Hiç

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...
9 Haziran 2025 - 21:58
 0  839
Hiç

"Kimsenin ayağına dolanmadan, kimsenin umurunda olmadan."

Savruluyorum. Dört bir yana. Bilinçli bir çöküşün içinde, göz göre göre. Her çarpış, her sekme, ruhumdan bir parça daha koparıyor. Hınçla… Kendi içimde yankılanan bir patlama gibi.
İnsanlar… Ağızlarında çürümüş iki kelime, beyinlerinde sarkık perdelerin ardına gizlenmiş kirli senaryolar. Kalplerinde ise bozuk saat gibi tik taklayan arzular… Sanki üzerime geçirilmiş bir deli gömleği gibi: “uyumsuz” damgası alnıma kazınmış.
Kafalarının içindeki kılıflara sığmadığımda, üstüme yağdırdıkları lanetlerle tanışıyorum. Mübarek değilim, kahrolası bir bozguncuyum onlara göre. Kurallarını yırtıyorum, suratlarına tükürür gibi yaşıyorum.
Ama içim çığlık çığlığa.
Durmak istiyorum… Sahi, bir insan ne zaman gerçekten durabilir? Bir yaprak gibi düşmek istiyorum, sessizce… Kimsenin ayağına dolanmadan, kimsenin umurunda olmadan. O sonbahar anı gibi: yavaş, hüzünlü, ama onurlu.
Bir köşeye kıvrılıp unutulmak istiyorum. Bütün hikâyelerimi susturup sadece var olmak. Çatlamış ellerimle kendimi kazımak istiyorum bu hayattan. Çünkü bazen yaşamak; ölü bir şehri sırtında taşımak gibi.
Ve ben artık o şehri bırakmak istiyorum.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Sude Arslan Sosyal Çalışmacı - Köşe Yazarı