Birimiz Gitti, Üçümüz Kaldık

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

Bir babanın susması, en ağır cümledir dünyada.

10 Temmuz 2026 - 12:10
10 Temmuz 2026 - 12:10 ⏱ 4 dk Okuma Süresi
 0  29
Birimiz Gitti, Üçümüz Kaldık

“Birimiz Gitti, Üçümüz Kaldık”

 

Biz hâlâ üç kişiyiz…
Eksik değiliz sanma,
sadece biri artık gözle görünmüyor.

Sen…
Sessizliğin içinde en çok konuşan,
yokluğunla en çok var olan.

Bir sandalye hâlâ sana ayrılır sofrada,
bir tabak dokunulmadan bekler.
Annen bazen dalar gider;
kaşığı elinde, gözleri sende kalır…
Ben susarım.
Çünkü bir babanın susması,
en ağır cümledir dünyada.

Biz hâlâ üç kişiyiz…
Çünkü seni saymayı bırakmadık.
Çünkü kalbimiz, matematik bilmez.

Annen geceleri adını fısıldar; uykuya değil, sana sığınır.
Ben pencereden bakarım,
belki bir yıldız kayar da
“Geldim” dersin diye…

Zaman geçti diyorlar,
alışılır diyorlar…
Zaman sadece kabuğu kalınlaştırır,
içimiz hâlâ ilk gün gibi kanar.

Sen gittin diyorlar…
Hayır.
Gitmek unutulmaksa,
sen hiçbir yere gitmedin.

Biz hâlâ üç kişiyiz…
Birimiz toprağa emanet,
iki yürek sana emanet.

Ve biz…
Seni her gün yeniden doğuruyoruz içimizde;
her hatırada, her nefeste…

Sensiz ama seninle yaşıyoruz.
Eksik değiliz,
sadece biraz daha deriniz artık.

 

II. BÖLÜM – SENSİZ GEÇEN ZAMAN

Biz hâlâ üç kişiyiz…
Ama zaman, sensiz akmayı öğrendi.
Saatler dönüyor, günler geçiyor ama hiçbir şey eskisi gibi olmuyor.

Evin içinde bir sessizlik büyüyor, adı konulamayan bir eksiklik…
Sanki duvarlar bile seni soruyor, kapı her açıldığında bir umut giriyor içeri.
Ama sen değilsin.

Annen hâlâ en çok seni anlatıyor,
En küçük detayında bile seni saklıyor.
Bir gülüşünü, bir bakışını,
bin parçaya bölüp kalbinde taşıyor.

Ben…
Ben hâlâ güçlü görünmeye çalışıyorum.
Ama bilirsin, baban olmak yıkılmamayı öğrenmek demekti.
Şimdi en çok sana yeniliyorum.

Biz hâlâ üç kişiyiz…
Çünkü seni geçmişte bırakmadık.
Sen bizim “vardın”ımız değil, hep “varsın”ımız oldun.

Bazen bir rüzgâr eser,
sanki saçlarını okşar gibi…
Bazen bir çocuk güler,
sesin yankılanır içimizde.

Ve biz, her küçük mucizede seni ararız.

Geceler en çok sana ait…
Çünkü karanlıkta insan
en çok kaybettiğine dokunur.

Annen uyurken bile adını sayıklar, ben sessizce dinlerim…
Çünkü bir annenin duası,
en çok kaybettiğine gider.

Biz hâlâ üç kişiyiz…
Çünkü sevgi ölmez.
Çünkü bağ kopmaz.
Çünkü sen…
Bizim içimizde yaşamaya devam ediyorsun.

Ve biz,
Sensiz geçen her günü, seninle tamamlamaya çalışıyoruz.

 

III. BÖLÜM – İÇİMİZDE YAŞAYAN

Biz hâlâ üç kişiyiz…
Çünkü seni bir mezara sığdıramadık.
Toprak aldı bedenini,
ama biz kalbimizden vermedik seni.

Zaman geçti…
Acı kabuk bağladı sananlar oldu.
Oysa her kabuğun altında
senin adınla atan bir yara var hâlâ.

Annen bazen gülüyor
ama o gülüşün içinde bile sen varsın.
Bir fotoğrafına bakarken
dünyayı unutuyor…
Çünkü en güzel zamanı
seninleydi.

Ben…
Sana söyleyemediğim sözleri içimde büyütüyorum.
Bir “oğlum” demek var ki,
boğazımda düğüm,
yüreğimde yangın.

Biz hâlâ üç kişiyiz…
Çünkü seni hatırlamak değil; seni yaşamak bu.

Bir kuş geçse gökyüzünden, “bak oğlum” diyorum içimden…
Bir çocuk koşsa sokakta,
adını koyuyorum sessizce.

Çünkü sen,
Her şeyde biraz varsın artık.

Ve biz…
Seni kaybetmedik aslında,
sadece seni göremiyoruz.

 

FİNAL – BİR GÜN YENİDEN

Biz hâlâ üç kişiyiz…
Bu bir teselli değil; bu bir gerçek.

Çünkü sevgi, ölümle eksilmez.
Çünkü bağ, toprakla kopmaz.

Bir gün…
Zamanın sustuğu yerde,
acıların bittiği bir vakitte,
yeniden buluşacağız.

O gün…
Annen seni yine saracak,
ben yine başını okşayacağım.
Ve hiçbir şey yarım kalmayacak.

Biz yine üç kişi olacağız…
Ama bu kez hiç ayrılmamak üzere.

Şimdi…
Sen başka bir yerde, biz burada…

Ama aynı sevginin içinde,
aynı özlemin ortasında,
aynı kalbin üç parçasıyız.

Biz hâlâ üç kişiyiz…
Sensiz değil, seninle.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow