NEDEN GÜÇLÜ GÖRÜNMELİYİZ?

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...
5 Şubat 2025 - 15:17
5 Şubat 2025 - 15:17 ⏱ 2 dk Okuma Süresi
 2  807
NEDEN GÜÇLÜ GÖRÜNMELİYİZ?

Muhtemelen pek azımız istediğimiz gibi bir hayat yaşıyoruz. Bu bazen maddiyat, bazen sevgi dolu bir aile, bazen de güçlü bir psikoloji olabilir. Bunlara doğdukları evde gözlerini açan her bebeği şanslı olarak kabul edebiliriz. Peki ya bunların birine bile sahip olmayanlar? Tamamen hayata küsüp kaderlerine boyun eğerek mutsuz bir hayatı sürmeye mahkum mu olmalılar?

Hayat herkese karşı adil davranmıyor, ne yazık ki! Çoğu zaman hayalini kurduğumuz, bize imkânsızmış gibi gelen şeyler başkaları için sıradan ve önemsiz olabilmektedir. Azim, hırs ve kendine inanmak var olduğu sürece imkansız diye hiç bir şeyin olmayacağına önce kendinizi inandırmanız gerekir.

Mesela güzel giyinmek, farklı ortamlarda bulunmak, birinin sizinle ilgilenmesi sizde bir özgüven patlaması yaratabilir. Doğaya gönderilen pozitif enerjileri, bilinç altınıza işleyen olumlu düşünceleri saymadım bile.

Peki neden güçlü görünmeliyiz? Güçlü olmalıyız çünkü sizi sizin kadar seven hiç kimse yok bu hayatta. En sevdiğiniz insanlar bile ne yazık ki sizi sizin kadar düşünemezler. Üstelik maddi ya da manevi çöküşler insanların size olan hayranlığını zedeler. Güçlü görünmek, her ne yaşarsanız yaşayın üstesinden gelebilmek çevrenizdeki insanlar tarafından size karşı gizli bir hayranlık uyandırabilir.

Bedenimiz kadar ruhumuzunda gösterişe ihtiyacı olduğunu unutmayın. Sağlam bir psikolojisi sizi yaşama daha sıkı bağlar. Önce kendinizi sevin, zaman zaman kendinizi dinleyin. Ruhunuza kulak verin. Onu önemseyin. İşte o zaman göreceksiniz ki şuan da sorun olarak algıladığınız her şey kendiliğinden yok olacak. Kendinizi arada birde olsa ödüllendirin. Bunu bazen ilginizi çeken bir kitapla ya da cama vuran yağmur damlalarına sıcak bir kahveyle eşlik ederek yapabilirsiniz.  

Ruhunuzla barışık olmanız dileğiyle...

Tuğba AKIN

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Tuğba Akın Yazarlık benim için bir hevesle başlamadı. Daha küçük yaşlarda sevgiyi, öfkeyi, nefreti, merakı günlüğüme dökerdim. Yağmur yağdığında cama vuran su yansımaları en güzel yağmur şiirlerini yazdırırdı, bana. Bu arada yazarlık atölyesi falanda bilmem, hiç gitmedim ya da gerek duymadım. Kendimi yazar olmak için belki de hiç yarım hissetmedim. Bilmiyorum. Bugüne kadar yazamayacağım bir konu olmadı, bir yazı beni asla eksik hissettirmedi. Tabi ki zaman zaman bende yoruldum. Birçok siteye yıllarca makale, söz, deneme ve şiir yazdım. Katkıda bulunduğum sitelerden geri dönüşleri büyük bir heyecanla bekledim. Onların övgüleri, herhangi olumsuz bir geri dönüşün olmaması belki de beni kitap yazmaya kadar sürükledi. Yazma azmime azim kattı. Yazmayan bilemez bu bir heves değil büyük bir tutku. Eğer duyguları kaleme dökmeye başlamışsan bir daha asla yazmadan duramazsın. Biliyorum kolay değil "YAZAR" olmak. Uzun ve makaşetli bir yol ve ben bu yolda yürümeyi hiçbir şeye değişmem...