Gitmek : Yeniden Doğuşun Sessiz Hikâyesi

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...
3 Şubat 2025 - 23:26
3 Şubat 2025 - 23:26 ⏱ 3 dk Okuma Süresi
 1  787
Gitmek : Yeniden Doğuşun Sessiz Hikâyesi

Gitmek… Sadece bir eylem mi? Yoksa ruhun derinliklerinde yankılanan, ardında anlam katmanları bırakan sessiz bir devrim mi? Dışarıdan bakınca belki basit, belki sıradan, ama içten içe dünyaları yerinden oynatan bir karar. Bazen düşünüyorum, bu bizim Gitmek gerçekten sadece gitmek mi? Yoksa biz, duygularımızı büyütmeye meyilli edebiyatseverler, her şeyi abartmaya mı çalışıyoruz? Edebiyatseverliğimizden mi? Her şeyi derinleştirme, her şeye bir anlam yükleme çabamızdan mı? Ama hayır… Gitmek, sadece gitmek değil.
Yıllar önceydi… Yalnız geçen üçüncü, belki dördüncü yıl. Sessizlik bazen bir dost, bazen bir düşmandı. Ve ben, bir gün o kapının eşiğinde durdum. Arkama bakmadan yürüyebilmek için tüm cesaretimi toplamam gerekiyordu. Bıraktığım şeyler yalnızca bir oda, bir düzen ya da insanlar değildi. O kapının ardında bir parçayı, belki de eski bir “ben”i bırakıyordum. Elimde bir bavul, ama içinde sadece kıyafet yoktu. Cesaretimi sıkıştırmıştım en derin köşesine. Onun yanına kaygıyı yerleştirdim; biraz da endişe, ama inadına umut… Çünkü o bavulu doldurmak bir yolculuk başlatmaktan fazlasıydı.

“Bahanem var,” dedim kendime: “Okulu kazandım. Yeni bir şehir. Yeni bir hayat.” Oysa biliyordum, bahaneler sadece yüzeydeydi. bahaneler yalnızca kılıftı. Asıl mesele, kendi karanlığımı aşmaktı. Gitmek, içimdeki karanlıkla savaşmanın bir yolu olmuştu. Adım attıkça korkularımla yüzleşiyor, her adımda kendime biraz daha yaklaşıyordum. Yola çıktığımda fark ettim ki, mesele bir evi ya da bir insanı terk etmek değilmiş. Gitmek, aslında kendinden kaçmayı bırakıp kendine doğru yürümekmiş. Geçmişin gölgelerinden sıyrılıp belirsizliğin ışığında yeniden doğmak… Korkularınla yüzleşmek ve o korkuların içinden kendine bir yol açmak. İşte bu yüzden gitmek, en edebi eylemmiş. Hem sancılı hem cesur, hem kayıp hem kazanç…
Bugün geri dönüp o günlere bakıyorum. Kapının ardından baktığım son görüntüyle, bugün önümde açılan manzara arasında bir hayat farkı var. O bavulu hazırlayan benle, bugünkü ben arasında bir ömürlük yol. Çünkü gitmek, sadece bir ayrılık değilmiş. Gitmek, kendini kaybettiğin yerde yeniden bulmakmış. Ve bazen o yeniden buluşma, bavula koyduklarınla değil, içindeki karanlığın derinliklerinden başlıyormuş. Çünkü gitmek, sadece bir eylem değil. Gitmek, yeniden doğmanın sessiz hikâyesi.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Sude Arslan Sosyal Çalışmacı - Köşe Yazarı