KIRKIMA Mektup

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

Sana gelince: belki bu mektubu okurken gülümseyeceksin, belki şaşıracaksın; “Bu adam gerçekten bunları düşünmüş müydü?” diye elini alnına götüreceksin. Umuyorum ki evimizde bir köşe senin için hep ayrılmıştır; o köşede cam balkonun ışığı, defterlerimin kenarlarında kurşun kalem izleri vardır. Ben geliyorum; ama önce çalışacağım, küçük ritüellerimi kutsayacağım, sabahı gasp etmeyeceğim

2 Mayıs 2026 - 04:12
2 Mayıs 2026 - 04:12 ⏱ 4 dk Okuma Süresi
 0  23
KIRKIMA Mektup

KIRKIMA Mektup

Sana gelince: belki bu mektubu okurken gülümseyeceksin, belki şaşıracaksın; “Bu adam gerçekten bunları düşünmüş müydü?” diye elini alnına götüreceksin. Umuyorum ki evimizde bir köşe senin için hep ayrılmıştır; o köşede cam balkonun ışığı, defterlerimin kenarlarında kurşun kalem izleri vardır. Ben geliyorum; ama önce çalışacağım, küçük ritüellerimi kutsayacağım, sabahı gasp etmeyeceğim

 

Sevgili 40’ım,

Şu an 31’im. Ellerim hâlâ mürekkep kokuyor; bazen parmaklarımda sigaranın izlerini sayıyorum, bazen çocukların kahkahasını. Geçen yıl, 30’umun Eylül’ünde, 20’sinde kalemi tutuşumdan beri bir yıldır yazıyorum — o günden beri her satır bir tuğla, her satır arkasında titrek ama ısrarlı bir el. Bu mektubu sana, görünmez bir patikayı adımlarken yazıyorum; o patika kayaların arasından, uykusuz gecelerin kıyısından geçiyor ve sonunda senin kapında bitiyor diye hayal ediyorum.

Bugünlerde en çok şunlarla uğraşıyorum: zamanın daralması hissi, para kaygısı, aile sorumlulukları, bitmek bilmeyen “yapmalıyım” listesi ve bazen — itiraf ediyorum — yazarken kendimi değersiz hissetme anları. İşin gerçeği şu: sabahlarla gece arasında kalan bir hayatım var; tekstilin, çocukların, evin—bunların hepsi gerçek ve hızla taleplerini iletiyor. Ama yine de yazmaya dönüyorum. Çünkü yazmak beni topluyor; yazmak kendi cam balkonuma çıkıp dünyayı süzmek gibi.

Okuma ve yazma, benim için iki el: biri geçmişten aldığı dersleri taşıyor, diğeri geleceğe tuğla yerleştiriyor. Okudukça kelimeler içimde yeni yollar açıyor; yazdıkça o yollar belirginleşiyor. Bazen bir kitabın üç cümlesi bir haftalık kararsızlığı silip atıyor. Bazen bir gece yazdığım iki paragraf, sabah çocuklarıma daha sabırlı yaklaşmamı sağlıyor. Bu mikroutilere inanıyorum: küçük, tekrarlanan eylemler sinir yollarını değiştirir; disiplin ise o değişimin adı.

Görünmez yol diye tanımladığım şey aslında günlük ritüellerimin toplamı: gece yarısı yarım saat yazmak, sabah planını geceden çizmek, bir paragrafı asla eksik bırakmamak, kitap sayfasını bitirmeden yatağa girmemek. Bu küçük disiplinler, bugün bana pahalı bir yatırım gibi görünmüyor ama 40’ımda evimin duvarlarını taşıyacak. Ve evet — cam balkon hâlâ benim sığınağım; orada hem dışarıyı izliyorum hem içimi temizliyorum.

Kendimi geliştirme sürecimde en büyük düşmanım kendi aceleciliğim oldu. “Hemen sonuç istiyorum” dediğim anlar, beni küçülttü. Şimdi öğreniyorum ki dönüşüm sabırlı bir sanat: kabuğu yavaş yavaş eritiyorsun. Bir yılın sonunda, hâlâ eksiklerim var; hâlâ öğreniyorum; hâlâ pişmanlıklar korkutuyor. Ama aynı zamanda umut da büyüyor — çünkü her gün yeni bir tuğla koydum.

Sana gelince: belki bu mektubu okurken gülümseyeceksin, belki şaşıracaksın; “Bu adam gerçekten bunları düşünmüş müydü?” diye elini alnına götüreceksin. Umuyorum ki evimizde bir köşe senin için hep ayrılmıştır; o köşede cam balkonun ışığı, defterlerimin kenarlarında kurşun kalem izleri vardır. Ben geliyorum; ama önce çalışacağım, küçük ritüellerimi kutsayacağım, sabahı gasp etmeyeceğim.

Bitirirken kendime ve sana söz veriyorum: yol görünmez olsa da atacağım adımlar gerçek olacak. Belirsizlik korkutmasın — çünkü ben, bugün burada, her tuğlayı bilerek koyuyorum. Gelince kapını çalacağım; umarım içeri buyur edersin.

Sevgiyle, yorulmuş ama ümitli,

31’indeki Ramazan

 

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Ramazan Turhan Yazar | Oyuncu | İçerik Üreticisi “Gerçekten Ne İstediğini Biliyor Musun?” kitabının yazarı Instagram üzerinden kitap ve düşünce içerikleri üreticisi Okuma kültürü ve bireysel gelişim üzerine çalışmalar yapan biri Tiyatro Oyuncusu 1994 doğumluyum, evli ve 3 çocuk babasıyım. Denizli’de yaşıyorum. Radyo Televizyon Programcılığı okudum, bir dönem medya sektöründe çalıştım ama hayat beni başka yerlere de götürdü. Bazen elimde kamera vardı, bazen çekiç. Kimi zaman masa başında, kimi zaman beden gücüyle çalıştım. Ama içimde hep bir şeyler yazma isteği vardı. Yazmak bana iyi geliyor… İlk kitabımı yazdım, şimdi yeni cümlelerin peşindeyim. Burada hissettiklerimi, düşündüklerimi, içimden geçenleri paylaşmak istiyorum. Kimi zaman bir deneme, kimi zaman bir hikâye, bazen de sadece bir cümle… Okursan ne mutlu, okurken kendinden bir şey bulursan daha da güzel. Ben yazarken iyileşiyorum, belki sen de okurken rahat bir nefes alırsın. İLGİ ALANLARIM * Kitap ve edebiyat * Yazarlık ve düşünce üretimi * Kültür ve insan psikolojisi * Tiyatro ve sahne çalışmaları