Güçlü Görünmeye Çalışmak (Acının İçinden Geçmezsen Dışına Çıkamazsın)

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...
13 Mayıs 2026 - 13:00
13 Mayıs 2026 - 13:00 ⏱ 3 dk Okuma Süresi
 6  66
Güçlü Görünmeye Çalışmak (Acının İçinden Geçmezsen Dışına Çıkamazsın)

İnsan bazen en çok “iyiyim” derken yorulur.

Kimseye yük olmamak için susar, güçlü görünmeye çalışır, içinde kopan fırtınaları tek başına toplamaya uğraşır. Oysa bazı acılar vardır ki, görmezden geldikçe büyür. Bastırdıkça derinleşir.

Çünkü acı, yok sayıldığında geçmez.

Sadece insanın içine yerleşir.

Toplum bize hep güçlü olmayı öğretti.

Ağlamamayı, belli etmemeyi, dimdik durmayı… Sanki kırılmak zayıflıkmış gibi. Oysa insan bazen tam da dağıldığı yerde kendini tanır. Sürekli ayakta kalmaya çalışmak, gerçekten iyi olduğun anlamına gelmez. Bazen yalnızca düşmeye fırsat bulamamışsındır.

En büyük yanılgımız da burada başlıyor:

İyileşmeyi, hiçbir şey hissetmemek sanıyoruz.

Oysa iyileşmek; hissetmekten kaçmamakla başlar.

Canının yandığını kabul etmekle…

“Kırıldım” diyebilmekle…

Kendine karşı dürüst olabilmekle…

Çünkü acının etrafından dolaşamazsın.

Onun içinden geçmek zorundasın.

Bazı insanlar yaşadığı şeyleri unutmaya çalışır. Kendini işe verir, kalabalıklara karışır, sürekli meşgul olur. Sessiz kalınca düşünmekten korkar çünkü insan en çok gece yalnız kalınca yüzleşir kendisiyle. Ama kaçtığın her duygu, bir gün başka bir şekilde geri döner.

İnsan bastırdığı şeylerin yükünü taşır.

Ve bir süre sonra güçlü görünmeye çalışmak, insanı gerçekten güçlü olmaktan uzaklaştırır. Çünkü gerçek güç; hiçbir şey olmamış gibi davranmak değil, yaşadığın şeyi kabul edip yine de devam edebilmektir.

Acının içinden geçen insanlar değişir.

Daha sessiz olurlar belki ama daha gerçek…

Daha dikkatli olurlar ama daha derin…

Çünkü artık hangi yaranın insanı nasıl değiştirdiğini bilirler.

İyileşmek bir anda olmaz.

Bir sabah kalkıp her şey geçmiş gibi hissetmezsin. Bazı günler çok iyi hissedersin, bazı günler eski bir cümle bile canını yakar. Ama önemli olan, kendine rağmen değil, kendinle birlikte yürümeyi öğrenmektir.

Kendine kızmadan…

Kırılmış halini küçümsemeden…

Yavaş yavaş toparlanarak…

Çünkü insan bazen yeniden doğmaz.

Sadece küllerinin içinden kendini yeniden toplar.

Ve belki de gerçek güç tam olarak budur:

Acının seni değiştirmesine izin verip, yine de sevgiyi, umudu ve kendini kaybetmemek.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Sedef Beyza Kınacı sedef beyza kınacı, 27 Mart 2002 tarihinde Ankara’nın çubuk ilçesinde doğdu. Edebiyata ve anlatıya olan ilgisi küçük yaşlarda başladı ve zamanla yazma tutkusuna dönüştü. Ufuk Üniversitesi Fizik Tedavi Teknikerliği bölümünden mezun oldu. Yazın hayatında özellikle güçlü karakterler ve derin duygusal anlatımlar kurmaya odaklanan yazar, ilk romanı Yıldızlar Altında Adalet ile okuyucuların karşısına çıktı. Bu eserinde, zorluklara rağmen ayakta kalmayı başaran güçlü bir kadın karakter yaratarak adalet, mücadele ve içsel dönüşüm temalarını işledi. Yeni projelerinde de etkileyici karakterler ve sürükleyici hikayelerle okuyucunun kalbine dokunmayı ve kalıcı izler bırakmayı hedeflemektedir.