KALEMİM DÖNER MUTLULUĞA

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...
14 Mart 2026 - 19:00
14 Mart 2026 - 19:00 ⏱ 2 dk Okuma Süresi
 2  45
KALEMİM DÖNER MUTLULUĞA

“Mutluluğun resmini çiz,” dedi.

‎Benim resim çizme yeteneğim yoktu, fakat kalemim döner mutluluğa, dedim.

‎“Yaz,” dedi.

‎“Bana yaz, bir yudum huzur yaz. Kokusu gelsin burnumun direğini sızlatsın, geceye karışsın. Hüznümü eskilerden alsın, bir avuç olsun,” diye ekledi.

‎“Tabii efendim,” dedim.

‎“Nasıl isterseniz.”

‎Eskiden eskiler öyle değil miydi? Bedenen yorulmak, düşünmeye zaman bulamamaktı.

‎Akşam olunca sobanın başına otururduk mesela;Annemin gülüşü aydınlatırdı geceyi ve sobadan yükselen sıcak hava, yüzümüzü okşardı, burnumuza kaçak çayın kokusu dolardı. Çayın fokurdayan su sesi, odanın sessizliğinde ritmik bir melodi gibi yankılanırdı kulaklarımızda. Tavanda dans eden ateşin ışığı, gölgeleri duvarlara nakşeder, mum ışığı sehbanın üzerinde titrek bir hayal bırakırdı adeta.

‎Öte yandan yere uzanmış, tek gayesi yarınki dersini yetiştirmek olan bir çocuk uyuklardı. Küçük elleri masanın kenarında, kitaplar dağınık. Göz kapakları ağır, nefesi düzenli… Ama yüzündeki hafif tebessüm, sabahın ilk ışığı gibi huzur verirdi.

‎Ben kalemi kağıda değdirdiğimde, kelimeler ağır ağır çoğaldı. Her harf bir nefes gibi odada dolaşıyor, çayın buharına karışıyor, ateşin ışığıyla titriyordu. Bir yudum huzur… Dedikleri bu muydu? Bilmiyordum ama deniyordum.

‎Gece ilerledikçe sessizlik büyüyordu Rüzgar pencereye vuruyor, hafif bir uğultu sobanın sıcaklığını daha bir değerli kılıyordu. Dışarıda kar taneleri yavaşça düşüyor, köyün çatılarına konarken çıtırdıyor, sessizliğin ritmi bozuluyordu. Ama içerde, bu küçük odada, hayatın bütün karmaşası bir anlığına duruyordu.

‎O an insan  fark ediyor ki mutluluk, büyük bir resim yapmak değilmiş.

‎O, soba başında kaynayan çayın buğusunda, mum ışığının dansında, yorgun bir çocuğun sessiz nefesinde, geçmişin hüzünlerinden süzülen umutta gizliymiş.

‎Bir yudum huzur, bir avuç eski anı…

‎Ve işte o an, kalemim dönerken mutluluğun resmini çizmişti bile.

‎

‎

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Seda çelik Gaziantep doğumluyum. Mersin Üniversitesi Muhasebe ve Vergi Uygulamaları, Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi Lisans ve Uludağ Üniversitesi Tıbbi Sekreterlik bölümlerinden mezun oldum. Evli ve iki çocuk annesiyim. Yazma ve okuma serüvenim ortaokul yıllarına dayanmakta olup, o dönemde yazmak daha çok kişisel bir ifade ve ruhsal rahatlama aracıydı. 2025 yılında yayımlanan “Meşakkatli Yolum” adlı eserimin ikinci baskısı yayımlandı. Aktif olarak köşe yazarlığı yapmakta, okumaya devam etmekte ve kendimi sürekli geliştiren bir tezyîd‑i ma‘lûmat yolcusu olarak bilgi birikimimi paylaşmaya devam ediyorum.