ESKİYE RAĞBET

Kasım 13, 2025 - 01:01
Kasım 14, 2025 - 14:48
 0  39
ESKİYE RAĞBET

"Eskiye rağbet olsa bit pazarına nur yağardı"

Çoğumuzun duyduğu bu atasözü, insanların genellikle eski şeylere değil, yeni ve modern olanlara yöneldiğini ifade eder. Eğer eskiye büyük ilgi olsaydı, eskilerin satıldığı bit pazarları çok daha değerli ve rağbet gören bir yer olurdu anlamına geliyor. Fakat benim bahsetmek istediğim konu, alınıp satılabilen bir eşya değil de, bir daha yaşayamayacağımız eski günler olacak.

Yazımıza bir atasözü ile başladık, son yıllarda herkesin ağzından düşmeyen bir sözle devam edelim. "nerede o eski bayramlar". 

Belli bir yaşa gelmiş insanların söylemiş olduğu bu söz, eskiye özlemi tam manasıyla anlatıyor değil mi? Bir neslin özlemle andığı, yokluğun içinde bolluğun yaşandığı günler. Evet "yokluğun içinde bolluk". Her evin kapısında araba yoktu ama akraba ziyaretleri çoktu. Her akrabanın kapısı çalınır, büyüklerin elleri öpülür şekerler toplanırdı. Bayram harçlıklarımız çok olmazdı ama şekerlerimiz bol olurdu. Şeker toplamak için çıktığımız köylerde, sokaklarda, mahallelerde hangi evde güzel şekerlerin olduğunu bilirdik. Sabahtan akşama kadar bir poşet dolusu şeker toplardık. Şimdi bayram harçlıklarımız çok oluyor ama şekerlerimiz az oluyor. Çünkü şeker toplamaya giden çocuklarımız yok.

Eski günlere duyduğumuz özlem sadece bayramlarla sınırlı değil. Yaşamış olduğumuz mahalle ve sokaklar da artık eskisi gibi değil. Sokağımızdaki insanların çoğunu bilir ve tanırdık. Hatta sokağımızda yaşayan birisine devamlı gelen misafirleri dahi tanırdık. Sokakta yabancı birisinin olduğu hemen anlaşılırdı. Sokağın herşeyinden haberdar olan teyzelerimiz vardı. Yakası beyaz olan siyah önlüklerimiz, altı delik olduğu için içine su giren ayakkabılarımız vardı. Bayramlık olarak alınan elbiselerimiz iki bayram geçtikten sonra giyilmeye başlanırdı. Herkes o elbiselere kıymet verirdi. Çünkü sadece bayramdan bayrama elbise alınan evlerimiz vardı. Yine de o eski günler özlemle anılıyor.

Arkadaşlarınızla ya da ailenizle yaptığınız sohbetler her zaman eski günlerin anılmasıyla keyifli hale gelir. Yad edilen o eski günler de, fotoğraf albümüne bakılarak hafızaların tazelenmesine sebep olurdu. Hepimizin evinde muhakkak bir fotoğraf albümümüz vardı. Bugünlerde kimsenin evinde olmayan o fatoğraf albümleri, belirli zamanlarda bulunduğu yerden çıkarılır ve eski günler yad edilirdi. Şimdi bunu yapmak mümkün mü? Fotoğraf albümlerimiz telefonlarımız oldu.

İnsanlar gazete okur, kitap okur, dergi okurdu. Gazete aboneliği diye bir şey vardı. Gazete bayileri ya da bakkallar ilk önce abone müşterilerinin gazetelerini ayırır, daha sonra diğer gazeteleri vitrinlerine koyarlardı. Her esnafta kesinlikle bir ya da iki tane gazete olurdu. Kahvehanelerin masasında, berberlerin sehpalarında, işe giden insanların koltuk altında muhakkak gazete olurdu. Hatta bir dönem taksiciler arabalarına binen müşteriler gazete okusun diye araçlarında çeşitli gazeteler bulundururdu. İnsanlar gazetelerden topladığı kuponlarla ev eşyası alırdı. Benim yaşımdaki insanların çoğunun ilk cep telefonu gazeteden topladığı kuponlarla olmuştur. Bir günün gazetesi alınmadığı zaman kupon eksik olur, gazete de o eksik kuponun yerine geçecek joker kupon verirdi. Herkeste bir heyecan bir meşgale vardı o günlerde.

Eskiden yokluk vardı. Ama yokluk içinde bollukla yaşıyordu insanlar. Arkadaşlığın bol olduğu, komşuluğun bol olduğu günlerdi. Her evin kapısında araba yoktu, şimdi çoğu evde iki tane araba oldu. Eskiden komşu komşunun külüne muhtaçtı. Şimdi komşu komşuyu tanımıyor, yüzüne bakmıyor, selam bile vermiyor. 

Zaman değiştiği gibi hayatımızda değişti. 

Değişen hayatımız mı?

Zaman mı?

İnsan mı?   

  

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Salih Kuvvetliışık KİRLİ İYİLİK-UMUT Kitabının yazari