İNSAN OLMAK YETMEZ Mİ ?

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

“Yaşam bir mücadelenin ortaya koyulduğu sahnedir. Bu sahnede İnsanları rolleri belirlemez, İnsanlar rollerini belirler. Ya kötüyü ya da iyiyi yi tercih ederler.” Yasin PAMUK

29 Mart 2025 - 18:08
29 Mart 2025 - 18:08 ⏱ 4 dk Okuma Süresi
 0  801
İNSAN OLMAK YETMEZ Mİ ?

 “Yaşam bir mücadelenin ortaya koyulduğu sahnedir. Bu sahnede İnsanları rolleri belirlemez, İnsanlar rollerini belirler. Ya kötüyü ya da iyiyi yi tercih ederler.” Yasin PAMUK

 İNSAN OLMAK YETMEZ Mİ ?

Ben insanım ve bu yetiyor bana. Başka bir kimliğe ihtiyacım yok diğer insanlarla birlikte yaşayabilmek için. Doğuştan ırkım belli ve değiştirme imkanım yok böyle bir niyetimde yok. Olduğum gibiyim bana ait ne varsa değerli aynı herkese ait ne varsa değerli olduğu gibi. Bir kültürüm var belki inancım belki de inançsızım. Ne varsa bana ait acıysa benim sızım, huzursa benim hazım. Neden bir başkasının fikrine uymak yada formatlarına sığmak zorundayım. Neden İnsanı olduğu gibi kabullenmek zor geliyor, rahatsız ediyor insanları. Saldırmadan birbirinin değerlerine, özgürce yaşayamazmıyız? Farklı düşünüyorsa bizden değildir, bizden olmayan kötü ve tehlikelidir böylemi olmalı. Tek tip bir yaşama aşık ne kadar çok insan varmış yeryüzünde, ne kadar çok mükemmel, ne kadar çok idealist, ne kadar çok ben diyen bencillikle inleyen. Ne kadar çok nedenler varmış beyinlerinde bizi birbirimizden anlamsızca ayıran.

En kolayı etiketi yapıştırmak sanırım yada senin gibi değilse ona en çirkinini yakıştırmak. Merhaba dedikten hemen sonra başlayan politika, partizanlık, fanatiklik, radikallik yada iletişimimizi insanlığın dışına çıkaracak sessiz milyonlarca içimizdeki aktivistlik hemen devreye giriyor.Daha çayımızın sıcağı elimize değmeden ülkeleri kurtarmak, kanun hükmünde kararname çıkarmak, tarihleri oturduğumuz yerde yazmak, işimize gelmedimi sövmek, yakıp yıkmak kalpleri. Bu kadar mı kullanamaz olduk beynimizi, bu kadar mı kararttık kalbimizi, bu kadarmı katlanılmaz hale getirdik birbirimizi? Farkında değilsiniz ama artık kapılarınızın önü komşu ayakkabıları ile dolmuyor, Evinizde, sokağınızda mutluluktan bağıran çocukların gürültüleri olmuyor. Eş dost değil artık akrabalar birbirlerinin halini hatrını sormuyor. Az bir insan kaldı çevrenizde üstümüze vazife olmayan siyasetle, politikayla onlarda ilişkilerini bitirmememek için kendilerini zorluyor. Bırakın yatağında aksın su, Yolunu değiştirmeye kalkmayın.

BEN İNSANIM Bu yetmez mi? Bir insanı olduğu gibi kabullenmek neden zor. Hiç bir partiyi kurmadım yada hiç kimseye hangi partilisin diye sormadım. Herkesin kendi tecrübesi, yaşam birikimi, geçmişi kafidir seçim yapmasına, Kim değiştirebilir ki insanların beyinlerindeki düşünceleri doğruları zorla. Biz gerçekten orman gibi yaşayalım kardeş gibi kol kola, omuz omuza. Düşünsenize sırf kavak ağaçlarının olduğu bir ormanı. Başka bir ağaç, ot çiçek renk koku yok. Tek tip Ünüforma giymiş bir dünya. Ne kadar sıradan olur yaşam. Yada tüm insanlar aynı düşünce de olsa. Bu nekadar fayda sağlar ki topluma?

 Bazen protestan bazen kataloik bir arkadaşımın evinde kaldım günlerce seccadem bir köşede, bazen deist bazen ataist. Bazen Arap oldu arkadaşlarım yada her hangi bir dinden, bazen Rus bazen Yunan bazen de Amerikalı. Adını sayamadığım tüm ülkelerden ama benim için benden farkları yoktu hepsi dünyalı. Yalnızca insanlıktı aramızda konuşan. Politika politikacıların işi. Yada bir aradayken devletlerimizi biz yönetmiyorduk, bu yüzden hiç restleşmiyorduk. Ve bu yüzden hiç insanlıktan çıkmıyorduk

Zaman sonsuzluğa akıp gitmekte, insan oğlu mutlu yaşamayıda mutsuz yaşamayıda kendisi seçmekte. Kimin memleketi, kimin meshebi, kimin dini bunlar benim için bir duvar yada ayıraç değil. Hepsi renk varoluşta. Ve inanın yalnızca sevdiklerimizi yada çevremizi kırıyoruz üzüyoruz küstürüp uzaklaştırıyoruz sonuçta.

Yasin PAMUK

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

yasin pamuk Yasin PAMUK, Şair / Yazar. Aslen Ankara’lı olup 1972 İstanbul doğumludur. Evli iki çocuk babasıdır. İşletme yüksek lisans mezunudur. Uzun yıllar profesyonel satış, pazarlama ve yönetcilik yaptıktan sonra kendi şirketini kurmuş ve iş insanı olarak yaşamını devam ettirmektedir. Yabancı dil bilmektedir. Edebiyat haricinde firma bünyesinde birden fazla sektöre hitap eden oluşumlar mevcuttur. İthalat ve İhracat üzerine çalışmaların yürütüldüğü şirketinde, gıda ambalaj malzemeleri, Coffee The Co markasına ait kafe şubeleri, BravoRun adı altında profesyonel koşu organizasyonları yapan oluşumu, OberAjans bünyesinde sosyal medya yönetimi ve markalaşama üzerine bir ajansıda mevcuttur. Daha önce ayınlanmış bir adet romanı CASPİAN, iki adet AĞLASAM GÖZLERİME İHANET ve AŞK DİRENMEKTİR adlı şiir kitabı, Köşe yazılarından oluşan CEVAPSIZ YAZILAR adlı kitabı ile birlikte dört adet eseri mevcuttur. Farklı gazatelere köşe yazıları yazmaktadır. Merkezi Gebze’de olan Evrensel Kültür ve Sanat Derneği ve EKS yayın evi kurucu üyelerindendir. Dernek çatısı altında yada bireysel kitap fuarlarında imza günlerine ve söyleşilere katılmaktadır. Ünüversite ve liselerde kişisel gelişim ve pazarlma seminerleri vermektedir. Uzun yıllardır amatör olarak Fotografçılık ile ilgilenmektedir. Gerçekleştirmek istediği etkinliklerden birisi de gitmiş olduğu dünyanın bir çok ülkesinde ve ülkemizin değişik coğrafyalarında çektiği fotograflardan sergi açabilmektir. Uzun yol ve doğa koşularında profesyonel performasn sergilemektedir. Daha önce kurucularından olduğu atletizm derneğindeki aktif görevini bırakmıştır. Şu an hala düzenli olarak koşu ve doğa aktivitelerine katıldığı kurucusu olduğu BRAVORUN koşu grubu ile yaşamın içindeki diğer hayatı duymaya devam etmektedir. Ağırlıkla dağ, patika koşuları fazlaca cezbetmektedir. Her yıl farklı aylarda düzenlenen Uluslararası Gebze Ultra Trail, Uluslararası Gölpazarı Ultra Trail / Bilecik, Kanyon Ulubey Ultra Trail / Uşsak ve LoveRun Mudanya yol koşusu etkinliklerinin organizatörüdür. Birçok sosyal etkinliklerde yerel yönetim yada STK lar ile projelerde bulunmaktadır. Hissetmeden yaşamın koma halindeki bir bedenle aynı olduğunu, her anın hayrı bir hayata bedel teşkil ettiğini savunur. Daha yapılacak çok eylem, yaşanacak yeni anlar var. Önce kendiniz mutlu edin.