YAZMAK VE YAYINLAMAK

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

"Yazarın asli sorumluluğu nedir? Yazmak mı? Yazdıklarının reklamını yapmak mı?"

29 Temmuz 2026 - 14:59
29 Temmuz 2026 - 14:59 ⏱ 4 dk Okuma Süresi
 14  83
YAZMAK VE YAYINLAMAK

Yazmak ve Yayınlamak

Yazarın asli sorumluluğu nedir? Yazmak mı? Yazdıklarının reklamını yapmak mı? Oluşturduğu dosyanın kitaplaştırılıp raflarda ya da kimsenin adını bilmediği internet sitelerinde satılması için para biriktirmek mi?

Öncelikle özellikle belirtmek isterim ki burada dile getireceğim birkaç husus tamamen şahsi görüşlerimdir. Herkesin fikir ve düşüncelerine saygı duyuyorum; aynı saygının benim görüşlerim için de geçerli olmasını temenni ediyorum.

Bu yazıyı, sosyal medyada sürekli karşıma çıkan "ücretli yayıncılık" reklamları nedeniyle kaleme alıyorum. Reklamlarda sık sık şu ifadelerle karşılaşıyoruz: "Güvence bedeliyle kitabınızı basıyoruz.", "Şu kadar ücrete kitabınız raflarda.", "Kitabınız bir haftada basılır."...

Bu tür yayınevleriyle çalışıp büyük hayal kırıklığı yaşayan o kadar çok yazar dostum var ki anlatamam.

Geleneksel yayınevleri, dosyaları uzun süre beklettikleri, çoğu zaman yalnızca otomatik ret mesajları gönderdikleri ya da hiç geri dönüş yapmadıkları için birçok yeni yazar, yazar destekli basım sistemine yöneliyor.

Ancak yaşanan en büyük sorunlardan biri editörlük süreci. Çoğu zaman yapılan işlem yalnızca redaktörlükten ibaret kalıyor. Oysa gerçek editörlük bundan çok daha fazlasıdır. Editör ile yazar belirli bir süre birlikte çalışmalı; eser, hem okurun beklentileri hem de yayıncılık sektörünün gerçekleri doğrultusunda geliştirilmelidir.

Burada bir yanlış anlaşılmayı önlemek adına küçük bir not düşmek isterim: Editör, sizin metninizi sizin yerinize yazmaz. Sayfalarınıza keyfî şekilde müdahale etmez. Size, eseri nasıl daha güçlü hâle getirebileceğiniz konusunda öneriler sunar. Son kararı ise her zaman yazar verir.

Bir diğer önemli problem ise reklam süreci. Sosyal medyada iki paylaşım yapmak, kitabın tanıtımının yapıldığı anlamına gelmez. Gerçek tanıtım; kitabın bir marka gibi konumlandırılması, profesyonel eleştirmenlerle iş birliği yapılması ve doğru pazarlama stratejileriyle okura ulaştırılmasıdır.

Ne yazık ki bu süreçler çoğu zaman işletilmediği için yazar, yazmaya odaklanmak yerine reklam yapmaya çalışıyor ve zamanla yazarlık disiplininden uzaklaşıyor. Daha da kötüsü, tanıtım beklerken bir süre sonra yayınevinden "Kitabınızı siz satın almalısınız." baskısıyla karşı karşıya kalabiliyor.

Tüm bunlar içinde bana en garip gelen nokta ise şudur. (Elbette herkes farklı düşünebilir; bu tamamen benim kişisel görüşümdür.) İnsan, belki aylarını belki yıllarını verdiği, gecesini gündüzüne kattığı bir dosyanın yayımlanması için neden para ödemek zorunda kalsın?

Bunu hep şu örnekle açıklıyorum: Bir inşaatta işçi olarak bir hafta boyunca çalışıyorum. Haftalık ödeme günü geldiğinde ise bana ücret verilmesi gerekirken ben çalıştığım saatlerin parasını işverene ödüyorum. Bana göre ücretli yayıncılık tam olarak buna benziyor.

Değerli yazar dostlarım, naçizane tavsiyem şudur: Yazdığınız dosyaya gerçekten güveniyorsanız, doğru yayınevi ve doğru editörle buluştuğunda mutlaka hak ettiği değeri görecektir.

Evet, Türkiye'de yayıncılık sektörü hem zor hem de maliyetli. Bu nedenle yayınevlerinin seçici davranmasını bir ölçüde anlayabiliyorum. Ancak unutmamak gerekir ki bugün büyük yazar olarak gördüğümüz yerli ve yabancı birçok isim, ilk kitaplarını yayımlatmadan önce defalarca ret cevabı aldı.

Son olarak şunu söylemek istiyorum: Risk yoksa başarı da yoktur. Sizden para alarak kitabınızı yayımlayan firmalar, ticari risklerini büyük ölçüde ortadan kaldırmış oluyorlar. Böyle bir durumda kitabın çok satması ya da hiç satmaması, onların ekonomik durumunu ciddi anlamda etkilemiyor.

Elbette ücretli yayıncılık yaptığı hâlde işini hakkıyla yapan, yazarının yanında duran ve kitabın başarısı için samimiyetle emek veren yayınevlerini bu sözlerimin dışında tutuyorum.

Sevgi ve selametle.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Osman Uyur Bolca okuyorum, elimden geldiğince yazıyorum. 26 Temmuz 1984 Adana doğumluyum. 2006 Cumhuriyet üniversitesi dış ticaret ve 2011 Hitit üniversitesi iktisat mezunuyum. Finansal risk analistiyim ayrıca mümkün olduğunca yazıyorum. WOMAN OF THE NIGHT (DIE FRAU DER NACHT Almanca çevirisi) ve ADDICTION DIGITAL SHACKLE isimli kitaplarım var. Bilimkurguyu çok seviyorum, bu konuda yazmayı çok seviyorum.