BEN , BANA BENZEYEN BİRİYİM.

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

Ben, bana benzeyen biriyim.

9 Ekim 2026 - 17:25
 0  10
BEN , BANA BENZEYEN BİRİYİM.

Ben, bana benzeyen biriyim.

Ne bütünüyle başkalarına benzerim ne de başkalarına benzemek için kendimden vazgeçerim. İçimde kimsenin bilmediği cümleler, yüzümde anlatamadığım hikâyeler, yüreğimde yalnızca benim bildiğim izler taşırım.

Bazen suskunluğumla tanınırım, bazen bir cümleye sığdıramadığım düşüncelerimle… Bazen herkese güçlü görünürüm de kendi içimde kırıklarımı toplarım. Bazen küçücük bir sözle mutlu olur, bazen koca bir dünyanın ağırlığını sessizce omuzlarım.

Ben, yaşadıklarımdan ibaret değilim. Yaşayamadıklarım da var içimde. Söyleyemediklerim, yarım kalan hayallerim, kimseye anlatmadığım kırgınlıklarım ve her şeye rağmen yeniden yeşerttiğim umutlarım…

Beni tanıdığını söyleyenler olabilir. Oysa insan, kendini bile her gün yeniden tanırken bir başkasını ne kadar tanıyabilir ki?

Ben değişirim. Dün sustuğum yerde bugün konuşur, dün üzüldüğüm şeylere bugün gülümseyebilirim. Bazen kendime kızar, bazen kendimi affederim. Çünkü ben de öğreniyorum; insan olmayı, ayakta kalmayı, gerektiğinde gitmeyi, gerektiğinde yeniden başlamayı…

Kimine göre fazla duygusal, kimine göre fazla inatçı, kimine göre anlaşılması zor biriyim. Belki de hepsinden birazım. Ama en çok, kendime benzerim.

Başkalarının kalıplarına sığmak zorunda değilim. Herkesin doğrusu benim doğrum, herkesin yolu benim yolum olmak zorunda değil. Benim de kendime ait bir hikâyem, kendime göre bir yürüyüşüm var.

Bazen kendime bile yabancılaştığım olur. Aynaya bakıp gözlerimdeki yorgunluğu gördüğüm, geçmişimi düşünüp iç çektiğim, geleceğe dair sessizce hayaller kurduğum zamanlar… Ama ne yaşarsam yaşayayım, dönüp dolaşıp yine kendime gelirim.

Çünkü insanın en uzun yolculuğu, kendine yaptığı yolculuktur.

Ben, eksiklerimle, çelişkilerimle, hatalarımla, doğrularımla kendimim. Herkesi memnun edemeyeceğimi öğrendim. Herkesin beni anlamasını beklemenin de kendime haksızlık olduğunu…

Artık biliyorum; kendim olmak için kimsenin iznine ihtiyacım yok.

Ben, bana benzeyen biriyim.

Biraz dünüm, biraz bugünüm, biraz da henüz yaşayamadığım yarınlarım…

Ve bütün bunların arasında, başkasına dönüşmeden kendim kalmaya çalışan bir insanım.

Belki de hayatın en güzel tarafı budur: Herkesin arasında kendine ait bir ses taşıyabilmek ve o sesin içinde kendini kaybetmemek.

Ben, bana benzeyen biriyim.

Ne fazlası ne eksiği…

Sadece kendim.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

AYŞE KÜÇÜKIŞIK Ayşe Küçükışık Yazar • Şair • Editör “Her yazarın kaleminin ardında bir yaşam hikâyesi vardır. Ayşe Küçükışık’ın yazarlık yolculuğu da çocukluk yıllarında başlayan bir hayalin, engellere rağmen vazgeçmeyen bir azmin ve yıllar boyunca süren üretme tutkusunun hikâyesidir.” Ayşe Küçükışık, 05 Mayıs 1972 tarihinde Berlin’de çalışmak üzere Almanya’ya giden bir Türk işçi ailesinin çocuğu olarak doğdu. Altı yaşına kadar Berlin’de yaşadı. Daha sonra ailesiyle birlikte Türkiye’ye dönerek ilk ve orta öğrenimini Mersin’de tamamladı. İşitme güçlüğü nedeniyle eğitim hayatında çeşitli zorluklar yaşadı ve lise ikinci sınıfta örgün eğitimini bırakmak zorunda kaldı. Ancak bu engeller, yazmaya olan ilgisini ve üretme azmini azaltmadı. Yazarlık yolculuğuna, ortaokul yıllarında katıldığı bir hikâye yarışmasıyla ilk adımını attı. Kaleme aldığı hikâye önce okul birincisi, ardından il birincisi seçildi. Öğretmenleri tarafından iller arası yarışmada temsil edilmesi için girişimlerde bulunulsa da ailesinin izin vermemesi nedeniyle bu önemli fırsata katılamadı. Yaşadığı hayal kırıklığı, onda vazgeçmek yerine yazmaya daha sıkı sarılma isteği uyandırdı. Bu süreçten sonra ailesinden gizli şiirler yazmaya başladı. Şiirleri 90’lı yıllarda “Eda Alaş” mahlasıyla Mersin’deki çeşitli radyolarda yayımlandı ve dinleyicilerden ilgi gördü. Bir radyo kanalından çalışma teklifi almasına rağmen ailesinin izin vermeyeceğini düşündüğü için bu teklifi değerlendiremedi. Buna rağmen yazmaktan hiç vazgeçmedi; yaşadığı her deneyimi kalemine taşıdı. Şiir, öykü, deneme ve roman türlerinde eserler veren Ayşe Küçükışık, insanın iç dünyasını, yaşamın izlerini ve toplumsal konuları içten bir anlatımla ele almaktadır. Yazdığı 100’e yakın şiirin bir kısmı Fikir İzleri Platformu’nda ve diğer dijital platformlarda yayımlanmıştır. Ayşe Küçükışık'ın kaleme aldığı "Almanya Treni" adlı roman, 2010'lu yılların başında TRT tarafından düzenlenen bir senaryo yarışmasına gönderildi. Eserin konusu ilgi görmesine rağmen, senaryo teknik formatına uygun hazırlanmadığı için değerlendirme sürecini tamamlayamadı. Daha sonra Wattpad'de yayımlanan roman, zamanla hesabına erişim sağlanamaması nedeniyle uzun süre okurlardan uzak kaldı. Ancak yazarın yıllar önce sakladığı çıktılar ve notları, bu hikâyenin yeniden hayat bulmasını sağladı. Aradan geçen yıllarda ilk Türk işçilerinin Almanya yolculuğuna ilişkin araştırmalarını derinleştiren Ayşe Küçükışık, tanıklıklardan, tarihî kaynaklardan ve aile anlatılarından yararlanarak romanını yeniden ele aldı. Bugün “Almanya Treni”, ilk hâlinden çok daha kapsamlı, belgesel yönü güçlendirilmiş yeni versiyonuyla Fikir İzleri Platformu’nda bölüm bölüm yayımlanmaktadır. Tamamladığı ARDA adlı romanı da gerçek hayattan esinlenerek yazılmış olup Fikir İzleri Platformu’nda okurlarla buluşmuştur. Hâlen Fikir İzleri Platformu’nda editör olarak görev yapmakta, eserleri kişisel blogunda ve çeşitli dijital platformlarda okurlarla buluşmaktadır. Yazıları; kişisel blogu, Wattpad, Pinterest ve sosyal medya hesapları aracılığıyla geniş bir okur kitlesine ulaşmaktadır. Roman, şiir ve öykü çalışmalarını sürdürmekte; yaşanmış hayatları edebiyatın gücüyle geleceğe taşımayı amaçlayan eserler üretmeye devam etmektedir.