Bazı Masalların Yarım Kalması Hakkında - I

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...
12 Nisan 2026 - 13:34
12 Nisan 2026 - 13:34 ⏱ 2 dk Okuma Süresi
 31  97
Bazı Masalların Yarım Kalması Hakkında - I

Canım kendim,
İçimde plastik çiçeklerden bir orman yetiştirdim,
Sulanmaya ihtiyacı olmayan, solmaya bile mecali kalmayan...
Bazı masallar diyorum, neden ille de devlerin öldüğü yerlerde biter?
Oysa asıl devler, ay sonunu getiremediğimiz faturaların arasındadır.

Uyuyan Güzel, o iğneyi parmağına batırmasaydı da,
Bir dikiş makinesinin başında kendi söküklerini dikseydi.
Yüz yıl uyumak da neymiş?
İnsan uyandığında her şeyi aynı bulacağını sanıyor,
Oysa dünya, biz gözümüzü kapattığımızda bile eskimeye devam ediyor.

Mesela Hansel ve Gretel diyorum,
O şekerden evi hiç bulamasalardı.
Ormanda kaybolup, bir ağacın gölgesinde birbirlerine masal anlatsalardı.
Cadının fırınına düşmekten daha zordur çünkü,
Dünyanın o soğuk ve şekersiz gerçekliğinde uyanık kalmak.
Kuşlar ekmek kırıntılarını yemeseydi de,
Çocuklar yollarını bulup, hayatın o sıkıcı düzlüğüne dönmeselerdi.
Yarım kalsalardı yeşilliğin içinde,
Büyüyüp birer mutsuz yetişkin olmasalardı keşke.

Ya o Kurbağa Prens?
Öpülünce yakışıklı bir adama dönüşmeseydi mesela.
Vıraklayıp dursa ve bir göletin kenarında huzurla yaşasaydı.
Çünkü prensler diyorum,
Sadece masallarda söz tutarlar.
Gerçek hayatta hepsi birer hayal kırıklığı koleksiyoncusu.
Prenses altın topunu çamurlu suda bıraksaydı da,
Kendi oyununu kendi kursaydı, birinin "gel" demesini beklemeden.

Bazı masallar yarım kalmalı.
Bir şarkının en güzel yerinde plağın takılması gibi...
Ali Baba, o gizli mağaranın kapısında "Açıl susam açıl" demeyi unutsaydı.
Hazineye değil, kendi fakirliğinin onurlu yalnızlığına dönseydi.
Çünkü altın dediğin, insanın içindeki o pası silmeye yetmiyor.

Gökten üç elma falan düşmesin,
Yer çekimine ayıp olur şimdi bunca kederin içinde.
Biz eksik kalalım diyorum,
Yırtık bir sayfa gibi,
Okunması en merak uyandıran yerimizde bırakalım bu hayatı.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Güler Şaki “2001 yılında Gaziantep'te doğan ve Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nden mezun olan yazar, çocukluğundan beri süregelen kitap tutkusunu erken yaşlarda yazıya dökmeye başladı. Lise yıllarındaki ilk denemelerinin ardından, son bir buçuk yıldır yazı çalışmalarına aktif olarak hız verdi. Edebi üretimlerinde Peyrev mahlasını tercih eden yazar, okurlarıyla kalbî ve fikrî bir bağ kurmayı amaçlamaktadır."