Vicdan

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

Vicdan

22 Mart 2026 - 12:41
22 Mart 2026 - 12:41 ⏱ 2 dk Okuma Süresi
 3  49
Vicdan

Vicdan

Toprağın derininde saklı bir ses gibisin,

konuştukça insanın içini buran,

sustukça daha da ağırlaşan.

Adın kısa, kendin uzun bir hesap:

Vicdan.

Bazen bir çakıl taşı kadar sessiz,

bazen fırtınayı harekete geçiren ilk titreşim.

İnsanı kendi karanlığında yüzleştiren,

ışığı göstermek için önce gölgesini büyüten.

Ne terazide tartılır, ne mahkeme bilir seni;

sen kendi hükmünü, kendi celladını,

kendi affını taşır durursun içinde.

Öyle bir çağrı ki, duymadığını sansan da

bir gün mutlaka yakana yapışır.

Kimse seni görmez, ama herkes seninle yaşar;

çünkü ne kaçışın vardır senden,

ne sığınağın sensiz.

İnsanın yeryüzündeki en ağır yüküsün,

ama aynı zamanda

yürürken ayakta kalmasını sağlayan

tek direk.

Kimi zaman bir çölün ortasında yankı,

kimi zaman bir su gibi arıtıcı.

Kimi zaman susturulmuş bir kuş,

kimi zaman gürleyen bir dağ.

Ve bilinir:

Eğer bir gün herkes susarsa,

geriye yalnız sen kalırsın konuşan.

İşte o zaman hakikat,

insanın üzerine ağır bir gece gibi iner.

Vicdan…

Adın ne kadar sade,

yükün ne kadar büyük.

İnsan seninle sınanır,

seninle doğrulur,

seninle tamamlanır.

Mehmet Kurtar

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Mehmet Kurtar Ben Mehmet Kurtar. Uşak’ta yaşıyorum; evliyim, iki çocuk babasıyım. Hayatım bir yandan ailemin sıcaklığıyla, bir yandan sınıfın içindeki seslerle akıp gidiyor. Coğrafya öğretmeniyim. Yeryüzünü anlatıyorum ama aslında insanı, zamanı ve mekânın ruhunu anlatmaya çalışıyorum. Coğrafya alanında yüksek lisans yaptım. Bununla yetinmedim; Coğrafi Bilgi Sistemleri ve İlahiyat önlisans programlarını da bitirdim. Bilgi benim için sadece meslek değil, anlam arayışının bir parçası. Haritalar kadar sorular da ilgimi çekti; dağların oluşumu kadar insanın bu dünyadaki hikmeti… Yazmak ise hayatıma çok daha erken girdi. Çocukluğumdan beri şiir yazarım. Şiir, kendimi en sahici hâlimle ifade ettiğim ilk dil oldu. Zamanla hikâyeler yazmaya başladım. Kelimeler benim için hep bir yolculuktu; bazen içime, bazen geçmişe, bazen de çocukların hayal dünyasına doğru. Çocuk hikâye kitabı yazarıyım. Yayınlanmış bir eserim var: “Asaf – Adaletin Peşinde: Zamanda Yolculuk Ertuğrul Gazi.” Bu kitapta hem tarihi hem de değerleri, çocukların kalbine dokunacak bir dille anlatmaya çalıştım. Amacım öğretmekten çok, sevdirmekti. Ben yazarken iz bırakmayı değil, anlam taşımayı dert ediniyorum. Coğrafya sınıfta, edebiyat satırlarda; ama yolculuk hep aynı: İnsana, hakikate ve adalete doğru.