Sessizliğin Ağırlığı

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...
21 Aralık 2025 - 16:49
21 Aralık 2025 - 16:49 ⏱ 2 dk Okuma Süresi
 0  34
Sessizliğin Ağırlığı

İçimde, boğazıma kadar batan düşüncelerin esiri; ayaklarımda yalancı sevgilere dolanmış prangalarla yürüyorum. Avuçlarımda kor bir alev taşıyorum ama yangını avuçlarımı değil, yüreğimi yakıyor.

Her adımda biraz daha ağırlaşıyor içimdeki sessizlik. Sanki biri içimde yıllardır susturulan bir çocuğun feryadını taşıyor da ben o sesi duymazlıktan geliyorum. Kaçtıkça daha çok yakalanıyorum kendime…  Bazen en çok kendime yenik düşmek yoruyor beni. Ve bazen düşünüyorum… İnsan nasıl bu kadar yanıp da kül olmayabiliyor?

Nasıl oluyor da kırıldıkça hâlâ ayakta kalmayı bir görev gibi taşıyor üzerinde?

Sanki bir labirent kurmuşlar ruhuma; her dönüşümde yeni bir çıkmaz, her duruşumda yeni bir ağırlık karşılıyor beni.

Düşüncelerimin kapısına kalın bir süngü çekiyorum. Bazen ben bile ulaşamıyorum. Kendi içimin kapılarında bekleyen bir yabancı gibiyim artık… Ne içeri girebiliyorum ne de çıkıp gidebiliyorum.

 Kendi sesime bile mesafe koyduğum anlar oluyor. Düşüncelerim beni duymasın diye sessizce nefes alıyorum sanki. İnsan bazen kendinden bile saklanmak ister mi? İstermiş… Çünkü en zor yüzleşme, insanın kendi kırıklarını görmesidir. Ben de o kırıkları her gördüğümde içimde bir yer biraz daha sızlıyor. Ve ben, o sızıya alışıyormuş gibi yaparak yaşamaya devam ediyorum.

Her gece şefkatli bir anne edasıyla örtüyorum tüm kırıklarımın üzerini. Beni ben yapan tüm acılarıma büyük bir minnet duyarak.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Elif Hanne Çocukluğundan beri bulduğu her satıra tutunan, İnsanlardan nefesi daraldıkça kalem ve defterlerine sığınan, iç seslerin izini süren naçizane bir kalem.