Gözlerin Hatırladığı Gece

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

Yıllar geçer, ayrıntılar silinir. Ama bazı gecelerin bıraktığı his, gözlerde yaşamaya devam eder.

15 Haziran 2026 - 15:07
15 Haziran 2026 - 15:07 ⏱ 2 dk Okuma Süresi
 2  329
Gözlerin Hatırladığı Gece

Bazı geceler vardır üzerinden yıllar geçse de unutulmaz. Takvim yaprakları değişir, mevsimler geçer, insanlar hayatımıza girer ve çıkar. Hatta bir süre sonra o geceye ait ayrıntıları bile hatırlamakta zorlanırız. Ama yine de içimizde bir yerde yaşamaya devam eder. Çünkü bazı geceleri insan aklıyla değil, gözleriyle hatırlar.

Herkesin hayatında böyle bir gece vardır sanırım. Bir şeylerin değiştiği, eskisi gibi devam etmediği, sabah olduğunda aynı insan olarak uyanmadığı bir gece... Dışarıdan bakıldığında sıradan görünür belki. Şehir yine uyur, sokak lambaları yine yanar, saatler her zamanki gibi ilerler. Ama insan bilir. İçinde bir şeylerin yer değiştirdiğini hisseder.

Ben artık o geceyi bütün ayrıntılarıyla hatırlamıyorum. Hangi cümlelerin kurulduğunu, hangi şarkının çaldığını ya da saatin kaç olduğunu bilmiyorum. Çünkü zaman, detayları silip götürüyor. Ama hissettirdiklerini hâlâ taşıyorum. İnsan bazen bir anıyı değil, o anının içinde bıraktığı duyguyu hatırlıyor.

Belki de bu yüzden bazı geceler yıllar sonra bile karşımıza çıkabiliyor. Eski bir fotoğrafta, tanıdık bir kokuda ya da hiç beklemediğimiz bir şarkının arasında... Bir anda geçmişten bir kapı aralanıyor ve gözlerimiz bizi çoktan geride bıraktığımızı sandığımız bir ana götürüyor.

O zaman anlıyoruz ki bazı geceler aslında hiç bitmiyor. Sadece sessizleşiyor. Ve biz onları unutmayı değil, onlarla yaşamayı öğreniyoruz. Çünkü hafıza zamanla eksilir belki ama gözler bazı şeyleri kalpten daha uzun süre saklar.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Ümit Oklu Ümit Oklu, 1 Ağustos 1995 tarihinde Adana’da doğdu. Kamu personeli olarak aktif iş hayatını sürdürürken, hayatının merkezinde her zaman kelimeler, duygular ve insanın iç dünyasına duyduğu merak yer aldı. İnsanların içinde sakladığı duyguları, sustuğu cümleleri ve geceye bıraktığı düşünceleri yazıya dönüştüren Oklu; yazılarında modern insanın yalnızlığını, içsel kırılmalarını, umut arayışını ve kendini bulma çabasını sade ama derin bir anlatımla ele almaktadır. Melankolik ve sinematik bir üslubu benimseyen yazar, çoğu zaman sessizlikte büyüyen duygulara, insan ruhunun görünmeyen yaralarına ve insanın kendisiyle yüzleştiği anlara odaklanır. “Bir Ümit” ve “Bir Tesadüf” adlı eserleriyle edebiyat dünyasında yer alan Oklu için yazmak; bazen anlaşılmak, bazen susulan şeyleri duyurmak, bazen de insanın kendi kalbine bakabilmesidir.