Yazılamayanın Yazısı

Temmuz 1, 2025 - 14:35
Temmuz 2, 2025 - 12:44
 0
Yazılamayanın Yazısı

Kalemin hangi harfe asılacağı belli olmayan bir metin bu. Ne başı belli ne sonu. Ne neye dokunuyor, ne neyle bütünleşiyor. Her cümle, içinden çıkan ama nereye gideceğini bilmeyen bir adım gibi. İçte birikenleri dışarı kusmak isteğiyle dolu bir hâl var, fakat hangi kelimeyle başlanacağı belirsiz. Dilin ucunda dolaşan düşünceler var ama hiçbir harf anlatmaya yetmiyor. Kalem elde, fakat yolunu kaybetmiş bir yolcu gibi dolanıyor satır aralarında.
Birkaç gözyaşının ardına gizlenmiş, acınası bir kahkaha dolaşıyor ortalıkta. Ne tam bir ağlama mümkün, ne de gerçek bir gülüş. Gülmek, çoğu zaman sadece bir alışkanlık artık. Belki bir kaçış yolu, belki de kandırmanın bir biçimi. Ancak her kahkaha boğazda yeni bir yumruya dönüşüyor. Gülmenin ardından gelen sessizlik en çok o oluyor, çünkü neye gülümsendiğini değil, neye susulduğunu hatırlatıyor.
Duraksamalar var. Konuşmak için değil. Düşünmek için de değil. Belki de en kafiyeli şekilde kusmak için. İçte biriken, anlatılamayan, anlatılmaya çalışıldığında boğaza saplanan ne varsa, hepsi o duraklarda birikiyor. Sessizlik büyüyor. İç dünya genişliyor. Ama kişi küçülüyor. Kendi içinde daralan bir hâle dönüşüyor.
Bu yazının bitmeyeceği hissi ağır basıyor. Çünkü kalem hâlâ kararsız. Hangi harfe değeceği, nerede duracağı belli değil. Ama belki de mesele bu değil. Belki de önemli olan, kalemin nereye gittiği değil… İçeriden neyin döküldüğü.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Sude Arslan Sosyal Çalışmacı - Köşe Yazarı