İşçi çocuk

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...
26 Mart 2025 - 22:00
26 Mart 2025 - 22:00 ⏱ 2 dk Okuma Süresi
 0  747
İşçi çocuk

Mehdi, yeni geldiği ve dilini bile bilmediği bu ülkede, tek katlı derme çatma evlerinin önünde oturuyordu. Henüz yolların asfat olmadığı toprak yolların tozu ayakkabılarının rengini açık kahve rengine boyamıştı. Kollarını dizlerine bağlamış yoldan geçen okul çocuklarını izliyordu. Kalbi sevinçle doldu. Gidip babasına okula gitmek istediğini söyleyecek kadar heyecanlıydı. Büyüklerin sözü üzerine söz söylemek şöyle dursun, birşey istediğini belli etmenin ayıp sayıldığı dönemlerde yaşıyordu. Yine de söylemekte kararlıydı. O da okumak, geride bıraktığı köy okulu günlerine dönmek istiyordu. Çocuk olmaktan öğrenci olmaktan başka birşey de bilmiyordu henüz. Tüm cesaretini toplayıp köşede sessizce oturan babasına yaklaştı. Bir bir sıraladı aklından geçenleri fakat; zaman okula gitme zamanı değildi şimdi. Evin en küçüğüne kadar çalışmalıydı herkes. Yarınları belli olmayan yeni yaşamlarını garantiye almadan durmak söz konusu değildi. Mehdi, babasının son sözlerine dayanamadı. O da biliyordu gerçekleri fakat bununla başa çıkamayacak kadar küçüktü. O gece sabaha kadar gözyaşlarıyla ıslattığı yastığına dayadı başını ve vazgeçtiği hayallerini. Sabahın ilk saatleri ağabisinin sesiyle uyandı uykusundan. Bu gün ona buldukları çıraklık işine başlaması gerektiğini öğrendi. Onun için karar verilmişti. Ve ilk tokadını yediği, yüzünün gözünün pasa bulaştığı ilk iş gününde, çocukluğunu kilometrelerce uzakta bıraktığı kendisiyle vedalaştı. kulaklarında yankılanan çekiç sesleri nehrin kayalara vurduğu sestir dedi, öyle kandırdı kendini. Koşmaya doyamadığı yeşilliklere basmıyordu motor yağından siyaha bulaşmış parmakları. Ve bunun için ağlamaya vakti de yoktu. On yaşındaki bir çocuk ne kadar korkuyorsa, o kadar korkuyordu annesinden uzak olmaktan. Bambaşka bir yol çiziyordu artık yaşam. Ve bambaşka birine dönüşüyordu o da. Pes etmemek genlerinde vardı. Ne zaman düşse, en dipten başlamanın bilgeliğiyle, yeniden ayağa kalkıyordu. Zor zamanların yarattığı güçlü insanlardandı. Hayali, çocukları için kolay zamanlar yaratmaktı….

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Selma Demir 28 Temmuz 1978 yılında İstanbulda doğdu. 1993 yılında Balkan Sanat Tiyatrosunda oyunculuk eğitimine başladı. 1993-1996 yılları arasinda birçok oyunda rol aldı. 1997 Yılında Evlendi ve 3 çocuk sahibi oldu. Eğitim hayatına 2008 yılında Anadolu Üniversi Sosyal Bilimler fakütletisinde devam etti. 2016 yılında Türkiye Bosna Sancak Derneği Kadın Kollarına dahil oldu. Buradaki görevine aktif olarak devam etmektedir Uzun zamandır amatör yağlı boya çalışmalarının devamı eğitimi için ilk adımı 2017 yılında Nepentheat art studio yağlı boya resim atölyesinde attı. Hala aktif olarak resim çalışmalarına devam etmekedir. 2019 yılında Altınbaş Üniversitesi LUSET COHEN FINS, yaratıcı yazarlık atöylesinde 1 Yıl süren ‘yazma teknikleri’ üzerine eğitim aldı. 2020-2021yılları arasında Bilginet Akademi NLP ‘beyin sinir dili programlama pratisyenlik ve master sertifika programlarını tamamladı. 2022 yılında İstanbul sinema akademisinde senaryo yazım teknikleri eğitim programını tamamladı. 2022 yılında yağlı boya çalışmalarını ilk kez sergilediği Nişantaşı Galeri Apollon bağlantı temalı karma resim sergisi sanaçları arasında dahil oldu. Aynı yıl içerisinde LUNA GRANADE ART galeride ‘bir kadının penceresinden ‘karma resim sergisinde, kadını anlatan eserleriyle, katılımcı sanatçı oldu. 2023 Esenyurt üniversitesinde ‘sürekli eğitim merkezi, yaratıcı drama eğitmenliği programını tamamladı. 2024 yılı- Minoa perada, Akgün Akova nın ‘yazmanın binbir yolu atölyesinde 2. dönemine devam etmektedir. ilk romanı olan ‘Denizin kıyısında engel-siz ve Megulenin maceraları cocuk hikaye serisini kitaplarını yazdı. Şuan derlemeleri devam eden şiir kitabı üzerinde çalışmaktadır. Halen görev yaptığı Türkiye Bosna Sancak Derneğine, yaratıcı drama eğitimlerinde eğitmen olarak çalışmalarına devam etmektedir. Hedefleri Balkan Sanat festivallerinin baslangicini burada yapmak.