Sessizliğin Çığlığı

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...
29 Mart 2026 - 09:07
29 Mart 2026 - 09:07 ⏱ 1 dk Okuma Süresi
 2  53
Sessizliğin Çığlığı

Bazen susar kelimeler,

Yutkunur acı,

Gözlerde bir fırtına saklıdır,

Ama dudaklar —

Bir mezar kadar sessizdir.

Bir bakış anlatır bazen

Bin ömrün yorgunluğunu,

Bir nefes,

Yarım kalmış duaların yankısıdır içte.

Sessizlik…

Duyabilene bir çığlıktır aslında,

Görmeyene karanlık,

Ama kalbiyle duyan için —

Bir yanış, bir çağrıdır.

Kimse bilmez,

Bir sessizliğin içinde nasıl yanar insan.

Ne söz yeter tarifine,

Ne göz görebilir o yangını.

Bazen bir kalp bağırır içinden:

“Ben buradayım, duy beni…”

Ama dünya,

Kendi gürültüsüne sağırdır.

Ve biz,

Susarak konuşuruz bazen —

Çünkü bazı acılar,

Sadece sessizlikle anlatılır.

Mehmet Kurtar.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Mehmet Kurtar Ben Mehmet Kurtar. Uşak’ta yaşıyorum; evliyim, iki çocuk babasıyım. Hayatım bir yandan ailemin sıcaklığıyla, bir yandan sınıfın içindeki seslerle akıp gidiyor. Coğrafya öğretmeniyim. Yeryüzünü anlatıyorum ama aslında insanı, zamanı ve mekânın ruhunu anlatmaya çalışıyorum. Coğrafya alanında yüksek lisans yaptım. Bununla yetinmedim; Coğrafi Bilgi Sistemleri ve İlahiyat önlisans programlarını da bitirdim. Bilgi benim için sadece meslek değil, anlam arayışının bir parçası. Haritalar kadar sorular da ilgimi çekti; dağların oluşumu kadar insanın bu dünyadaki hikmeti… Yazmak ise hayatıma çok daha erken girdi. Çocukluğumdan beri şiir yazarım. Şiir, kendimi en sahici hâlimle ifade ettiğim ilk dil oldu. Zamanla hikâyeler yazmaya başladım. Kelimeler benim için hep bir yolculuktu; bazen içime, bazen geçmişe, bazen de çocukların hayal dünyasına doğru. Çocuk hikâye kitabı yazarıyım. Yayınlanmış bir eserim var: “Asaf – Adaletin Peşinde: Zamanda Yolculuk Ertuğrul Gazi.” Bu kitapta hem tarihi hem de değerleri, çocukların kalbine dokunacak bir dille anlatmaya çalıştım. Amacım öğretmekten çok, sevdirmekti. Ben yazarken iz bırakmayı değil, anlam taşımayı dert ediniyorum. Coğrafya sınıfta, edebiyat satırlarda; ama yolculuk hep aynı: İnsana, hakikate ve adalete doğru.