EVEREST’İN TEPESİNDEKİ YEŞİL BOTLAR NE ANLATIYOR ?

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

Dünyanın en yüksek dağı olan Everest, pek çok dramatik hikayeyi bünyesinde barındırıyor. Yeşil Botlar da bunlardan bir tanesi...

2 Kasım 2026 - 06:18
2 Kasım 2026 - 06:18 ⏱ 5 dk Okuma Süresi
 0  2
EVEREST’İN TEPESİNDEKİ YEŞİL BOTLAR NE ANLATIYOR ?
Dünyanın en yüksek dağı olarak kabul edilen Everest; Nepal ve Tibet arasındaki sınır bölgesinde yer almaktadır. 8.849 metre yüksekliğinde olup Himalayalar’ın zirvesini oluşturan bu dağ, Temmuz ayında -19 ℃ sıcaklığa ulaşırken Ocak ayında görülen sıcaklık ise -60 ℃’ye kadar düşmektedir. Dağın üst yamaçları atmosferin üst kısımlarında yer aldığı için buradaki solunabilir oksijen miktarı deniz seviyesindekinin yaklaşık üçte biri kadardır. Bu nedenle canlıların büyük bir çoğunluğunun bu coğrafyada barınabilmesi pek mümkün değildir.
Everest, 1852 yılında Hindistan’ı haritalayan İngiliz araştırmacılar tarafından “zirve” olarak belirlenmiştir. Başlangıçta isminin “Peak XV” olması düşünülmüş fakat daha sonra Hindistan genel araştırmacısı olarak görev yapan Sir George Everest’in adının önerilmesiyle beraber bu isimde mutabık kalınmıştır.
Resmi olarak ortaya çıkarılmasının ardından pek çok ekstrem sporcunun dikkatini çekmeye başlayan Everest’in zirvesine ilk ulaşan kişiler, 1953 yılında Edmund Hillary ve Tenzing Norgay olmuştur. Bu başarılı girişimden oldukça etkilenen diğer adrenalin sevdalısı insanlar ise o zamandan bu zamana kadar sayısız deneme gerçekleştirmişlerdir. O birkaç dakikalık tarif edilemez tatmin duygusunu yaşayabilmek adına kendilerini gözü kapalı tehlikeye atmışlardır. Kimileri hedefini gerçekleştirmeye muvaffak olurken kimileri de dağın yamaçlarını süsleyen cesetleriyle beraber etraftan geçmekte olan dağcılara ürkütücü birer ibret örneği olmuştur.
Everest’e tırmanmak günümüz şartlarında dahi kolay değildir. Böyle bir eyleme kalkışmadan önce en az 1 yıl çalışılmalı ve mümkün olan tüm dağcılık eğitimleri eksiksiz alınmalıdır. İlk etapta aşırı soğuk havalarda, karlı ve yüksek yerlerde ağır bir sırt çantası ile yürüyebilme antrenmanları yapmak lazım gelir. Sonrasında ise vücut hem fizyolojik hem de psikolojik olarak bu zorlu yolculuğa hazırlanmalıdır. Çünkü kondisyon kadar ruh halini yönetebilmek de bu tırmanışı gerçekleştirirken fazlasıyla yardımcı olacaktır.
Belirlenen verilere göre bu güne kadar yaklaşık 280 kişi Everest Dağı’na tırmandığı sırada hayatını kaybetmiştir.  Bu ölümlerin %41.6’sı çığ, %12.5’i bitkinlik, %6.9’u düşme nedeniyle gerçekleşmiş; baş dönmesi, kusma ve baş ağrısı şikayetleriyle ortaya çıkan akut dağ hastalığından ölenler ise %16.6 oranında kalmıştır. Ölmek üzere olan dağcılara diğer dağcılar tarafından herhangi bir müdahalede bulunulması oldukça zordur. Çünkü koşulların çok ağır olması nedeniyle 1 saatlik oksijen bile büyük önem taşımaktadır. Yardım etmek isteyen dağcı hiçbir şey yapamayacağı gibi kendi hayatını da kısa süre içerisinde kaybetme durumuyla karşı karşıya kalabilir.  Bu sebeple zirvede veya zirveye yakın yerlerde ölen dağcıların cesetlerini dahi aşağı taşımak neredeyse imkansızdır. Helikopterlerin o yüksekliğe uçup asılı kalması mümkün olamayacağı için vefat eden 280 civarı dağcının bedenleri Everest’in eteklerinde kaderine terk edilmiştir. Bu bedenler arasında en tanınmış olanı ise “Yeşil Botlar (Green Boots)” lakabıyla bilinen talihsiz dağcının bedenidir.
İlk olarak 21 Mayıs 2001 tarihinde Fransız dağcı Pierre Paperon tarafından görüntüleri kaydedilen yeşil botlu dağcının kimliği uzun süre belirlenememiştir. Fakat daha sonraları, onun 1996 yılında gerçekleşen tırmanış sonucu kar fırtınası nedeniyle hayatını kaybeden 8 kişilik grubun içerisindeki Hintli dağcı Tsewang Paljor olduğu anlaşılmıştır. 8.500 metre yüksekliğindeki küçük bir kaya oyuğunda kıvrılmış halde bulunan ceset, zamanla; kuzey yönünden tırmanmakta olan dağcıların zirveye yaklaştıklarını anlamalarını sağlayan bir işarete dönüşmüş ve giydiği dikkat çekici yeşil botlar nedeniyle “Green Boots” olarak ünlenmiştir.
2006 yılında bir başka dağcı David Sharp tek başına Everest’e tırmandığı sırada Yeşil Botlar’ın yanına gelerek dinlenmek için oturmuştur. Ardından dizlerini karnına çekip kafasını öne doğru eğmiş ve birkaç yardım isteyen cümle sayıkladıktan sonra kısa süre içerisinde hayatını kaybetmiştir. Oturduğu pozisyonda ölen David Sharp, iddialara göre Yeşil Botlar ile karıştırıldığı için henüz hayattayken öldüğü sanılmıştır. Spekülasyonların bu denli büyük olması ise Green Boots’un daha da ünlenmesine sebep olmuştur. Bunun yanı sıra Green Boots 2014’te bir anda ortadan kaybolmuş, 2017 yılında yanındaki oksijen tüpleriyle beraber yeniden ortaya çıkmıştır. Ceset hala daha ilk günkü gibi bozulmamış bir şekilde durarak dağcılara rehberlik yapmaya devam etmektedir.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

busrabulut 2017'den beri içerik yazarlığı yapıyorum. Bugüne kadar 40 küsür platformda yazılarımla yer aldım. 2024 yılında ise "Ulu Bilge" isminde bir öykü kitabı çıkarttım.