Reşat Nuri GÜNTEKİN ve Çalıkuşu

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...
4 Eylül 2025 - 22:05
4 Eylül 2025 - 22:05 ⏱ 7 dk Okuma Süresi
 0  101
Reşat Nuri GÜNTEKİN ve Çalıkuşu


Edebiyatımızın en önemli yazarlarından olup, dönemin şartlarını, yaşayış biçimini ve hatta 
istenen idealleri bize, yormadan aynı zamanda bayağılaşmayan yumuşacık dili ile anlatmıştır.
Askeri doktor olan babası Nuri Bey'in vazifesi gereği Anadolu'nun acılarına tanık olan 
yazarımızın çocukluğu, babasının büyük kitaplıkları arasında geçmiş, kendisi d öğretmenlik 
vazifesine gönül vermiştir. Milli Eğitim Bakanlığı'nda müfettiş olarak görev yaptığı yıllarda 
gezdiği Anadolu köylerini eserlerinde bize adeta resmetmiştir. Gezileri hakkında "Ben çok 
gezerim.Bunlar diplomat gezileri gibi planlı, programlı şeyler değildir;daima kendi 
sınırlarımız içerisindedir; yelken gemileri gibi esecek rüzgara göre rota değiştirir. Bazı 
saatlerce tenha bir istasyonda tren, yahut güneşle beraber uyumuş bir kasabanın otelinde 
uyku beklerim. Fazla bir yağmur, yahut kar fırtınasında bir iki gün bir köyde kapanıp 
kalırsam arayıp soranım bulunmaz. Gün olur ki bomboş bir ovanın ortasında otomobil 
bozulur; şoför, oradan geçen kamyonlardan pompa,tel, meşin ve lastik parçaları tedarik 
edip makine veya tekerleği tamir edinceye kadar etrafta dolaşırım; yahut eski taş basması 
Muhammdiyelerdeki Cennet bağı resimlerini andıran cılız bir ağacın altında otururum. Bu
saatlerde vakit öldürmek için icat ettiğim çarelerden biri de elime geçen kağıt parçasına 
yollarda gördüğüm öteberiyi karmakarışık not etmektir." demiştir.Anadolu Notları kitabı da 
diğerleri gibi bu notların eseridir. Romancılığı hakkında sorulan sorulara ise " Konu, pek ilkel 
şekilde aklıma gelir.Hiçbir zaman,hemen derhal bu konunun planını yapıp da yazmaya 
başladığım vaki değildir.Bulduğum konuyu,zihnimde bir kenara atarım. Onu francala 
hamuru gibi kendi kendine kabarması için uzun müddet bırakırım. Çok defa aradan birçok 
senenin geçtiği de olur. Bu müddet zarfında konuya bazı ilaveler yaparım. Bazı kısımlarını 
atarım, çıkarırım." şeklinde cevaplıyor. Memleketçi yazarlarımızdan olan Güntekin, realist 
çizgiden ayrılmadan, kahramanları idealize etmeden yansıtmayı başarmıştır. Merhameti ile 
tanınan yazarımızın kahramanları bütünüyle iyi ya da kötü değildir. Yuvarlak bir karakter 
çizimi vardır. Yazarın kendisine ün kazandıran, en çok okunan, hakkında Atatürk'ün "Çok 
ağrım vardı. Senin Çalıkuşu'nu okurken ağrım sızım hafifledi." dediği Cumhuriyetten bir 
yıl önce yayınlanan ve dönemin sosyokültürel yapısını bizlere gösteren başyapıtı "Çalıkuşu" 
adlı eserinden detaylıca bahsetmek istiyorum. Yüze yakın eser vermesine rağmen Atilla 
Özkırımlı' nın da dediği gibi "Çalıkuşu'nun yazarı" olarak tanınmıştır. Peki Çalıkuşu'nu bu 
kadar önemli kılan nedir? Az çok bahsettiğimiz dönem romanı olmasının dışında aşk 
hikayesinin içine gizlenmiş bir memleket meselesini anlatması sayesinde basımının ardından 
yüzlerce kadın öğretmenin Anadolu'ya tayinini istemesine sebep olmuştur. Son derece yalın 
ve akıcı dili her kesim tarafından okunurluğunu arttırmıştır. Hep bahsettiğimiz aydınların 
Anadolu'ya yönelmesi tabirin canlı bir portresini çizmiştir. Fransız okulunda eğitim görmüş, 
modern yaşamın alışığı,İstanbul Hanımefendisi olan Feride Anadolu'nun köylerinde 
öğretmenlik vazifesi yapmak için şehrinden ayrılmıştır. Bu süreçte yaşadıkları, Anadolu'da 
gördükleri, halkın ona ve eğitime karşı duruşu hem Feride'yi hem de okuyucuları hayrete 
düşürür. Böylece henüz yüzleşmemiş olan kesim de Feride ile Anadolu'yu gezer. Bu romanın 
en önemli özellilerinden biridir. Halkın eğitimi için seferberlik başlamasına neden olur. 
Özellikle bir kadının gözünden ele alınmış,toplumun kadına bakış açısı, iş hayatında kadının 
yaşayacağı zorluklar, yaklaşımlar gözler önüne serilirken, bir yandan da buruk yaşam öyküsü 
ve merhametli yanıyla Feride, Anadolu'nun haliyle de uyum içerisinde anlatılmıştır. Aynı 
Feride gibi ülkenin bucaklarında da bir yetimlik ve öksüzlük vardır. Devlet sırtını halka 
dayamıştır. Yeniden şahlanmak için büyük bir fedakarlık lazımdır, tıpkı Feride'nin kendini 
Anadolu evlatlarına adayışı gibi, arada güçlü bir sevgi vardır. Eser, diğer dönem 
romanlarından ayrılıp hem etki kitlesinin büyüklüğünü hem de ölümsüzlüğünü içerisine 
gizlendiği aşk hikayesine borçludur. Feride başına buyruk bir tavırla değil yaşadığı hayal 
kırıklıklarıyla gitmiş, bu da onu okuyucu önünde sempatikleştirmiştir. Anne-babasının 
dizinin dibinde büyümüş bir kız profilindense, Feride'nin yalnız ve hırçın bir çocukluk 
geçirmesi de yine böylece okuyucuyu bu yolculuğa hazır hale getirmiştir. Tamamen idealize 
edilmiş olsaydı bu suni karakter okuyucuya insani bir pay bırakmazdı ve Feride'yi 
sevmelerine engel olurdu.
Kendi aldığı eğitim ve köyde verildiğine şahit olduğu eğitim Doğu-Batı 
yüzleşmesinin ilk anıdır. Okul vardır lakin içinde ilim ve bilim yoktur.Cezalar, sınıflar dersler 
eğitim esaslarından bîhaberdir. Romanda pek çok köy ve şehir gezmiş olan Feride sabit 
kahraman olup çokça dekoratif kahramana da yer verilmiştir. Sıradan bir insanın 
karşılaşacağı kadar karakter vardır. Bu hem romanın gerçekçiliğini arttırmış hem de sosyal 
yönünü ağırlaştırmıştır. Yaratım esası ile Feride bir karakterdir. Fakat kendisinden sonra 
yazılacak romanlara ilham olmasıyla bir "tip" özelliği taşır.Okuduğu Fransız mektebi onun 
milli duygularına hasar vermemiş, çocukluğunun ve çevresindekilerin üzerindeki etkisini 
korumuştur. Babasından ince fikirli oluşunu, Hüseyin'den maceracı ruhu almıştır. Romanın,
Feride, aşığı ve bir de aşık ve maşukun yardımcıları olan iki kahramanı temel alarak örülmüş 
olan bu olay örgüsüyle halk hikayeline benzer bir yanı da bulunmaktadır. Bunun için Feride 
edebiyatta bir arketipi de canlandırır. Aşıklar önce kavuşmuş, ardından ayrılmış ve tekrar 
kavuşmuştur. 
Yazımında idealleri ve hayat hikayesindeki bir takım benzerliklerle Halide Edip'in
Feride'ye rol model alındığını düşünsek de, esasen Feride Halide Edip'in coşku ve 
milliyetçiliğinden uzaktır, genç kadın öğretmenlere ve aydınlara örnek bir karakter olmanın 
ötesine geçememiştir. Feride bir gözlemcidir. Günlük tarzı yazımıyla geriye dönüşlü bir 
anlatıma, bugün-dün-bugün ilerlemesi ile de ilmikli zaman örgüsüne örnektir.
Basım farklılıkları:
1-5. bölümler ilk baskıda yazarın ağzından anlatılmıştır. Beşinci baskıdan sonra birinci bölüm 
günlük haline getirilmiş ve eser yedi günde yeninden tefrika edilmiştir. Altıncı baskıdan sonra 
son halini almıştır. Önceki basımalarda yer alan sınıf-kafes benzetmesi kaldırılmıştır.

Merve Bilge  SERTKAYALI

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow