Manzaraya Sırt Çevirip Aynaya Bakmak Neden?

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

Gerçek manzaraya sırt çevirip küçük bir aynanın yansıttığı sahte dünyada güçlü olduğumuzu sanarak yıllarımızı harcadığımızı ve yanımızda sandığımız dostların aslında birer gölgeden ibaret olduğunu anladığımız o uzun mücadelenin, hikâyesi.

7 Ekim 2026 - 17:46
7 Ekim 2026 - 17:46 ⏱ 3 dk Okuma Süresi
 0  4
Manzaraya Sırt Çevirip Aynaya Bakmak Neden?
Depo benzeri loş bir odada karşıdaki engin manzaraya sırtını dönerek eski bir aynanın yansımasına bakan yalnız bir suret ile etrafındaki yorgun eşyaların karanlık ve sade bir kompozisyonla resmedildiği sahne

Manzaraya Sırt Çevirip Aynaya Bakmak Neden?

​Manzaraya sırt çevrilen o eski odada; zamanın yorgunluğunu taşıyan ahşap bir masa ve eski malzemelerin arasında duruyordu ayna. Karşıda ise gökyüzünün ve yeryüzünün tüm cömertliğini, akıp giden hayatın o sonsuz akışını seren engin bir manzara vardı. Oysa biz, o büyük hakikate sırtımızı döndük. Gözümüzü pencereden kaçırıp sadece o küçük aynanın sunduğu hayale sığındık.

​O ayna, sandığımız kadar güçlü değildi. Ama insan, zayıf anlarında kendine bir dayanak arar; biz de gücü o aynada aradık. O küçük yansımaya bakarak kendimizi güçlü sandık. Daha da acısı, o aynanın gösterdiği suretlere aldanıp yanımızdakileri dost bildik. Oysa yanımızdakiler ne toprağın sadakatine ne de rüzgârın samimiyetine benzeyen, sadece birer yabancı gölgeden ibaretti.

​Yıllarımızı o odada, o sahte yansımaların peşinde tükettik. Ömrün en güzel mevsimleri eriyip gitti. Çok mücadele verdik; rüzgâra direndik, toprağın sabrını sınadık. Gün geldi, yine o aynanın önüne geldik. Ancak bu kez eskisi gibi değildik. Zaman, o camın arkasındaki gerçeği çoktan göstermişti. Aynaya baktık ama ne o eski güce inandık ne de yanımızda dost görünen o insanlara yaklaştık. Araya mesafe koyduk.

​Hayat, daracık odalara sığdırılamayacak kadar geniştir. Dünyanın düzeni, mevsimlerin döngüsü ve yeryüzünün sükûneti bize her gün aynı şeyi fısıldar: Gerçek, içine hapsolunan cam parçalarında değil, dışarıda akıp giden hayatın kendisidir. İnsan; dost bildiği gölgelerin aslında sadece birer yansımadan ibaret olduğunu, ancak o oda karardığında anlar.

​Bugün o manzaraya dönüp bakarken soruyoruz kendimize: Pencere ardına kadar açık dururken o yorgun aynaya bakmakta inat etmek neden?

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Umran Tezcan Ümran Tezcan:Yazar ve öğretmen .2015 yılında Uşak Üniversitesi-Fen Edebiyat Fakültesi-Matematik bölümünü bitirdi.Şuan öğretmenlik yapıyor. Çocukluğundan beri yazmayı seviyor.Cocuk kitapları öyküler romanlar her yaş grubundan yazmaya çalışıyor.Çocuk romani ,roman ,öykü ,hikaye yazmaya devam ediyor.