İSKELEDE BEKLEYEN MARTILAR

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

Dünyayı kaçırmaktan korkarken kaçırdığımız tek şey, tam şu an durduğumuz yerdir.

29 Haziran 2026 - 16:10
29 Haziran 2026 - 16:10 ⏱ 3 dk Okuma Süresi
 2  88
İSKELEDE BEKLEYEN MARTILAR

"Her yerde olan hiçbir yerde değildir." — Seneca

İskelenin ucunda, deniz köpüklerinin ahşaba vurduğu yerde, yan yana dizilmiş duruyorlar. Ne bir telaşları var ne de arkalarından onları kovalayan birileri. Kanatları her an uçmaya muktedirken, saatlerce sadece duruyorlar. Gözleri denizin dalgalarında, rüzgârın gelişinde. Oradalar. Sadece ahşap parçasının üzerinde bekliyorlar.

Biz ise tam karşılarında, ellerimizde avuç içimize sığan o küçücük ekranlarla bir şeyleri kaçırma korkusundan muzdaribiz. Başkalarının ne yaptığını, nereye gittiğini, ne yiyip ne içtiğini görmezsek hayattan geri kalacağımızı sanıyoruz. Bir yerlere yetişmeye çalışırken aslında hiçbir yerde olamıyoruz. Gözümüz sürekli bir sonraki adımda, bir sonraki bildirimde. Bu aman vermez seyretme ve her şeye yetişme arzusu, bizi oturduğumuz sandalyeden, soluduğumuz havaya kadar koparıp alıyor. Gitmediğimiz yolların, yaşamadığımız anların yasını tutmaktan, tam şu an önümüzde duran denizi göremiyoruz.

Martılar ise iskele babasının üzerinde dururken dünyanın geri kalanında ne olup bittiğiyle zerre ilgilenmiyorlar. Balığın ne zaman geleceğini bilmeden, rüzgârın hangi yönden eseceğini hesaplamadan bekliyorlar. Bu bekleyiş bir çaresizlik ya da tembellik değil. Hayatın akışına duyulan bir güven. Kaçırdıkları hiçbir şey yok, çünkü ait oldukları tek yer zaten burası.

Sürekli bir şeyleri yakalamaya, her anı doldurmaya çalıştıkça tükeniyoruz. Tükendiğimiz her an da hayata biraz daha yeniliyoruz. Yanı başımızda nefes alanın sesini duymak yerine, kilometrelerce uzaktaki bir yabancının hayatını yakalamaya çalışıyoruz. Akıp giden dünyayı ıskalama endişesiyle başkalarının dünyasına her sığınışımızda, avucumuzdaki tek hakikat olan şu anı harcıyoruz. Martıların sakin ve kıpırtısız duruşu ise bize hep unuttuğumuz gerçeği hatırlatıyor olmalı. Hayat, telaşlı adımlarla kovaladığımız belirsiz uzaklıklarda değil. Durup soluklanmayı becerebildiğimizde, bastığımız toprakta canlanıyor.

Dünyayı kaçırmaktan korkarken aslında kaçırdığımız tek şey, tam şu an durduğumuz yerdir.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Sahra Demirer İnsanlar tutarsızken, cümleler nasıl tutarlı olabilir ki zaten?