam demektir... 

Yaşamak çok nadir bir şeydir, çünkü risk gerektirir. Aceleye getirmeden bir yudum çayın bile tadını anlamak, otobüsü kaçırıp yağmurda yürümeyi tercih edebilmek, aynada kendine göz kirpabilecek kadar cesur olmaktır yaşamak. Yani sevgili okuyucu, nefes almayın — bu, biyolojinin vazifesi zaten. Yaşamayı öğrenin.

Oscar Wilde haklı olabilir, yaşamak nadir bir şeydir. Ama asıl mesele, nadir olanın farkına varmaktadır. Belki de her şey, kendimize verdiğimiz o bir nefeslik sözde saklıdır: “Bugün yaşayacağım.”

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Fatma Betül Öztürk Editör / Köşe Yazarı