Evlilik: Konfetiler Patlarken Kaybolan Samimiyetler

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...
4 Şubat 2025 - 23:48
4 Şubat 2025 - 23:48 ⏱ 3 dk Okuma Süresi
 3  820
Evlilik: Konfetiler Patlarken Kaybolan Samimiyetler

Eskiden evlilik, bir nevi “köy dayanışması”ydı; çiftçinin traktörü, komşunun koyunu, halanın dört katlı yorganı göreve çağrılırdı."Hadi bakalım herkes el atsın, bu çocukların evini düzenleyelim," der gibi herkes seferber olurdu. Bugünse tek seferberlik, aile bireylerinin kredi kartlarında başlayıp ve maalesef bankalarda son buluyor. Eskiden "Tarlayı verdik sizin olsun, mutluluklar," diyerek görevini tamamlayan babalar, şimdi düğün salonunun ödemesi için tapuyu satıyor. 

Elbette eskiden her şey mükemmel değildi. Görücü usulü evliliklerin de kendine özgü baskıları, bireylerin özgür iradesini hiçe sayan tarafları vardı. Ancak modernite de özgür iradeyi, tercihlerimizi görünmez zincirlere vurarak satın alıyor gibi hissettiriyor. 

Şimdiye gelirsek, modern çağın evlilik hikâyesi tamamen başka bir senaryoyla yazılıyor. Eskiden bir tarlayı gözden çıkaran ebeveynler, şimdilerde "Tarlayı satalım da o otel düğünün parasını çıkaralım" moduna geçmiş durumda.Yetmedi mi? Baby shower organizasyonu geliyor. Eskiden doğan bebek, bir köyün mutluluk kaynağıydı; komşular helva kavurur, gelen giden "Maşallahı var," deyip giderdi. Şimdi? Artık her şey bir şov. “Gender reveal” adı altında Pembe mi? Mavi mi? diye konfeti patlatıyoruz. Neyse ki bebeklerin rengi hala gri de, konfeti patlatırken birileri "nötrü de düşünelim" diyebiliyor. Söylemeden edemeyeceğim: Doğan bebek dedesinin yüzünde mavi simlerin olduğu videoları izlediğinde terapi faturalarını kim ödeyecek? 

Eş bulma kısmı ise bambaşka bir hikâye. Eskiden aileler şehirlerarası şebekeler gibi çalışır, "Bizim Ayşe'nin yaşı geldi, Mahmut'un da eli ekmek tutuyor," diyerek birleştirme yaparlardı. Şimdi ise algoritmalar var: Sağa kaydırırsan olumlu, sola kaydırırsan "asla olmaz". Artık "bio'da Nietszche yazıyor ama fotolarda protein tozu var, olur mu bu?" tartışması yapıyoruz. Hangi ara eşimizi "ekranı kaydırarak" seçmeye başladık bilinmez ama algoritmaların ilerde evlatlarımıza “gelecekteki çocuğunun DNA analizine göre bu aday %80 uyumlu” uyarılarıyla seçim yapıp yapmayacağımızı merak ediyorum. 

Bir de düğünler var tabii. Eskiden herkes elindeki kısıtlı imkanlarla ama bol sevgiyle bir araya gelir, çalınan sazın yanında halaylar çekilirdi. Bugünse drone ile çekim yapılmayan, Boğaz manzaralı VIP otelde gerçekleşmeyen düğünler eksik sayılıyor. Gelinlikle dans ederken "Aa drone yukarıda, dur yüzüm düzgün çıksın," deme kaygısı da cabası. 

Sonuç olarak, gelenekten moderniteye bu geçiş öylesine tuhaf ki, ne eskiyi tamamen yürütebiliyoruz ne de yeniyi savunabiliyoruz. Fakat bir şey kesin: Teknolojiyle romantizmimizi, şaşaa ile samimiyetimizi yitirmezsek, evlilik denilen bu çok paydaşlı macera hala "biz" olma potansiyelini taşıyor. Ama lütfen, konfeti patlatmayalım. Hala gri iyidir.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Fatma Betül Öztürk Editör / Köşe Yazarı