Kendi İçinin Gürültüsünde Kaybolan İnsan

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...
14 Haziran 2026 - 23:31
14 Haziran 2026 - 23:31 ⏱ 3 dk Okuma Süresi
 3  32
Kendi İçinin Gürültüsünde Kaybolan İnsan

Kendi İçinin Gürültüsünde Kaybolan İnsan

Bazen En Büyük Kalabalık, İnsanın Kendi İçidir..

İnsan en çok dışarıdaki seslerde değil, kendi içindeki düşüncelerde yorulur. Dış dünya sustuğunda bile zihin konuşmaya devam eder. Bitmemiş cümleler, ertelenmiş kararlar, yarım kalmış hayaller ve içine gömülmüş duygular aynı anda konuşmaya başlar. İşte o an, insanın içi en büyük kalabalığa dönüşür.

Bu kalabalık bazen geçmişten gelir. Söylenemeyen sözler, keşke denilen anlar, geri alınamayan hatalar… Bazen gelecekten gelir. Olur mu, olmaz mı diye kurulan senaryolar, kaygılar, belirsizlikler… Ve bazen sadece bugünün ağırlığıdır, insanın omzuna sessizce oturan, kimseye anlatamadığı yorgunluk.

Dışarıdan bakıldığında her şey normal görünür. İnsan işine gider, güler, konuşur, hayatına devam eder. Ama içerde başka bir hayat vardır. Kimsenin bilmediği, kimsenin girmediği bir alan… Orada insan kendiyle sürekli bir mücadele halindedir.

En zor olan şey ise bu kalabalıktan kaçmak değildir. Çünkü insan nereye giderse gitsin, kendini de beraberinde götürür. Asıl mesele, o kalabalığı susturmaya çalışmak değil, onun ne söylediğini anlamaya cesaret etmektir.

Çünkü her düşüncenin, her duygunun bir sebebi vardır. Bastırılan her şey bir gün daha güçlü bir şekilde geri döner. O yüzden insan, kendi iç sesini yok saymak yerine onu dinlemeyi öğrenmelidir. Bu kolay değildir ama mümkündür.

Zamanla insan şunu fark eder. İçindeki kalabalık aslında bir düşman değil, bir aynadır. Korkularını, sevgilerini, eksiklerini ve güçlü yanlarını gösterir. Kaçtıkça büyüyen, anladıkça sakinleşen bir aynadır bu.

Ve insan o aynaya bakmaktan korkmadığında değişim başlar. Gürültü tamamen bitmez ama anlam kazanır. Dağınık düşünceler yavaş yavaş yerini bulur. Kalabalık azalmaz belki ama insan artık onun içinde kaybolmaz.

Sonunda insan şunu öğrenir.

Kendi içindeki kalabalığı tanımak, kendine doğru atılmış en gerçek adımdır. Ve insan, en çok kendi içini anladığında gerçekten huzura yaklaşır.

Fikriye Kaya 

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Fikriye Kaya Merhaba, ben Fikriye Kaya. Aynı Film Kaç Kez Oynar adlı kitabımın yazarıyım ve kişisel gelişim konularında yazılar kaleme alıyorum. Hayatı ve insan ruhunu kelimelerle keşfetmeyi, okuyucuların kendi iç dünyalarını fark etmelerini sağlamayı seviyorum. Yazmak benim için sadece bir tutku değil, paylaşmak, ilham vermek ve okuyucularla bir bağ kurmak biçimidir. Her eserimde, okuyuculara düşünmeye, sorgulamaya ve kendi yolculuklarını fark etmeye davet eden bir pencere açmayı amaçlıyorum. Kelimelerin gücüne inanıyor, her hikayede hem duyguyu hem de düşünceyi buluşturmayı öncelik veriyorum.