İÇİMDEKİ KANLI KAVGALAR | BÖLÜM 1

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...
2 Ağustos 2025 - 21:21
2 Ağustos 2025 - 21:21 ⏱ 8 dk Okuma Süresi
 0  551
İÇİMDEKİ KANLI KAVGALAR | BÖLÜM 1

Agatha, o geceyi hiç yaşamamayı dilemişti. O saatte neden uyandı? O'nu uyanma içgüdüsü iten dürtü zihninin hangi karanlık odasındaki duvara çarpmıştı da yerinden sıçrayarak uyanmıştı? Bu sorularla kafasını kurcalarken masasının dağınıklığına baktı. Veronica sessizce Agatha'yı izlemeye devam edemedi ve kısık bir sesle "Zihnindeki dağınıklık kadar kötü durmuyor." dedi. Agatha şaşkın ve buğulu bakışlarla Veronica'yı süzdü.

- Tüm bu dağınıklığın içerisinden nasıl çıkacağız?

Veronica, usulca uzandığı yerden doğruldu ve temkinli adimlarla Agatha'ya yaklaştı.

- Acının içinden geçmeden dışına çıkamayız. Birlikte başarmak zorundayız ve başaracağız.

Agatha bu sözlerin kendisine güven hissi verdiğini sezdi ve Veronica'ya sarıldı. Sessizce gerçekleştirdikleri sarılma Agatha'nım hıçkırarak ağlamasıyla son buldu. Yavaş yavaş kendini bıraktı ve diz çöktü. Kafasını duvara doğru kaldırıp yalvaran gözlerle baktı. Veronica bu duruma son vermesi gerektiğinin bilincindeydi ve soğukkanlılıkla durdu. Bir yandan Agatha'yı izleyip kontrol ederken diğer yandan masanın üzerinde bulunan radyoya yürüdü. Radyoyu açtı ve sandalyeye oturdu. Agatha radyodan gelen sesle beraber Veronica'ya doğru dönmüştü.

- O gece yaşananlar...

Radyoda bu sözlerin devamı gelmemiş, radyo bozulmuştu. Kulak tırmalayan bir cızırtı eşliğinde gecenin sessizliği yırtılıyordu. Veronica radyoyu hızlıca kapattı ve ışığı açtı.

O gece yaşananlar, bunu yaşayanlar arasında bir sırdı. Bu sırra Veronica hakim değildi. Agatha ise, yaşananların baş kahramanıydı. Radyoda duyduğu yarım kalmış cümle zihninin içinde tekrar ederken aynı cümleleri sayiklamaya başladı. Kontrolü kaybediyordu. Veronica, Agatha'yı olduğu yerden kaldırdı ve yatağa uzandırttı.

- Sana bir bardak su alıp geleceğim, sakince beni bekle.

Veronica, odadan çıkarken kapıyı aralık bıraktı. Hafif hızlı adımlarla mutfaga doğru yürürken yüzünde bir ıslaklık hissetti. Burnundan akan kan damlaları dudağına doğru süzülüyordu. "Bir bu eksikti!" diye söylenerek banyoya yöneldi. Burnunu yıkamaya başladı, suyu olabildiğince az açmıştı gürültü yapmaktan çekiniyordu. Kanamasının durduğunu fark edince kurulandı ve aynaya baktı. Aynanın köşesindeki kırık bir kısım olduğunu fark etti. Yavaşça oraya doğru yöneldi ve eliyle aynaya dokundu. Tam bu sırada elektrikler kesildi ve Veronica korkuyla beraber tıslayıp banyodan çıktı. Her zaman cebinde taşıdığı minik el fenerini çıkarttı ve Agatha'yı kontrol etmeye gitti. Odaya geldiğinde kapı kapalıydı, biraz şaşkınlıkla ve temkinli bir şekilde kapıyı açtı. Kapının girişinden tüm odaya fener tuttu fakat Agatha odada değildi. Telaşla odaya daldı ve "Agatha!" diye seslenmeye başladı. Seslenişlerinin dört duvarlara çarpması ve biraz yankı yapması dışında geceye dair başka hiçbir ses yoktu. Veronica, ne yapacağını bilemez bir halde evin içini gezmeye karar verdi. "Belki beni merak edip yanıma gelmiştir." Bu düşünceyle kendini sakinleştirdi ve mutfağa gitti. Feneriyle etrafa bakınıyor yavaş adımlarla yürüyordu. Mutfağın girişine fenerini tuttuğunda yerdeki cam kırıklarını gördü. Aniden "Bu nasıl olabilir?" diye kısık sesle kendi kendine konuşmaya başladı. Daha birkaç dakika önce mutfaktaydı ve herhangi bir şeyin kırılma sesini duyabilirdi. Cam kırıklarına aldırış etmeden mutfaga doğru yürümeye başladı. Bahçeye açılan kapı aralıktı. Bir küfür savurdu ve korkuyla geri döndü. Bahçeye çıkmaya cesaretini toplayamadı. Kol saatini kontrol etti, 04:27. Koridora döndü ve ev telefonundan Nick'in numarasını tuşladı. "Umarım uyanıksındır, umarım uyanıksındır, umarım uyanıksındır..."

- Hey! Rüyanda beni mi gördün?

- Nick...

- Sen, sen iyi misin Veronica?

- Acilen buraya gelmen gerekiyor.

- Hey, bekle sakin ol. Birkaç dakikaya yanındayım sakın kımıldama ve sakin ol. Geliyorum.

Veronica, cevap vermedi.

Veronica, elinde telefonla kaskatı kesilmiş bir şekilde olduğu yerde sadece duruyordu. Nefes almakta güçlük çekerek elindeki telefonu düşürdü. Nick'in seslenmelerinin hiçbirisini duymuyordu. Telefonun ardından kendisi de yere düştü. Gözleri usul usul kapanırken, "Kardeşim..." diye sayıklamaya başladı.

Veronica, yirmi üç yaşındaydı. Agatha'nın ablasıydı. Kız kardeşinin sadece ablası değil hem annesi hem babasıydı da. Hayat genç yaştayken olgunlaştırmıstı onu. Geri kalan hayatını her şeyiyle kardeşine adamış, onun mutluluğu için çabalamıştı. Yaşadıkları müstakil ev miras olarak kendisine kalmıştı. Barınma problemleri yaşamadıkları için kazandığı cüzi miktar onlara yetiyordu.

Nick, Veronica'nın sevgilisiydi. On yedi yaşındayken lisede satranç kulübünde tanışmışlardı. Veronica ilk satranç maçını Nick'e karşı oynamıştı. Oyunun en başındaki tokalaşmada elleri arasında elektriklenme oluşmuş ve gülüşmüşlerdi. Nick, oyunu büyük bir farkla kazanmış ve Veronica'ya oyunu beraber analiz etmeyi teklif etmişti. Bu teklifi ettiği yerde dört ay sonra çıkma teklifinde bulunmuştu. Veronica çıkma teklifini kabul ederken "Evlilik teklifini de burda yapmak gibi bir düşüncen varsa lütfen unut çünkü hiç şansın yok." demişti. Nick, Veronica'dan bir yaş büyüktü. Hafta içi, araba tamirinde çalışıyor. Hafta sonları da sokak sanatçılığı yapıyordu. Dolu bir arkadaş çevresi ve yoğun bir hayatı vardı. Veronica'yla evlenme planlarını yapıyordu.

Şimdiyse neyle karşı karşıya olduğunu bilmeden aceleyle evden çıkmış sevdiği kadının yanına hızlıca gidiyordu. Benzin göstergesi yanıp sönerken, kararmış gözleriyle sadece gaza basıyordu. Evin önüne geldiğinde ışıkların hiçbirinin yanmadığı gördü, hızlıca kapıyı tıklattı ve "Veronica, ben geldim sevgilim." diye seslendi hiçbir ses gelmeyince kapıyı tokatlamaya başladı. Birkaç saniye sonra dayanamadı ve kapıyı kırmaya çalıştı. Kapıyı zamanında babası yapmıştı, ve olması gerekenden kat kat daha sağlamdı. Bu bilgi aklinin köşesine geldiğinde sinirle yere tükürdü ve evin köşesini döndü. Mutfaktaki arka kapıya yöneldiginde kapının aralık olduğunu gördü. Korkusuzca içeri daldı ve seslenmeye başladı. Sessizlik hakimdi ve sessizlik Nick'i geriyordu. Mutfaktan koridora doğru yöneldiginde yerdeki cam kırıklarından birisine bastığını çıkan sesle fark etti o sirsds yerde yatan Veronica'yı gördü ve cam kırıklarını umursamadan hemen yanına koştu. Nabzını kontrol ettiğinde içi rahatladı.

- Sevgilim, iyi misin?

- Aç gözünü birtanem, geldim.

Veronica, Nick'in ellerinin bedenine dokunuşunu hissetmiş gözlerini acmaya çalışmıştı.

- Nick...

- Söyle birtanem, yanındayım burdayım.

Nick, elleriyle Veronica'yı sarmıştı. Veronica'da kendini Nick'e bırakmıştı. Bedeni çok yorgun düşmüştü. Nick'in kollarını kollarıyla sardı ve uyukladı. Uyuklamasıyla birlikte "Agatha..." diye sayıklamaya başlaması bir oldu. Nick o an Agatha'yı kontrol etmesi gerektiğinin farkına vardı. Veronica için fazlasıyla endişelenmisti ve Agatha'yı unutmuştu. Önce yerde duran feneri aldı sonrasinda da Veronica'yı kucağına aldı ve yatağına doğru götürdü. Odayı kontrol ettiğinde Agatha'nın burada olmadığını gördü. Agatha neredeydi? Evin içini dolaştı fakat hiçbir şey bulamadı. Fenerin ışığı azalmaya başlamıştı, pili bitmek üzereydi. Nick elektrik kesintisi olmadığını biliyordu. Şartelleri kontrol etmek için bodrum katına indi. Şartel atmıştı... Tekrardan sartelleri eski haline getirdi ve yukariya çıkmak için döndü. Işıkların yanmasıyla birlikte feneri kapattı ve cebine atti. Merdivenlerden çıkarken yerdeki kan damlalarını gördü, henüz kurumamış oldukça tazeydi. Nick burada neler olduğunu bir an önce öğrenmek için Veronica'nın yanına çıktı.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow