Kök Sesleri

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

Sessiz bir baykuşun, kasaba halkı tarafından yanlış anlaşılırken doğayı gözlemleyerek yaklaşan tehlikeyi fark etmesi ve insanları kurtarmasıyla değişen bir çocuk hikâyesi.

17 Mayıs 2026 - 10:59
17 Mayıs 2026 - 10:59 ⏱ 4 dk Okuma Süresi
 3  31
Kök Sesleri
Sessiz bir baykuş, kasaba halkı tarafından yanlış anlaşılır. Bir gün doğadaki değişimi fark ederek insanları uyarır ve onları yaklaşan tehlikeden kurtarır. Böylece insanlar onun aslında bilge olduğunu anlar.

Kök Sesleri

Dağın yanında küçük bir kasaba vardı. Kasabanın etrafında ağaçlar, çiçekler ve temiz bir dere bulunurdu. Sabah olunca güneş yavaşça doğar, her yeri aydınlatırdı. Rüzgâr hafif eser, yapraklar sessizce sallanırdı. Kasaba sakindi.

Dağın yukarısında bir baykuş yaşardı. Bir çınar ağacının dalında dururdu. Gündüzleri çok hareket etmezdi. Aşağıyı izlerdi. Geceleri ise uçar, eski taşların olduğu yere giderdi.

Kasabadaki insanlar baykuşu pek tanımazdı. Bazıları ondan biraz korkardı.

“Bu baykuş çok sessiz,” derlerdi.
“Hep yalnız geziyor,” derlerdi.

Baykuş onları duyardı ama cevap vermezdi. Çünkü sessiz olmayı severdi.

Ama bazen üzülürdü. Kimse onun neden sessiz olduğunu sormazdı.

Baykuş aslında doğayı dinlerdi. Rüzgârı, suyu, yaprakları dinlerdi. Ona göre doğa sürekli konuşurdu.

Bir akşam güneş battı. Gökyüzü turuncu oldu. Baykuş bir kayanın üstüne kondu.

O sırada küçük bir serçe geldi. Yanına kondu.

Serçe sordu:
“Sen neden hep yalnızsın?”

Baykuş dedi ki:
“Çünkü insanlar beni pek anlamıyor.”

Serçe:
“Ama sen kötü değilsin ki.”

Baykuş:
“Bazen sessiz olanlar yanlış anlaşılır.”

Serçe düşündü ama çok bir şey söylemedi.

O günden sonra serçe bazen baykuşu ziyaret etti. Yanında oturdu.

Bir gece dere kenarına gittiler. Ay suyun üstünde parlıyordu.

Bir tilki geldi. Su içti.

“Ne güzel su,” dedi.

Baykuş:
“Su her zaman akar.”

Tilki bunu düşündü ama pek anlamadı.

Sonra bir kirpi geldi.

“Toprak güzel kokuyor,” dedi.

Baykuş:
“Toprak her şeyi saklar.”

Bir sincap hızlıca ağaca çıktı.

“Burada neden bu kadar sessizsiniz?” dedi.

Serçe:
“Biz dinliyoruz.”

Sincap anlamadı ve uzaklaştı.

Günler geçti. Kasabada hayat devam etti. Çocuklar oynadı, insanlar çalıştı.

Bir gün çok güçlü bir yağmur yağdı. Dere büyüdü. Toprak yumuşadı.

Baykuş yukarıdan baktı ve bir şeylerin yanlış olduğunu gördü.

Hemen kasabaya uçtu.

Kasaba halkı onu görünce şaşırdı.

“Baykuş geldi,” dediler.

Baykuş büyük bir ağaca kondu ve yüksek sesle öttü.

Kimse ne dediğini anlamadı.

Ama yaşlı bir adam dikkatle baktı.

“Bu baykuş bir şey söylüyor olabilir,” dedi.

Adam toprağa baktı. Toprak çatlamıştı.

“Herkes uzaklaşsın!” diye bağırdı.

Tam o anda dağdan küçük taşlar düşmeye başladı.

Herkes çok korktu ve kaçtı.

Baykuş gökyüzünde uçtu ve insanlara güvenli yolu gösterdi.

İnsanlar yaşlı adamı takip etti.

Bir süre sonra herkes güvenli bir yere ulaştı.

Tehlike geçmişti.

Kasaba kurtulmuştu.

Ertesi gün herkes çok şaşkındı.

“Baykuş bizi uyardı,” dediler.

“Biz onu yanlış anlamışız,” dediler.

Çocuklardan biri gülümsedi:

“Baykuş kötü değilmiş.”

Baykuş yine ağacın dalına kondu.

Ama bu kez insanlar ona farklı baktı. Korkmadan baktı.

Serçe yanına geldi.

“Artık seni anlıyorlar,” dedi.

Baykuş:
“Ben sadece dinlemeyi severim.”

Serçe gülümsedi.

O günden sonra kasabadaki insanlar doğayı daha çok dinlemeye başladı. Rüzgâra, suya ve toprağa daha dikkat ettiler.

Baykuş ise yine sessizdi.

Ama artık yalnız değildi.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Umran Tezcan Ümran Tezcan:Yazar ve öğretmen .2015 yılında Uşak Üniversitesi-Fen Edebiyat Fakültesi-Matematik bölümünü bitirdi.Şuan öğretmenlik yapıyor. Çocukluğundan beri yazmayı seviyor.Cocuk kitapları öyküler romanlar her yaş grubundan yazmaya çalışıyor.Çocuk romani ,roman ,öykü ,hikaye yazmaya devam ediyor.