HAYATIM

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

Özgürlük, ona sadece bir adım uzaktaydı... 

26 Ağustos 2026 - 06:57
26 Ağustos 2026 - 06:57 ⏱ 4 dk Okuma Süresi
 0  31
HAYATIM

​1. BÖLÜM: Rüzgarın Çağrısı

​Mihriban için hayat hiçbir zaman düz bir çizgiden ibaret olmamıştı. O, çizgilerin dışına taşmayı, kendi patikasını kendi çizmeyi sevenlerdendi. Aynanın karşısına geçip aynadaki yansımasına baktığında ilk işi, uzun saçlarını özenle örmek olurdu. O ince ince örülen her tutam, onun için sadece bir saç modeli değil; içindeki bağımsız ruhun, doğaya ve köklerine olan o sessiz bağlılığının bir simgesiydi.

​Mihriban’ın içindeki bu enerjiyi durdurmak zordu. Gündüzleri sorumluluklar, dersler ve geleceğe dair planlar zihnini meşgul etse de akşam olup da ortalık sakinleştiğinde ruhu her zaman açık yollara, rüzgârın sesine ve gecenin gizemine çekilirdi.

​İşte yine öyle akşamüstlerinden biriydi. Gökyüzü mor ve turuncu tonlarına bürünürken Mihriban, evlerinin yakınındaki o sessiz tepeye çıkmıştı. Tam o sırada arkasından gelen neşeli ayak sesleri sessizliği böldü.

​"Yine fısıltıları dinlemeye mi geldin, Özgür Kız?"

Mihriban arkasını döndüğünde Aysima’nın yüzündeki o sıcacık gülümsemeyi gördü. Aysima, Mihriban’ın sadece en yakın arkadaşı değil, zihninin içindeki fırtınaları tek bir bakışıyla anlayan tek kişiydi.

​"Rüzgâr bu akşam başka türlü esiyor Aysima," dedi Mihriban, saçındaki örgünün ucunu düzeltirken. "Sanki bana henüz keşfetmediğim yolların olduğunu hatırlatıyor."

​Aysima yanına oturup omzunu omzuna çarptı.

"Senin o yollara düşeceğinden hiç şüphem yok zaten. Ama önce şu dünyevi işleri bir halletsek mi? Edilay ile Tuanay aşağıda bizi bekliyor, 'Mihriban Abla yine hangi hayal âlemine daldı' diye sabırsızlanıyorlar."

Mihriban gülümsedi. Edilay ve Tuanay... Hayatlarına girdiklerinden beri gruba getirdikleri o cıvıl cıvıl, bitmek bilmeyen enerji Mihriban’a her zaman iyi geliyordu. İkisi de grubun neşesi, Mihriban’ın ise adeta gözü gibi koruduğu en yakın genç dostlarıydı.

​Aşağı indiklerinde Edilay elindeki soğuk içecekleri sallayarak, Tuanay ise her zamanki enerjik tavrıyla onları karşıladı.

​"Nihayet gelebildiniz!" dedi Tuanay gülerek. "Mihriban Abla, yine Artemis modunu açıp ağaçlarla konuşmuyordun umarım?"

​"Ağaçlarla değil, rüzgârla konuşuyordum," diye takıldı Mihriban. "Ve bana dedi ki:" Bu kızlar yakında büyük bir maceraya atılacak!"

Edilay gözlerini parlatıp öne atıldı:

"Gerçekten mi?

Ne macerası?

Yoksa o bahsettiğin şeyi mi yapacaksın artık?"

Mihriban’ın gözleri bir anlığına yoldan geçen bir motosikletin sesine kaydı. Derin, tok bir motor sesi sokağı inletip uzaklaşırken Mihriban’ın kalbi ritim kaçırdı.

​"Yapacağım," dedi kararlı bir sesle. "Kendi yolumu çizeceğim. İki teker üstünde, rüzgârı tam karşıma alarak..."

​Tam o sırada patikadan aşağı doğru gelen tanıdık adımları fark ettiler. Güven veren duruşu ve elindeki çay bardağıyla Serbay yaklaşıyordu. Serbay, Mihriban’ın hayatındaki en sağlam limandı. Herkes Mihriban’ın hayallerine "biraz fazla özgürce" derken, Serbay sadece gülümser ve ona inanırdı.

"Yine ne planları yapılıyor bakalım burada?" dedi Serbay, Mihriban’ın yanına gelip gözlerinin içine bakarak.

​Aysima araya girdi:

"Bizimki yine rüzgarın peşine takılma kararı aldı, Serbay bey."

Serbay, Mihriban’ın saçlarındaki örgülere ve gözlerindeki o kararlı ışığa baktı.

"O rüzgar Mihriban’ı nereden çağırıyorsa, oraya gitmeli," dedi yavaşça. "Ben kaskını hazırlayayım o zaman?"

Mihriban gülümsedi. İçindeki o vahşi, doğaya ve özgürlüğe âşık ruhun tam olarak anlaşıldığını hissettiği anlardan biriydi bu. Hayatındaki dostları, Serbay’ın desteği ve içindeki durdurulamaz tutkuyla, artık ilk adımı atmanın zamanı gelmişti.

Özgürlük, ona sadece bir adım uzaktaydı... 

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Mihriban Börklüoğlu İnstagram:@mihriban_brkl16