Bay Romantik Yarı tekting hikayesi

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

Bu bir yarı tekting hikayesidir.

18 Şubat 2025 - 14:29
 0  765
Bay Romantik Yarı tekting hikayesi

.

2.  Bölüm. 

Azra dün geceden beri hiç uyumamıştı.

Bütün gece enine boyuna iyice düşünmüş ve sonunda bir karara varmıştı.

Uyuyamayacağını anlayınca sessizce odadan çıktı.

Telefonu eline alarak geri odasına döndü.

Odanın ışığını açmaya gerek duymadı. Ailesini rahatsız etmek istemiyordu.

Telefonu eline alarak, Watpadda girdi. Yeni hikaye bölümüne tıklayarak derin bir nefes alarak yazmaya başladı.

Yazdığı şiirin adını " Gecem gündüzüme karıştı be adam!"

Koyduktan sonra devam etti.

" Gecem gündüzüme karıştı be adam!

Sen geldin, uykularım karıştı.

Gecem, gündüzüme karıştı be adam!

Sen geldin ya, aklım karıştı."

İşte böyle yazmıştı. Tekrar tekrar yazdığını okudu. Emin olunca da, yayınla yazısına tıklayarak Watpadda paylaştı.

Yusuf bu, sürprizi görünce acaba ne yapacaktı? E, hep o sürpriz yapacak değildi ya...

İçinde bir yerlerde hala hata yaptığını zannediyordu.

Aldığı karardan hiç pişman değildi. Aksine en doğru kararın ikisi için de, bu olduğuna emindi. Bir yandan da, kalbiyle aklı savaş veriyordu.

Daha içinde aşktan çok baskın bir duygu vardı.Vicdan azabı yiyip bitiriyordu.

Daha önce bu, sanal ortamda olanlardan çok ağzı yanmıştı. Artık deyim yerindeyse, yoğurdu üfleyerek yiyecekti.

Daha dikkatli olacaktı. Ailesinin ise bundan hiç haberi yoktu.

Telefonu eline aldığında Yusuf'un mail adresine girdi. Yazdığı şiiri gönder tuşuna bastıktan sonra da, ekranda bir yazı belirdi.

" Mesaj gönderilmiyor." Halbuki o kadar emek vermişti. Kendi kendine oflarken, telefonun titremesiyle o an donakaldı. 

Yusuf'u engellemişti ama o, instgramdan ona mesaj atmıştı.

İlk konuştuklarında Azra'ya sosyal medyası olup olmadığını sormuştu. Azra ise korktuğu için aynen şu cevabı vermişti

0508: İnstgramın var mı?"

Azra: Hayır yok." 

Azra her ne kadar istemese de, pembe bir yalana başvurmuştu. Çoğu zaman yalan söylemek iyiydi.

Bir süre Yusuf'tan hiç mesaj gelmedi.

Bir kaç dakika sonra..

0508: Niye yalan söylüyorsun, baktım varmış İnstgramın?"

Azra o an donakaldı. Bu, çocuk tahmin ettiğinden daha zekiydi. Acaba hacker filan olabilir miydi?

Azra ne yazacağını bilemiyordu. Aksine deyim yerindeyse, yalancının mumu yatsıya kadar, derler. Azra bu kadar erken açık vereceğini tahmin edemezdi.

0508: Beni niye Watpad'dan engelledin. Tam bir şey yazacaktım, baktım mesaj gitmiyor."

Azra parmaklarını masaya vurarak işte şimdi sırası, diyerek yazmaya koyuldu.

Azra: Çünkü bir karar vermem gerekti. Ben zaten başından sana olmaz, demiştim. Ama sen inat ettin."

Azra: Senin bana hissettiğin gibi benim sana karşı öyle bir duygum yok maalesef."

0508: Ben de, sana aşık değilim demedim zaten... Sadece hoşlantı dedim."

Azra: Hem ben nereden bileceğim, belki bir organ mafyasısın, beni kandırıyorsun?"

0508: Olabilir, ben de aynı şeyi senin için düşünüyorum. Sen de, beni kandırıyorsun belki de... Hem sen bu kafayla çok yaşamazsın, senin psikolojin bozulmuş. Her adamı o tiplerden sanıyorsun." 

Azra bu yazılanı okuyunca sinirden dişlerini sıktı. Burnundan sinirle soluk alıp verirken, telefonu yere fırlatmamak için kendini zor tuttu.

Sinirle gülerken, başını iki yana salladı. Yusuf ona hangi hakla ruh hastası diyordu ki, o ne yaşadığını biliyor muydu?

O sinirle telefonu yatağa fırlattı. Tam o esnada Yusuf'tan bir mesaj geldi.

0508: Merak etme, seni bundan rahatsız etmeyeceğim. Sen istemediğin sürece de, sana yazmayacağım. Kendine iyi bak."

Azra şok içinde mesajı okurken, o an tam mesaj yazıyordu ki, ekranda şu yazı çıktı.

0508 seni engelledi.

Azra kendi kendine " Allah, Allah ya! Adama bak, bir de trip atıyor." Diye cevap verdi.

Ama bir yandan da, sosyal medyada tek konuştuğu insandı. O yüzden bir taraftan da, bu duruma çok üzülmüştü.

Bir şeyler yapması lazımdı. Çocuğun gönlünü almalıydı.

Watpadda girerek, Yusuf'un mesaj bölümüne girdi. Engel tuşunun üstüne gelerek, bir süre bekledi.

Sonuçta vicdanlı insandı o.

Derin bir nefes alarak engel tuşuna bastı

Bir süre sonra da, ekran da Yusuf kişisini sessizden çıkardın, diye yazı belirdi.

Kendi kendine " Bakalım, şimdi ne yapacaksın?" Diye söylendi

O gece Yusuf'tan hiç mesaj gelmedi. Hatta aradan bir kaç gün geçti.

En sonunda Yusuf'tan bir mesaj geldiğinde Azra heyecanla mesajı açtı

0508: Bakıyorum da, engeli kaldırmışsın, bunu yapmanı gerektiren neden nedir?"

Azra yüzünde gülümsemeyle bir süre ekrana baktı. Demek ki, Yusuf küsmemişti.

Azra: Kaldırdım, çünkü beni kalbim buraya getirdi. Küstün mü bana?"

Bir süre cevap gelmedi. Muhtemelen ne yazacağını düşünüyordu.

0508: Yok, küsmedim. Sana ciddi davrandığımdan belli değil mi? Ben, sana dedim. Ne zaman istersen ben buradayım."

Azra yüzünde gülümsemeyle hemen cevap yazdı. Yusuf'un onu affetmesine sevinmişti.

Azra: Ben, ne yapacağımı bilemedim. Çünkü ilk defa başıma geliyor. Bir de bu sosyal medyada başıma bir sürü olay geldi."

0508: Anlıyorum, ne gibi olaylar, anlatmak istersen dinlerim?"

Azra bunun üzerine iç çekerken, anlatıp anlatmamakta kararsız kaldı. Eğer anlatmaz sa, kendi kendini mahvedecekti.

Çünkü o, içine atan bir insandı. Öyle asla ağzına geleni söyleyemezdi. Hem birine anlatmaya ihtiyaç duyuyordu. Anlatırsa eğer içindeki o, onu boğan karanlık gider, biraz olsun ferahlardı.

Azra: Yakın bir arkadaşım bana ahlaksız teklifte bulundu desem?"

Azra aklına geldikçe tüyleri ürperdi. O anı hatırlamak bile canını acıtmıştı. Midesi bulanıyordu, kusmamak için kendini zor tuttu.

0508: Sen ciddi misin? E, ne oldu peki?"

Azra: Bana, gel hayal kuralım dedi. Tabi ben ilk başta güzel hayaller sandım ama değilmiş. Sonra da, bana eğer istemiyorsan söyle dedi. Ondan beri kimseye güvenmeyeceğim." 

0508 : Benim de başıma geldi. Bana da, yakın bir arkadaşım kamerayı açarak uygunsuz bir halde karşıma çıktı. Sonra da, nikah masasına oturdu. Ben de, nikah şahidi oldum."

Azra okurken kendi gibi birinin daha bu durumu yaşadığına içten içe sevindi. Bu durumda yalnız değildi.

Azra: Ay sinirim bozuldu. Hahaha."

0508: Ay, boşver canım! Olur olmaz tipler için niye sinirini bozuyorsun."

Azra: Doğru diyorsun aslında."

Azra: Ben sana sormayı unuttum, sahi sen nasıl kadınlardan hoşlanırsın? Ben mesela pantolon giymeyi çok severim."

0508: Kadınlarda etek severim, elbise severim. Hem birlikte dışarı çıkacağımız zaman öyle bedenini gösteren dar pantolon giymeni istemem. Benden başka vücut hatlarını kimse görmesin. Evdeyken dekolte giyebilirsin, mini giyebilirsin."

Azra okudukları karşısında ağzı açık kalmıştı. Bu, çocuk ne diyordu böyle? Hangi hakla giyeceği kıyafete karışırdı.

Azra çocuğu denemek için o bir yem atmıştı, başarılı olmuştu da...

Azra bir kez daha bu ilişkinin olmayacağını anlamıştı. Çocuk odunun tekiydi. Bildiğin yontulmuş odun..

Azra sinirden tırnaklarını kemirmeye başladı. Kimse onun özgürlüğünü kısıtlayamazdı.

Azra: Benim kitap yazmam lazım, sen kitap yazmıyor musun?"

0508: Hayır, ben sadece şiir yazıyorum."

Azra: O zaman görüşürüz."

0508: Tamam canım, yazınca bana haber ver. Rüyanda beni gör, iyi geceler, tatlı rüyalar!"

Azra bunu okuduğu halde görmemezlikten geldi. Artık Yusuf'tan soğumuştu.

Yusuf'un mesaj bölümüne girerek, tekrar engele bastı.

Telefonu kapatarak, kitap yazmaya koyuldu.

Sabah çoktan olmuştu. Telefonun sesiyle gözlerini kısarak uyandı.

Telefonu eline aldığında yazan kişiyi gördüğünde derin bir of çekti.

Yusuf görüntülü arıyordu. Muhtemelen, engellediğini fark etmişti.

Açmaz sa, ailesi sesi duyup, "Kim o kızım sabah sabah arayan?" Diye soracaktı.

O yüzden aceleyle görüntülü aramayı yanıtladı.

Karşısında Yusuf'u görünce yutkundu. Çocuk ona kırgın gözlerle bakarken, " Günaydın, beni gene engellemişsin. Hikaye yazacağım diyorsun, ben de tamam diyorum. Bakıyorum sonra yine engellemişsin."

Azra bunun üzerine üzgün gözlerle Yusuf'a baktı. Şimdi bunu yapmaz sa, hiç bir zaman yapamazdı

Yusuf da, iyi birine benziyordu. Onu üzmek hiç ama hiç istemiyordu.

Azra: Engelledim. Ben bir karar verdim. Gerçekten iki gece hiç uyumadım. Enine boyuna iyice düşündüm. Bunu yapmak hiç istemem, seni kırmak ise asla.. Ama biz birbirimize uygun değiliz. O yüzden kendine iyi bak. Annen sana başka birini bulur, hem benden daha çok sevecek birini."

Yusuf bunun üzerine acıyla gülümserken hiç cevap vermedi. İki genç bir süre birbirlerine öylece baktılar.

Azra dudağını dişlerken, Yusuf zoraki gülümseyerek başını salladı.

0508: Peki, madem öyle diyorsan öyle olsun. Ama şunu unutma, ben sana asla kızmıyorum, seni anlıyorum. Ben kendime kızıyorum, nasıl bu kadar kör olabildim diye.. Sen beni istemediğin halde, ben hala inat ettim. "

Azra'nın duydukları karşısında göz yaşı yanağından süzüldü. İşte yaralamıştı, ona yapılanın aynısını o, da başka birine yapmıştı.

Onunla alay etmişti. Onun saf, tertemiz aşkını kullanmıştı. Ama iş işten çoktan geçmişti. Artık elden ne gelirdi. Son pişmanlık fayda etmezdi ki..

Azra burnunu çekerken, titrek sesiyle Yusuf'a " Yusuf. ben!" Derken Yusuf elini susması için kaldırdı.

0508: Sen beni istemediğin halde seni bu kadar sevdiğim ve göz yaşı döktüğüm için kendime kızıyorum."

Azra başını iki yana salladı. Ona acı dolu gözlerle bakarken, Yusuf canını yakacak son sözü söyledi.

0508: Kendine iyi bak!" 

Ekran kapandığında Azra bir süre simsiyah ekrana baktı. Gözyaşları gözünü yaktığı için gözleri acı acı yanıyordu.

Öyle ki, gözleri bulanık olduğundan dolayı etrafı zar zor görüyordu.

Sarsak adımlarla ayağa kalkarak, yatağına yattı. Sessizce ağlamaya başladı.

Zaman geçtikçe Azra 'nın acısı hafifledi. Hatta öyle ki, Yusuf ' u bile unutmuş, normal dünyaya dönmüştü.

Güzel, zevk alacağı bir işe girmişti. Her şey yolundaydı. Neredeyse Yusuf'la son konuştuğundan beri 3 ay olmuştu.

Ama Azra'ya 3 yıl gibi gelmişti. Ara ara Yusuf aklına geldikçe acaba ne yapıyor diye düşündü.

Ta ki, Yusuf'tan mesaj gelene kadar... 

Azra merakla ekrana baktı. Bunca zaman sonra hala ona yazıyor muydu?

Hem de, ona çok ağır şeyler söylemişken....

Derin bir nefes alarak mesaja tıkladıktan sonra gönderen kişiye baktı.

Yusuf, bu sefer başka bir takma adla ona mesaj göndermişti. Profiline de, aynen şöyle yazmıştı.

" İnsanlar yalancı." Azra kendi kendine gülerek, bir süre bu cümleyi düşündü.

Yusuf ona üstü kapalı bir halde yalancı diyordu. Evet, onun gözünden düşmüştü. Kendi elleriyle kendini ne hale getirmişti.

Ne yazdığını merak ederken, mesajı okumaya başladı. Mesajda aynen şöyle yazıyordu.

" Nasılsın, adıma şiir yazan kadını merak ettim?"

Azra bunun üzerine bir süre durdu. Uzun zaman sonra ilk defa ona cevap yazacaktı.

Azra: İyiyim, hani konuşmayacaktık."

0508: Sen beni unutmuş olabilirsin ama ben söz verdiğimi asla unutmam. "

Azra tek kaşını kaldırarak ekrana baktı.

Ne yani ona söz vermemişti ki, yani daha doğrusu o öyle zannediyordu.

Yusuf 'a cevap yazmadan ekranı kapattı. İşine kaldığı yerden devam etti.

Anlaşılan Yusuf ondan vazgeçmeyecekti.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Merve Geçit 16. 09. 1994 yılında Erzurum'da doğdum. Küçük yaştan beri şehir şehir gezdim. En sonunda ise Kıbrıs Lefkoşa Türk lisesinden mezun oldum. Yazmayı, kitap okumayı müzik dinlemeyi film izlemeyi müze gezmeyi yeni yelrer keşfetmeyi çok severim. İlk kitabım bir sene önce çıktı. Şimdi ikinci kitabımı bastırıyorum. Tam 8 yıldır internetten hikayeler yazıyorum. Şu an özel bir şirkette tasarımcı olarak çalışıyorum.