Arka Bahçelerimiz

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...
19 Nisan 2026 - 10:08
19 Nisan 2026 - 10:08 ⏱ 2 dk Okuma Süresi
 28  76
Arka Bahçelerimiz

Yaş oldukça fark ediyor insan, ruhunun

arka bahçesini ya da fark etmiyor belki de ömrü

boyunca. Oysa bir görebilse belki de çok şey

değişecek tıpkı doğadaki döngü gibi, devamlı

akısta hepimizin arka bahçeleri. Önce mis kokulu

çiçeklerle doluyor bahçemiz, ilkbaharı

yerleştiriyoruz umutlarla, heyecanla, aşkla.

Derken yaz geliyor bir rehavet rahatlık çöküyor

ruhumuza. Deniz'in serinliğini maviliğin huzurunu

arıyoruz;  yaz gecelerinde sahilde yakılan ateşin

etrafında, şarkı söylemek istiyor ruhumuz.

Ondan da sıkılıyoruz sonra değişiklik istiyor

bünye. 

'Şu bahçeye bir serinlik gelse' diyoruz renkler

değişse mesela yeşiller sararsa, kızarsa hatta

dökülse, yağmurlar yağsa bahçemize, toprak

koksa her yer. Tablo gibi süslense; sarılarla,

turuncularla, kahvelerle... Hüzün de lazım arada

belki biraz ağlamak iyi gelir bazen. Sonra döngü

devam eder, ruh ayaza vurur git gide.

Fırtınalarla, karla, boranla gelir kış bahçelerimize.

Çekiliriz içimize; yere düşen yaprakların, toprakla

buluşmasını seyrederiz. Ağaçların, çiçeklerin

kökleriyle buluşup hemhal olmasını bekleriz.

Çünkü biliriz, her kışın sonu bahardır.

Bugün benim doğum günüm. Arka bahçem de

geziniyorum. Sonbahar da en sevdiğim mevsimdeyim. 

Çocukluğumla, genç kızİığımla

laflaşıyoruz; elimizde mis kokulu kahvelerimizle.

"Anlat" diyor kizlar sonra. "Burası bayağı

büvüdü. Ulu ulu ağaçlar da ektirdin bize, mevsimlik çiçekler de. 

Bazen çitleri beyaza boyattin, bazen siyaha. Arada deliliğin tuttu,

yoldurdun şurada ki güzelim çimleri. Sahilde dört

nala koşturduğun atın da dinleniyor orada bak

zavallım. Bazen kızdık sana bazen de "aferin

kızım yürü" dedik. Kimi zaman durdun vazgeçtin

ama sen yine her zaman ki durma hiç olur mu?

Bahçe de daha çok iş var. Biz buradayız,

bekliyoruz. Yaşlılığın seni bize getirinceye

kadar."

Gözlerimi kapatıyorum "teşekkürler hayat

verdiklerin için de, vermediklerin için de ve daha

vereceklerin için de." Teşekkürler.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Nilgün Erdem Nilgün Erdem Özgeçmiş 1969 yılında Keşan’da doğdum. Ortaokul ve lise eğitimimi Bursa’da tamamladım. İş hayatıma Bursa’da özel bir inşaat şirketinde ön muhasebe görevinde başladım, ardından İstanbul’da ECA Holding’de satış temsilcisi olarak çalıştım. Emekli olduktan sonra yazıya yöneldim. 2021 yılında katıldığım bir yazı atölyesinde yaklaşık üç yıl boyunca yazma serüvenimi geliştirdim. Bu süreçte yazı, hayalini kurduğum bir tutkuya dönüştü. Kitap okumaya olan sevgim, yazma deneyimimle birleşince kendi hikâyelerimi kurmaya başladım. Kitap: Yansımalar (Kolektif kitap, İkinci Adam Yayınları, 12 kadın yazar ile birlikte, 2023) Dergiler ve Seçkiler: Eşitlendik mi (Mahal Dergi, 2024) Eylül’müş (Myrina Yayınları, “Fıstıklı Helva” seçkisi, 2024) Proformis (Panzehir Dergi, 2025) Şahmaran’ın Gözyaşları (Bilakis Dergi, basılı sayı, 2025) Gün Gün Eksilmek (Bilakis Dergi, basılı sayı, 2025) O gece, Tren, Kadın (İshak Edebiyat, 2025) Üsküdar Vapuru ( Öykümen Edebiyat Dergisi, Ocak 2026) Mühürlü Sessizliğin Ezgisi ( Edebi Dergi, Nisan 2026) Melek Olmama Gerek Yoktu ( Çiğ Dergisi, Nisan 2026) Şu anda mücevher tasarımcısı bir kadının Kongo’da başlayıp Foça’ya uzanan hikâyesini konu alan ilk romanım üzerinde çalışıyorum. Bunun yanı sıra öykü yazmaya devam ediyorum.