KİBRİTÇİ KIZ YAŞAMAK İSTİYOR!

Şubat 10, 2025 - 11:37
Şubat 10, 2025 - 22:35
 0  811
KİBRİTÇİ KIZ YAŞAMAK İSTİYOR!

Kar ... 

Ne mucizevi şey!

Hele ki gecenin karanlığından kardan aydınlık bir sabaha uyanmışsan ...

Pamukvari beyaz ise her yer ...

Gözünü açtığında her yerin kirinden pasından arınmış beyazlığın sabahıyla karşılanmış ise ne mutlu olur insan değil mi ? 

Elinde bir fincan ile o büyülü tanelerin yer yüzüne düşüşünü izlemek ...

Peki hiç düşündüğünüz mü yüzümüzde kocaman bir gülümseme içimizde tarifsiz bir huzur barındıran bu manzara birçoğu için tane tane ölüm olup düşüyor toprağa?

Her kar yağışında ben bunu düşünürüm. Önce yüzüme yerleşen kocaman bir gülümseme ile karda yapılabilecek bir dolu eğlenceli etkinlik düşer aklıma ... Sonra ... Çocukluğumun en büyük ve ilk acısı: KİBRİTÇİ KIZ MASALI...

Elindeki kibritlerin alevinde buz gibi havada gördüğü hayallerle ısınması ve kibritler sönmesin bu rüya bitmesin diye dua eden kocaman gözleri... 

"Hiç kibritim kalmadı, eve dönemem" derken sesindeki sessiz ve titrek korku...

"Keşke babaannem burda olsaydı, gelip beni de alıp götürseydi" diyerek elini göğsüne bastırarak dilediği dileğin kabul olması...

Bir yılbaşı akşamında evlerinde sayısız yiyeceklere ve dolu dizgin eğlenceye yetişmek isteyen ben-ci insanların görmeden , sesini duymadan, gözlerindeki sevincin de acının da kırıntısını hissetmeden yanından geçtikleri kendisi küçük ama gönlü hayalleri büyük bir bedenin karlar üstünde donarak ama büyük bir huzurla yüzüne yansıyan koca bir gülümsemeyle sessizce dünyadan göçüp gitmesi ...

Bir gece önce yaşarken , hayattayken onu görmeyenlerin karlar üstündeki donmuş bedenini ertesi gün görmesi ... Haksız birkaç gözyaşı döküp hayatlarına geri dönmeleri ...

Her biriniz bilirsiniz bu masalı... Hepimizin yüreğini yakan bir masal bu ve unutamadığımız bir masal!

Aslında öyle sandığımız!

Bizler o gece kibritçi kızın yanından gelip geçen, ne yardım eden ne bir kutu kibrit alan hatta onu görmeyip donmasında sorumlu olan sonra da saçlarını okşayarak donmuş bedeni başında bir kaç damla döken ardından hiçbir şey olmamış gibi hayatlarına dönenen yürekleri olmayan varlıklarız...

Hala kar yağıyor , dünyanın bir çok yerinde kimi yıl daha az kimi yıl daha çok ama hala kar yağıyor olmayan gönüllerimize..

Bu karın altında yalın ayak dolaşan sessiz ve kimsesiz o kadar çok KİBRİTÇİ KIZ var ki ...

Ben artık ne kara "Beyaz ölüm" diye kızıyorum ne de kış ayının ayazına alev soğuğu diye ... Çünkü kış kar taneleri ile o ölen bir tabiatın üstünü örtüyor ve can suyu oluyor, onu bahara hazırlıyor. Ya bizler ?

Bizler kimin , kimlerin can suyu olabiliyoruz ?

Kibritçi kızlar sadece soğuk bir uykuya dalmıyor şimdi. Görmeyen gözlere, duymayan kulaklara sesleniyor. Tüm güçleri ile haykırıyor:

TUTUN ELLERİMDEN, YOKSA DÜŞECEĞİM! 

SÖNECEK İÇİMDE, BAHARIM ATEŞİM...

TUTUN ELLERİMDEN YOKSA BİTECEĞİM!

DERİN UYKULARA YALNIZ GİDECEĞİM...

Kibritçi kızların hepsi yaşamak istiyor. Kimseden korkmadan, kimseden kaçmadan... Kimse onları incitmeden, yüreklerinde de bedenlerinde de büyük ve derin yaralar açmadan..

Kibritçi kızların hepsi yaşamak istiyor. Bedenlerini saran hastalıklara direnirken, yemek yiyemeden konusamadan savaşıyorlar. SMA ve daha nice nice dertler ile...

Kibritçi kızlar aramızda ve hepsini yaşamak istiyor. Hepsi direniyor ... Onların cansız vücutları karlara düşmeden ellerindeki kibritleri almalı gönül köşklerimizde bir köşe vermeliyiz onlara .

İstedikleri şeyler çok da zor, çok da imkansız değil kulak verin yeter : Gönülleri sevgiye doymak, ruhlarındaki yaralar sarılmak ve geleceğe  dair güzel hayaler kurmak istiyorlar. Hepsi bu ...

Kibritçi kızlar aramızda ve hepsi yaşamak istiyor. Hepsi aslında ben-ci insana yardım etmek istiyor. Bize yardımlaşmayı, sevmeyi ve başkalarını da düşünmemiz gerektiğini anlatmak istiyorlar . Onlar yaşamak ve bizleri de yaşatmak istiyorlar.

Müsade edelim onlara, biz onları  yaşatırken onlar da bizi insanca yaşatsınlar.

Müsade edelim ve hep birlikte kurtulalım...

Yasemin OCAK 

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

SUSmaYAN ŞİİR- Yasemin OCAK Yasemin OCAK; yazar ve şair. 1990 yılında Bolu’da doğdu. 2012 yılında KTÜ- Türkçe Öğretmenliğini bitirdi. Şu an Samsun’un Ladik ilçesinde öğretmen. Öğrenmekte ve öğretmekte. Çocuklar ve gençler ile iç içe… Birçok eseri dergilerde yayımlandı. Yazmaktan yorulmuyor. Okumakta ve yazmakta daima. Şiirler ve masallar hiç susmasın diye asla! Eserleri: Sessizliğin Uğultusu, Aşkın ta Kendisi, Toprak Ana İle Mor Ağaç (ŞİİRCE MASALLAR 1)...