5. Bölüm (ARDA)

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...
29 Nisan 2026 - 01:20
29 Nisan 2026 - 01:20 ⏱ 2 dk Okuma Süresi
 9  77
5. Bölüm (ARDA)

5. DEPREM

Yer birden uğuldadı. Toprak altından gelen uğultu kulaklarını doldurdu. Arda, dizleri hafifçe titreyerek sendeledi; ayakları zeminde kayıyor, nefesi hızla kesiliyordu. Gökyüzü karardı, taş evler birer birer moloz yığınına dönüşüyordu. Betonarme binalar çatırdıyor, ağır taş bloklar zemine çarpıyor ve yankılanıyordu. Yollar çatladı, derin yarıklar açıldı; şehir adeta nefesini tutmuş, sessiz bir kabusa gömülmüştü. Toz ve taş kokusu ciğerlerine doluyor, gözlerini yakıyordu, burnunu tıkayan minik toz parçacıkları havada süzülüyordu. Kalbi göğsünde deli gibi çarparken elleri titriyordu.

Arda’nın ailesi balkonda idi. Panik içinde ayağa kalktılar. Evden biri kapıya doğru koştu ama o sırada çamurla sıvanmış bahçe duvarı üzerine devrildi. Arda refleksle öne atıldı, elleri boşlukta havayı kavramaya çalıştı. Çığlıklar kulaklarında çınladı.

“Ayağın…İyi mi? Allah’ım iyi olsun!”

Arda çevresine baktı. Düşen taşların sert çarpma sesi, cam kırıklarının çatırdaması ve uzaktan çığlık atan çocukların sesi arasında kayboldu.

Şehrin merkezindeki yatılı okul ile hastahane yanyana idi. Yatakhane sallanıyor, sekiz ranza birbirine çarpıyor; metalin gıcırtısı ve ahşapın kırılma sesi havada yankılanıyordu. Bir öğrenci kapıya doğru koşarken sıvalar ve taş parçaları havaya savruldu. Karanlık bir gölge gibi kayboldu. Arda’nın yüreği sıkıştı.

“Yetişemedim…Yetişemedim!”

Karanlığın içinde bir ışık belirdi. Arda dizlerinin üstünde sürünerek ilerledi. Ellerini her uzattığında taş ve molozlara çarpıyor, ciğerlerine dolan toz öksürük krizine yol açıyordu. Dudakları susuzluktan kururken, gözleri yaşla doluyor, zihninde tek bir düşünce “Ne olacak şimdi? Herkes öldü mü?”.

İnsanların feryatları, askeri araçların motor sesleri hepsi bir kaos senfonisi gibiydi. Günler sonra bir heyet geldi. Zarar tespiti yapıldı. Dozerler yıkıntıları kamyonlarla taşırken sessizlik, kaybolan hayatların yankısıyla dolmuştu. Depremden sonra Arda’nın İstanbul’daki arkadaşı geldi. Artık hayatın ona ne getireceğini bilmiyordu ama tek bir şeyden emindi o da hiç bir şey eskisi gibi olmayacaktı.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

AYŞE KÜÇÜKIŞIK Ayşe Küçükışık Yazar • Şair • Editör “Her yazarın kaleminin ardında bir yaşam hikâyesi vardır. Ayşe Küçükışık’ın yazarlık yolculuğu da çocukluk yıllarında başlayan bir hayalin, engellere rağmen vazgeçmeyen bir azmin ve yıllar boyunca süren üretme tutkusunun hikâyesidir.” Ayşe Küçükışık, 05 Mayıs 1972 tarihinde Berlin’de çalışmak üzere Almanya’ya giden bir Türk işçi ailesinin çocuğu olarak doğdu. Altı yaşına kadar Berlin’de yaşadı. Daha sonra ailesiyle birlikte Türkiye’ye dönerek ilk ve orta öğrenimini Mersin’de tamamladı. İşitme güçlüğü nedeniyle eğitim hayatında çeşitli zorluklar yaşadı ve lise ikinci sınıfta örgün eğitimini bırakmak zorunda kaldı. Ancak bu engeller, yazmaya olan ilgisini ve üretme azmini azaltmadı. Yazarlık yolculuğuna, ortaokul yıllarında katıldığı bir hikâye yarışmasıyla ilk adımını attı. Kaleme aldığı hikâye önce okul birincisi, ardından il birincisi seçildi. Öğretmenleri tarafından iller arası yarışmada temsil edilmesi için girişimlerde bulunulsa da ailesinin izin vermemesi nedeniyle bu önemli fırsata katılamadı. Yaşadığı hayal kırıklığı, onda vazgeçmek yerine yazmaya daha sıkı sarılma isteği uyandırdı. Bu süreçten sonra ailesinden gizli şiirler yazmaya başladı. Şiirleri 90’lı yıllarda “Eda Alaş” mahlasıyla Mersin’deki çeşitli radyolarda yayımlandı ve dinleyicilerden ilgi gördü. Bir radyo kanalından çalışma teklifi almasına rağmen ailesinin izin vermeyeceğini düşündüğü için bu teklifi değerlendiremedi. Buna rağmen yazmaktan hiç vazgeçmedi; yaşadığı her deneyimi kalemine taşıdı. Şiir, öykü, deneme ve roman türlerinde eserler veren Ayşe Küçükışık, insanın iç dünyasını, yaşamın izlerini ve toplumsal konuları içten bir anlatımla ele almaktadır. Yazdığı 100’e yakın şiirin bir kısmı Fikir İzleri Platformu’nda ve diğer dijital platformlarda yayımlanmıştır. Ayşe Küçükışık'ın kaleme aldığı "Almanya Treni" adlı roman, 2010'lu yılların başında TRT tarafından düzenlenen bir senaryo yarışmasına gönderildi. Eserin konusu ilgi görmesine rağmen, senaryo teknik formatına uygun hazırlanmadığı için değerlendirme sürecini tamamlayamadı. Daha sonra Wattpad'de yayımlanan roman, zamanla hesabına erişim sağlanamaması nedeniyle uzun süre okurlardan uzak kaldı. Ancak yazarın yıllar önce sakladığı çıktılar ve notları, bu hikâyenin yeniden hayat bulmasını sağladı. Aradan geçen yıllarda ilk Türk işçilerinin Almanya yolculuğuna ilişkin araştırmalarını derinleştiren Ayşe Küçükışık, tanıklıklardan, tarihî kaynaklardan ve aile anlatılarından yararlanarak romanını yeniden ele aldı. Bugün “Almanya Treni”, ilk hâlinden çok daha kapsamlı, belgesel yönü güçlendirilmiş yeni versiyonuyla Fikir İzleri Platformu’nda bölüm bölüm yayımlanmaktadır. Tamamladığı ARDA adlı romanı da gerçek hayattan esinlenerek yazılmış olup Fikir İzleri Platformu’nda okurlarla buluşmuştur. Hâlen Fikir İzleri Platformu’nda editör olarak görev yapmakta, eserleri kişisel blogunda ve çeşitli dijital platformlarda okurlarla buluşmaktadır. Yazıları; kişisel blogu, Wattpad, Pinterest ve sosyal medya hesapları aracılığıyla geniş bir okur kitlesine ulaşmaktadır. Roman, şiir ve öykü çalışmalarını sürdürmekte; yaşanmış hayatları edebiyatın gücüyle geleceğe taşımayı amaçlayan eserler üretmeye devam etmektedir.