<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
     xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
<channel>
<title>Yazarlar &amp;amp; Paylaşım Platformu &amp; Taha Öztürk</title>
<link>https://fikirizleri.com/rss/author/taahaaozturk</link>
<description>Yazarlar &amp;amp; Paylaşım Platformu &amp; Taha Öztürk</description>
<dc:language>tr</dc:language>
<dc:rights>Bu web sitesinin telif hakları © Fikir İzleri &amp;apos;ne (veya belirtilen kişiler hak sahibi olanlara) aittir ve ilgili mülkiyet, telif hakkı, ticari marka, kültür sanat, patent veya diğer kanunlar kapsamında korunmaktadır. © 2025 Fikir İzleri — Tüm hakları saklıdır. | Her Kalem Bir Söz, Her Fikir Bir İz Bırakır</dc:rights>

<item>
<title>Sezen Aksu</title>
<link>https://fikirizleri.com/sezen-aksu</link>
<guid>https://fikirizleri.com/sezen-aksu</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202508/image_870x580_68979a8360a5d.webp" length="34154" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 09 Aug 2025 22:01:29 +0300</pubDate>
<dc:creator>Taha Öztürk</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Farz et ki: Bir Sezen Aksu parçasıyım.</p>
<p>Unut diyen, git diyen, zalim diyen...</p>
<p>Farz et ki: Kaybolan Yıllar'da ki haykışırım...</p>
<p>Geri dön diyen, haydi gel benimle ol diyen...</p>
<p>Farz et ki: Aşktan Ne Haber'de sessizliğimde paramparçayım.</p>
<p>Tükeneceğiz diyen, son bakış diyen...</p>
<p></p>
<p>Farz et ki: Kalbimden, kalbine bir nota: Diren.</p>
<p>Gözlerimi kapattığımda duyuyorum sesini: Siren.</p>
<p>Nefesimdeki hayata tutunan şeydi kokun: Sinen.</p>
<p>Neden tutunmak varken birbirimize, olduk giden?</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kitap</title>
<link>https://fikirizleri.com/kitap</link>
<guid>https://fikirizleri.com/kitap</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202508/image_870x580_68979a1963aa5.webp" length="10076" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 09 Aug 2025 21:58:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>Taha Öztürk</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Bir masalın ilk satırı,</p>
<p>İlk kelimenin sızısı.</p>
<p>Son cümle en ıssızı</p>
<p>Okunmamasının acısı...</p>
<p></p>
<p>Yarım kalan şey kitap,</p>
<p>Ediyor uzaktan bize hitap.</p>
<p>Yorgunluktan düşsek de bitap;</p>
<p>Okuyup anlamaya doğru, şitap.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Elzem</title>
<link>https://fikirizleri.com/elzem</link>
<guid>https://fikirizleri.com/elzem</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202508/image_870x580_6897994ed9188.webp" length="12496" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 09 Aug 2025 21:54:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>Taha Öztürk</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span>Od içinde; kesif bir rayiha'da bir an;</span><br><span>Binaenaley; Mehtap'dan özge yok suzân.</span><br><span>Muhayyel, rûberû...</span><br><span>Elem mi elzem mi? Ahvalim viran.</span><br><br><span>Ademden yadigar bir şilte, âsûde maksat.</span><br><span>Pervâne, pek müteyakkız; sanki arasat.</span><br><span>Ağ-u misali işlenmiş bir hülya...</span><br><span>Niyaz eşliğinde son buluyor, hayat</span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İstanbul</title>
<link>https://fikirizleri.com/istanbul</link>
<guid>https://fikirizleri.com/istanbul</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202508/image_870x580_689798ef3d6b9.webp" length="34560" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 09 Aug 2025 21:52:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>Taha Öztürk</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span>Işıl ışıl parıldıyor nefes kesen manzarası; boğazın</span><br><span>Hasretimi anlatmaktan kurumuş; boğazım.</span><br><span>Göz kamaştırıyor; İstanbul hatıraların.</span><br><span>Ben bu gidişle, bu denizde boğulacağım.</span><br><br><span>Farz et ki: Ruhsuz bir bedenden farksızım.</span><br><span>Ben bir tek, gözlerindeki bakışta farklıyım.</span><br><span>Farz et ki: Kasvetli bir İstanbul şarkısıyım.</span><br><span>Ben bir tek, senle geçtiğim sokakları hatırlarım.</span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İÇİMDEKİ KANLI KAVGALAR | BÖLÜM 2</title>
<link>https://fikirizleri.com/icimdeki-kanli-kavgalar-bolum-2</link>
<guid>https://fikirizleri.com/icimdeki-kanli-kavgalar-bolum-2</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202508/image_870x580_688e574d70243.webp" length="5906" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 02 Aug 2025 21:30:28 +0300</pubDate>
<dc:creator>Taha Öztürk</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<div class="k31gt">
<p>AGATHA'</p>
</div>
<div class="k31gt">
<p></p>
</div>
<div class="k31gt">
<p>Gözlerim kararıyor, başım dönüyordu. Karnıma giren kramp sonrası yaşadığım dayanılmaz acıyla gözüme çarpıp duran ışığa küfürler savurdum. Ayağa kalkmak ve ışığı kapatmak için bir hışımla yataktan kalktım ve ışığı kapattım. Ablam gideli birkaç dakika olmuştu, onu merak edip odadan çıktım. Mutfağa girmek üzereydim ki yerdeki cam kırıklarını fark ettim. Tam o sırada bodrumdan bir ses geldi ve elektrik gitti. Bodrumdan gelen sesin ablama ait olduğunu düşünerek, düşünmeden aşağıya indim. Etraf çok karanlıktı ve adımlarıma dikkat etmeye çalışıyordum. Merdivende biraz yalpaladıktan sonra duraksadım. "Abla?" seslenişim boşlukta kaybolmuştu. Korku her hücremi sarmaya başlamış panik olmuştum. Merdivenin aşağısından tıkırtılar gelmeye başladı. Korkuyla irkildim ve yavaş adımlarla geri geri çıkmaya başladım. Ablam neredeydi? Her yer fazla karanlıktı, nefes almakta zorlandım ve ablamın kapıya çıkmış olabileceğini düşünerek mutfaktan dışarıya çıktım. Temiz havayı solumak bir anlığına da olsa iyi gelmişti fakat şimdi ablamı bulmalıydım. Mutfak kapısına geri yöneldigim sırada evin karşısından bir çığlık yükseldi. "Yardım edin!" "Agatha!" Bu sesleri duymamla arkamı dönmem bir oldu. Sesin kime ait olduğunu ayırt edemiyordum, ablam olabilirdi. İcimdeki korkunun tüm duyguları bastırmasına izin vermeden yolun karşısına atladım...</p>
</div>
<div class="k31gt">
<p></p>
</div>
<div class="k31gt">
<p></p>
</div>
<div class="k31gt">
<p>Agatha, on yedi yaşında genç bir kızdı. Bakımlı, sıcak kanlı, sosyal çevresi oldukça geniş, enerjik ve hayat dolu birisiydi. Küçüklükten gelen travmalarını ablası sayesinde aşmış, hayatına dolu dizgin devam ediyordu. Derslerinde başarılı, öğretmenleri ve arkadaşları tarafından sevilen Agatha, o gün yaşananlardan sonra bir daha asla eskisi gibi olamayacaktı. Artık masumiyetini kaybetmişti. Ayna karşısında kendine baktığında şirin bir kız değil, kasvetli bir ruh görüyordu. Bu görüntüye dayanamadığı için evdeki aynanin köşesine bir yumruk sallamıştı. Ablasının bu kadar zamandır kendisini büyütmek için verdiği çabalara layık olamadığını düşünüyordu. O gece, bir dönüm noktası değil bir bitiş noktasıydı. Agatha, o günden sonra içine kapanmış ve dış dünya ile iletisimini kopartmıştı. Ablasına dahi yaşananları anlatamıyor, her gece uykusundan kabuslarla uyanıyordu. Ya bu duruma ya da hayatına son verecekti. Bu iki keskin yol, Agatha için tek başına yürüyemeyeceği kadar zordu. Ablasından da yardım isteyemezdi çünkü ablasına anlatırsa, onun gözünden düşeceğinden ve ablasının onu bir daha sevmeyeceğinden korkuyordu. Tüm bu karmaşanın içinde, o günden sonra geçen bir haftada evin içerisinde sürekli mumlarla geziyordu. Mumun etraftaki kötü ruhları uzak tuttuğuna inanıyor ve evin her odasına bir mum yakıp bırakıyordu. Manevi olarak kendini huzurla dolduracak şeyler arayışındaydı.</p>
</div>
<div class="k31gt">
<p>Şimdiyse ablasını arıyordu, kendini kaybetmesine rağmen...<br><br></p>
<div class="k31gt">
<p>Yolun karşısına nasıl ve hangi cesaretle atıldığmı bilmiyordum. Çalılıkların arasından gelen hışırtılar ve gecenin sessizliğinin sesiyle etrafımda dönmeye başladım. Bir karar vermem gerekiyordu. Etrafıma dikkatlice göz gezdirdim, yolun biraz ilerisinden bir araba ışığı yansımaya başladı. Gözlerimi kısarak arabanın gelmesini bekledim. Araba yavaş yavaş yaklaşırken, içgüdüsel bir şekilde birden çalılıkların arasına saklandım. Daha sonrasında saklanma dürtüme şükür edeceğimden habersizdim. Arabayı incelemeye başladım, plakasını görememiştim ama bu arabayı tanıyordum. O gece bu araba oradaydı. İcimi bir korku kapladı. Evimin önünde bu saate bu arabanın ne işi vardı? Beni nereden bulmuştu? Kehanetin bir oyunu muydu bu yoksa aklımı mi kaçırıyordum? Araba evimin önünde durmuştu ama içinden kimse çıkmıyordu. Acaba beni fark ettiler mi? Bu sorumla baş başa kalamazdım, üstelik ablam yoktu! Ah tabii ya... Daha demin yaşananları nasıl unutabilirim? O yardım isteyen kişi ya ablamsa? Ve beni tanıyordu, ismimle seslenmişti. Araba buradan gider gitmez olduğum yerden fırlayacaktım. Birkaç dakika olduğum yerde kımıldamadan bekledim, araba da nihayet gitti. Etrafı kolaçan ettikten sonra kendimce depara çıktım ve çalılıkların arasindan patikaya girdim. Baykuşların çıkarttığı sesler, rüzgarın uğultusu ve yerinden çıkacakmış gibi atan kalbimin sesi birleşmişti. Gecenin soğuğu da içime yavaş yavaş işliyordu, keşke üzerimde daha kalın şeyler olsaydı diye düşünmeye başladım. Nereye gittiğimden habersizdim. Nereye varmam gerekiyordu bilmiyordum. Okyanusun ortasında az sayıda mürettebat kadrosuyla kaybolmuş bir gemi gibiydim. Gidecek bir limanı olmayan, esen rüzgarla sağa sola yalpalanan ve o yönde ilerleyen terk edilmiş bir gemi... Batacakmış hissiyle boğuşurken buldum kendimi. Ablamı bulmam gerekiyordu, o benim bu dünyadaki her şeyimdi. Adımlarımı hızlandırdım, mutlaka bir şey bulacaktım. Gözlerimden akan yaşla koşmaya başladım. Gökyüzündeki kara bulutlarda yavaş yavaş yağmur damlalarını akıtmaya başladı. Birkaç dakika sonra gözyaşım ve yağmur birbirine karışmış bir halde kendimi buldum. Soluklanmam hatta belki de güneşin doğmasını beklemem gerekiyordu. Sabahın ilk ışıklarına kadar uyuyacak yer bulmalıydım, dünyanın en hazırlıksız yolculuğunda ve bu karmaşanın içerisinde bunu başarmak pek mümkün görünmese de denemeye değerdi. Bitap düşersem ablama ulaşamazdım. Etrafa göz attım ve sığınabilecek bir yer aradım. O sırada ilerden fisiltilar duymaya başladım. Hemen ilk gördüğüm ağacın arkasına geçtim ve sakince bekledim. İki kişi karşılıklı konuşuyordu ve sesleri giderek yaklaşıyordu.</p>
</div>
<div class="k31gt">
<p>- Bizim bu havada ne işimiz var?</p>
</div>
<div class="k31gt">
<p>- Bilerek bu havayı seçip gönderdiler ya bizi, söylemeyi kes de yürü. Daha bir saatimiz var. Neyse ki bir saatin sonunda güzel bir ziyafet çekeceğiz.</p>
</div>
<div class="k31gt">
<p></p>
</div>
<div class="k31gt">
<p>Ziyafet kelimesini duymamla beraber karnım şiddetli şekilde guruldamaya başladı. Hatta o kadar şiddetli ve gürültülüydü ki, çocuklar duymuş bile olabilirdi. Gerçi duymaları işime gelebilirdi çünkü gerçekten açıkmıştım. Yemeğe fazla düşkündüm ancak metabolizmam fazla hızlı olduğu için yediklerim kilo yapmıyordu. Cesaretimi topladım ve çocuklar bu tarafa yaklaştığında birden karşılarına çıktım. O korku ve panik anıyla ikisi de üzerime çullandı. Kısa bir debelenmenin sonucunda hepimiz doğrulduk, üstümüz başımız çamur icinde bakıştık. Sessizliği bozanın ben olmamı istediler. Erkekler... Neden ilk adımı atmayı bize bırakıyorsunuz ki?</p>
</div>
<div class="k31gt">
<p>- Hey! Bir hanımefendiye karsi daha kibar olursunuz sanmıştım.</p>
</div>
<div class="k31gt">
<p>Pür dikkat iki çocuğu süzdüm, uzun boylu olan ansizin gülmeye başladı. Tek kaşımı kaldırdım ve öksürdüm. Çocuk kendini topladı.</p>
</div>
<div class="k31gt">
<p>- Pardon, ben seni karşımıza çıkan bir öcü sandım.</p>
</div>
<div class="k31gt">
<p>İkisi birden gülmeye başladı. Sinirle bakmaya devam ettim fakat sonra durup üstüme baktım. Gerçekten o kadar kötü görünüyor olamazdım di mi? Ellerimle saçlarımı yoklamaya başlarken beni izleyen çocuklar daha da gülüşmeye başladı.</p>
</div>
<div class="k31gt">
<p>- Kesin ama artık şunu.</p>
</div>
<div class="k31gt">
<p>Uzun boylu olan çocuk bir adım atarak,</p>
</div>
<div class="k31gt">
<p>- Evet, Prenses. Ormanların Kraliçesi olmak gibi bir düşünceniz yoksa bu ormanda bu saatte ne işiniz var?</p>
</div>
<div class="k31gt">
<p>Tipi mala benzeyen çocuk da bir adım yaklaştı,</p>
</div>
<div class="k31gt">
<p>- Yoksa sen ajan mısın? Gerçi kadın ajanlar genelde baş döndürücü bir güzelliğe sahip oluyor ki erkekler kadının güzelliği karşısında zeka kaybına uğrasınlar.</p>
</div>
<div class="k31gt">
<p>Kaybedecek bir zekası olduğunu sanmıyordum ancak su an onlardan iyilik bekliyorsam iyi kızı oynamalıydım.</p>
</div>
<div class="k31gt">
<p>- Ben Agatha, gece ablamı kaybettim ve onu arıyorum. Evimin karşısındaki yoldan yardım çığlıkları geldiği için bu patikaya daldım ve uzun zamandır bu yolu takip ediyorum.</p>
</div>
<div class="k31gt">
<p>- Harvey, memnun oldum. Avlanmak için buradaydık ve bugün avımızı erken bulduk.</p>
</div>
<div class="k31gt">
<p>Korkuyla geri çekildim.</p>
</div>
<div class="k31gt">
<p>- Şaka şaka, dediğim gibi ben Harvey ve bu da kardeşim Edward. Şanslısın, bizimle beraber gelebilirsin.</p>
</div>
<div class="k31gt">
<p>Harvey oldukça değişik bir tipti. Uzun boylu, esmer, yeşil gözlü üzerindeki kahverengi renk parkasıyla kasvetli havanın içerisinde resmen parıldıyordu. Edward ise, gerçekten mal bir tipti. Abisi kadar olmasa o da uzun sayılabilirdi. Yesil gözlüydü ve gözlük kullanıyordu. Dışarıdan ilk bakışta ortaokulda en önde oturan inek öğrenci tiplemesiydi.</p>
</div>
<div class="k31gt">
<p>- Teşekkür ederim, nereye gidiyoruz?</p>
</div>
<div class="k31gt">
<p>- Kamp alanına.</p>
</div>
<div class="k31gt">
<p>Kafamda bir sürü soru vardi fakat susuzluktan dilim o kadar kurumuştu ki susmayı tercih ettim. Peşlerine takıldım ve bir penguen gibi yürüdüm...<br><br></p>
<div class="k31gt">
<p>Yaklaşık on dakikadır yürüyorduk. Geceden beri yürüyor oluşumu da hesaba katarsak düşüp bayılmamam için hiçbir nedenim yoktu. Ancak beni ayakta tutan şey ablamı bulmak zorunda oluşumdu. Kendi ic konuşmamı ve dış ortamın sessizliğini bozan Harvey oldu.</p>
</div>
<div class="k31gt">
<p>- Ablanı nasıl bulabileceğimiz hakkında bir fikrin ya da elinde bir ipucun var mı?</p>
</div>
<div class="k31gt">
<p>Harvey'in bu sorusu kalbime dokunmuştu. "Bulabileceğimiz..." Uzattığı bu yardım elini asla karşılıksız bırakmayacaktım.</p>
</div>
<div class="k31gt">
<p>- Elimde hiçbir bilgi yok, buranın neresi olduğuna dair de bir fikrim yok.</p>
</div>
<div class="k31gt">
<p>- O geceni bize anlatmak ister misin?</p>
</div>
<div class="k31gt">
<p>Yutkundum, zihnim bu duyduğu soru karşısında donakalmıştı. Belli karartılarla o geceye dair görüntüler önüme düştü. Gözümden birkaç damla yaş süzüldüğünü hissedince kendimi hemen toparladım. Neyse ki ikisi de önümden yürüyor beni bu halde görmüyorlardı.</p>
</div>
<div class="k31gt">
<p>- Ablam, bana su doldurmak için mutfaga gitmişti.</p>
</div>
<div class="k31gt">
<p>Edward, arkasını döndü ve sözümü keserek:</p>
</div>
<div class="k31gt">
<p>- Su doldurmaya bile üşenen bir kız hadi ama...</p>
</div>
<div class="k31gt">
<p>Harvey, eliyle Edward'a dokundu ve:</p>
</div>
<div class="k31gt">
<p>- Sus biraz da kız anlatsın önce.</p>
</div>
<div class="k31gt">
<p>Harvey'in her hareketi ciddi anlamda kalbime dokunuyordu, verdiği güven duygusuyla anlatmaya devam ettim.</p>
</div>
<div class="k31gt">
<p>- Birkaç dakika geçti, ablam gelmeyince onu merak ettim ve kontrol etmeye gittim. Evimizin koridorundayken mutfağın girişinde cam kırıkları olduğunu gördüm ve pesine elektrikler gitti. Bodrum katından gelen minik seslere doğru yöneldim fakat ablam orada değildi gelen sesin şartelle alakalı olduğunu düşündüm ve biraz da korktum, ablamın bahçede olabileceği aklıma geldi ve kapıya çıktım. Bahçedeyken yolun karşısından adımla beraber seslenen bir yardım çığlığı duydum. Sonrasında da yola atladım ve su an sizin yanınızdayım.</p>
</div>
<div class="k31gt">
<p>Harvey, adımlarını yavaşlattı. Sanki onun yanından yürümemi ister gibiydi. Söylediklerime bir sey dememişti ancak kafasında söylediklerimi düşünüyor gibi bir hali vardı. Edward ise abisinin onu tembihlemesinden sonra bana sataşmamaya başlamıştı. Sessizlik sürüyordu, bozmaya karar verdim.</p>
</div>
<div class="k31gt">
<p>- Siz bu saatte burada ne arıyordunuz?</p>
</div>
<div class="k31gt">
<p>Bu kez cevap Edward'dan geldi,</p>
</div>
<div class="k31gt">
<p>- Biz gerçekten avcıyız. Ama durum düşündüğün gibi değil, özel yeteneklerimizi güçlendirmek için bu saatte buradayız.</p>
</div>
<div class="k31gt">
<p>Hiçbir şey anlamamıştım. Boş bakışlarla yürümeye devam ediyordum. Harvey sessiz kalmamdan anlamış olmalıydı ki söze girdi.</p>
</div>
<div class="k31gt">
<p>- Ben ve kardeşim okçuluk üzerine eğitim alıyoruz. Ancak tek yeteneğimiz bu değil, sezgilerimizi güçlendirmek için belli saatlerde ormanda beraber geziyoruz. Hava şartları, saat gibi detaylara bağlı kalmadan. Şimdi kamp alanına gittiğimizde daha iyi anlayacaksın. Senin konuna dönecek olursak, ablan için üzüldüm. Bulman için elimden gelen her şeyi yapacağıma emin olabilirsin. Umarım ablan iyidir biz de ablanı buluruz. Kamp alanındaki arkadaşlarımıza da soruştururum gece olan biten hakkında bir fikri olan var mı diye.</p>
</div>
<div class="k31gt">
<p>- Teşekkür ederim.</p>
</div>
<div class="k31gt">
<p>Harvey'in bu iyiliği karşısında sadece bu iki kelime dökülmüştü dudaklarımın arasından. Kendimi çok mahçup hissediyordum bir o kadar da berbat.</p>
</div>
<div class="k31gt">
<p>Etrafı çitlerle çevrili bir alan, görüş alanımıza girmişti. Kamp alanı dedikleri yerin burasi olduğunu düşündüm ama bu kez onlar bir şey diyene kadar sessiz kalacaktım. Harvey sanki zihnimi okur gibi bana döndü.</p>
</div>
<div class="k31gt">
<p>- Şimdi seni birkaç dakika burada bekletmek zorundayım. Edward, sen Agatha ile beni bekle.</p>
</div>
<div class="k31gt">
<p>Edward, başıyla Harvey'i onayladı. Ben de aynı şekilde karşılık verdim. Harvey de aynı şekilde kafasını salladı ve ilerledi. Kapının girişinde bir adamla konuştuktan sonra içeri girdi. Gözlerimi hiç kırpmadan kapının girişine ve Harvey'in gözden kaybolusuna bakmıştım. Edward'ın öksürüğüyle gözlerimi oradan aldım ve Edward'a döndüm.</p>
</div>
<div class="k31gt">
<p>- İstersen abimi sana ayarlayabilirim.</p>
</div>
<div class="k31gt">
<p>Ne!? Bu çocuk az önce abisini bana ayarlamaktan mı bahsetmisti? Ah, hayır... Lütfen tüm bunlar bir kabus olsun. Başımdan aşağı resmen kaynar su dökülüyordu. Edward kıs kıs gülmeye başladı. Bu bücürle asla anlaşamayacak olduğumuzu düşündüm. Sorusunu cevaplama zahmetine bile girmedim ve arkamı döndüm.</p>
</div>
<div class="k31gt">
<p>Kısa süre sonra Harvey, dışarı çıktı...</p>
</div>
<div class="k31gt">
<p></p>
</div>
<div class="k31gt"></div>
</div>
</div>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İÇİMDEKİ KANLI KAVGALAR | BÖLÜM 1</title>
<link>https://fikirizleri.com/icimdeki-kanli-kavgalar-bolum-1</link>
<guid>https://fikirizleri.com/icimdeki-kanli-kavgalar-bolum-1</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202508/image_870x580_688e574d70243.webp" length="5906" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 02 Aug 2025 21:21:21 +0300</pubDate>
<dc:creator>Taha Öztürk</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<div class="k31gt">
<p>Agatha, o geceyi hiç yaşamamayı dilemişti. O saatte neden uyandı? O'nu uyanma içgüdüsü iten dürtü zihninin hangi karanlık odasındaki duvara çarpmıştı da yerinden sıçrayarak uyanmıştı? Bu sorularla kafasını kurcalarken masasının dağınıklığına baktı. Veronica sessizce Agatha'yı izlemeye devam edemedi ve kısık bir sesle "Zihnindeki dağınıklık kadar kötü durmuyor." dedi. Agatha şaşkın ve buğulu bakışlarla Veronica'yı süzdü.</p>
</div>
<div class="k31gt">
<p>- Tüm bu dağınıklığın içerisinden nasıl çıkacağız?</p>
</div>
<div class="k31gt">
<p>Veronica, usulca uzandığı yerden doğruldu ve temkinli adimlarla Agatha'ya yaklaştı.</p>
</div>
<div class="k31gt">
<p>- Acının içinden geçmeden dışına çıkamayız. Birlikte başarmak zorundayız ve başaracağız.</p>
</div>
<div class="k31gt">
<p>Agatha bu sözlerin kendisine güven hissi verdiğini sezdi ve Veronica'ya sarıldı. Sessizce gerçekleştirdikleri sarılma Agatha'nım hıçkırarak ağlamasıyla son buldu. Yavaş yavaş kendini bıraktı ve diz çöktü. Kafasını duvara doğru kaldırıp yalvaran gözlerle baktı. Veronica bu duruma son vermesi gerektiğinin bilincindeydi ve soğukkanlılıkla durdu. Bir yandan Agatha'yı izleyip kontrol ederken diğer yandan masanın üzerinde bulunan radyoya yürüdü. Radyoyu açtı ve sandalyeye oturdu. Agatha radyodan gelen sesle beraber Veronica'ya doğru dönmüştü.</p>
</div>
<div class="k31gt">
<p>- O gece yaşananlar...</p>
</div>
<div class="k31gt">
<p>Radyoda bu sözlerin devamı gelmemiş, radyo bozulmuştu. Kulak tırmalayan bir cızırtı eşliğinde gecenin sessizliği yırtılıyordu. Veronica radyoyu hızlıca kapattı ve ışığı açtı.<br><br></p>
<div class="k31gt">
<p>O gece yaşananlar, bunu yaşayanlar arasında bir sırdı. Bu sırra Veronica hakim değildi. Agatha ise, yaşananların baş kahramanıydı. Radyoda duyduğu yarım kalmış cümle zihninin içinde tekrar ederken aynı cümleleri sayiklamaya başladı. Kontrolü kaybediyordu. Veronica, Agatha'yı olduğu yerden kaldırdı ve yatağa uzandırttı.</p>
</div>
<div class="k31gt">
<p>- Sana bir bardak su alıp geleceğim, sakince beni bekle.</p>
</div>
<div class="k31gt">
<p>Veronica, odadan çıkarken kapıyı aralık bıraktı. Hafif hızlı adımlarla mutfaga doğru yürürken yüzünde bir ıslaklık hissetti. Burnundan akan kan damlaları dudağına doğru süzülüyordu. "Bir bu eksikti!" diye söylenerek banyoya yöneldi. Burnunu yıkamaya başladı, suyu olabildiğince az açmıştı gürültü yapmaktan çekiniyordu. Kanamasının durduğunu fark edince kurulandı ve aynaya baktı. Aynanın köşesindeki kırık bir kısım olduğunu fark etti. Yavaşça oraya doğru yöneldi ve eliyle aynaya dokundu. Tam bu sırada elektrikler kesildi ve Veronica korkuyla beraber tıslayıp banyodan çıktı. Her zaman cebinde taşıdığı minik el fenerini çıkarttı ve Agatha'yı kontrol etmeye gitti. Odaya geldiğinde kapı kapalıydı, biraz şaşkınlıkla ve temkinli bir şekilde kapıyı açtı. Kapının girişinden tüm odaya fener tuttu fakat Agatha odada değildi. Telaşla odaya daldı ve "Agatha!" diye seslenmeye başladı. Seslenişlerinin dört duvarlara çarpması ve biraz yankı yapması dışında geceye dair başka hiçbir ses yoktu. Veronica, ne yapacağını bilemez bir halde evin içini gezmeye karar verdi. "Belki beni merak edip yanıma gelmiştir." Bu düşünceyle kendini sakinleştirdi ve mutfağa gitti. Feneriyle etrafa bakınıyor yavaş adımlarla yürüyordu. Mutfağın girişine fenerini tuttuğunda yerdeki cam kırıklarını gördü. Aniden "Bu nasıl olabilir?" diye kısık sesle kendi kendine konuşmaya başladı. Daha birkaç dakika önce mutfaktaydı ve herhangi bir şeyin kırılma sesini duyabilirdi. Cam kırıklarına aldırış etmeden mutfaga doğru yürümeye başladı. Bahçeye açılan kapı aralıktı. Bir küfür savurdu ve korkuyla geri döndü. Bahçeye çıkmaya cesaretini toplayamadı. Kol saatini kontrol etti, 04:27. Koridora döndü ve ev telefonundan Nick'in numarasını tuşladı. "Umarım uyanıksındır, umarım uyanıksındır, umarım uyanıksındır..."</p>
</div>
<div class="k31gt">
<p>- Hey! Rüyanda beni mi gördün?</p>
</div>
<div class="k31gt">
<p>- Nick...</p>
</div>
<div class="k31gt">
<p>- Sen, sen iyi misin Veronica?</p>
</div>
<div class="k31gt">
<p>- Acilen buraya gelmen gerekiyor.</p>
</div>
<div class="k31gt">
<p>- Hey, bekle sakin ol. Birkaç dakikaya yanındayım sakın kımıldama ve sakin ol. Geliyorum.</p>
</div>
<div class="k31gt">
<p>Veronica, cevap vermedi.<br><br></p>
<div class="k31gt">
<p>Veronica, elinde telefonla kaskatı kesilmiş bir şekilde olduğu yerde sadece duruyordu. Nefes almakta güçlük çekerek elindeki telefonu düşürdü. Nick'in seslenmelerinin hiçbirisini duymuyordu. Telefonun ardından kendisi de yere düştü. Gözleri usul usul kapanırken, "Kardeşim..." diye sayıklamaya başladı.</p>
</div>
<div class="k31gt">
<p></p>
</div>
<div class="k31gt">
<p>Veronica, yirmi üç yaşındaydı. Agatha'nın ablasıydı. Kız kardeşinin sadece ablası değil hem annesi hem babasıydı da. Hayat genç yaştayken olgunlaştırmıstı onu. Geri kalan hayatını her şeyiyle kardeşine adamış, onun mutluluğu için çabalamıştı. Yaşadıkları müstakil ev miras olarak kendisine kalmıştı. Barınma problemleri yaşamadıkları için kazandığı cüzi miktar onlara yetiyordu.</p>
</div>
<div class="k31gt">
<p>Nick, Veronica'nın sevgilisiydi. On yedi yaşındayken lisede satranç kulübünde tanışmışlardı. Veronica ilk satranç maçını Nick'e karşı oynamıştı. Oyunun en başındaki tokalaşmada elleri arasında elektriklenme oluşmuş ve gülüşmüşlerdi. Nick, oyunu büyük bir farkla kazanmış ve Veronica'ya oyunu beraber analiz etmeyi teklif etmişti. Bu teklifi ettiği yerde dört ay sonra çıkma teklifinde bulunmuştu. Veronica çıkma teklifini kabul ederken "Evlilik teklifini de burda yapmak gibi bir düşüncen varsa lütfen unut çünkü hiç şansın yok." demişti. Nick, Veronica'dan bir yaş büyüktü. Hafta içi, araba tamirinde çalışıyor. Hafta sonları da sokak sanatçılığı yapıyordu. Dolu bir arkadaş çevresi ve yoğun bir hayatı vardı. Veronica'yla evlenme planlarını yapıyordu.</p>
</div>
<div class="k31gt">
<p></p>
</div>
<div class="k31gt">
<p>Şimdiyse neyle karşı karşıya olduğunu bilmeden aceleyle evden çıkmış sevdiği kadının yanına hızlıca gidiyordu. Benzin göstergesi yanıp sönerken, kararmış gözleriyle sadece gaza basıyordu. Evin önüne geldiğinde ışıkların hiçbirinin yanmadığı gördü, hızlıca kapıyı tıklattı ve "Veronica, ben geldim sevgilim." diye seslendi hiçbir ses gelmeyince kapıyı tokatlamaya başladı. Birkaç saniye sonra dayanamadı ve kapıyı kırmaya çalıştı. Kapıyı zamanında babası yapmıştı, ve olması gerekenden kat kat daha sağlamdı. Bu bilgi aklinin köşesine geldiğinde sinirle yere tükürdü ve evin köşesini döndü. Mutfaktaki arka kapıya yöneldiginde kapının aralık olduğunu gördü. Korkusuzca içeri daldı ve seslenmeye başladı. Sessizlik hakimdi ve sessizlik Nick'i geriyordu. Mutfaktan koridora doğru yöneldiginde yerdeki cam kırıklarından birisine bastığını çıkan sesle fark etti o sirsds yerde yatan Veronica'yı gördü ve cam kırıklarını umursamadan hemen yanına koştu. Nabzını kontrol ettiğinde içi rahatladı.</p>
</div>
<div class="k31gt">
<p>- Sevgilim, iyi misin?</p>
</div>
<div class="k31gt">
<p>- Aç gözünü birtanem, geldim.</p>
</div>
<div class="k31gt">
<p>Veronica, Nick'in ellerinin bedenine dokunuşunu hissetmiş gözlerini acmaya çalışmıştı.</p>
</div>
<div class="k31gt">
<p>- Nick...</p>
</div>
<div class="k31gt">
<p>- Söyle birtanem, yanındayım burdayım.</p>
</div>
<div class="k31gt">
<p>Nick, elleriyle Veronica'yı sarmıştı. Veronica'da kendini Nick'e bırakmıştı. Bedeni çok yorgun düşmüştü. Nick'in kollarını kollarıyla sardı ve uyukladı. Uyuklamasıyla birlikte "Agatha..." diye sayıklamaya başlaması bir oldu. Nick o an Agatha'yı kontrol etmesi gerektiğinin farkına vardı. Veronica için fazlasıyla endişelenmisti ve Agatha'yı unutmuştu. Önce yerde duran feneri aldı sonrasinda da Veronica'yı kucağına aldı ve yatağına doğru götürdü. Odayı kontrol ettiğinde Agatha'nın burada olmadığını gördü. Agatha neredeydi? Evin içini dolaştı fakat hiçbir şey bulamadı. Fenerin ışığı azalmaya başlamıştı, pili bitmek üzereydi. Nick elektrik kesintisi olmadığını biliyordu. Şartelleri kontrol etmek için bodrum katına indi. Şartel atmıştı... Tekrardan sartelleri eski haline getirdi ve yukariya çıkmak için döndü. Işıkların yanmasıyla birlikte feneri kapattı ve cebine atti. Merdivenlerden çıkarken yerdeki kan damlalarını gördü, henüz kurumamış oldukça tazeydi. Nick burada neler olduğunu bir an önce öğrenmek için Veronica'nın yanına çıktı.</p>
</div>
<div class="k31gt">
<p></p>
</div>
<div class="k31gt"></div>
</div>
<div class="k31gt">
<p></p>
</div>
<div class="k31gt"></div>
</div>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gecenin Sensizliği</title>
<link>https://fikirizleri.com/gecenin-sensizligi</link>
<guid>https://fikirizleri.com/gecenin-sensizligi</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202508/image_870x580_688e54533288b.webp" length="22720" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 02 Aug 2025 21:10:22 +0300</pubDate>
<dc:creator>Taha Öztürk</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Gecelerde, sarılırım kokunu içime çektiğim hayallere, <br>Gecenin dördüymüş beşiymiş bana ne?<br>Gecelerde, elimde bir fotoğrafın...<br>Gecenin karanlığını aydınlatıyorsun gözlerinle.</p>
<p>Gecenin sessizliğinde; zihnimin içindeki sesinle...<br>Kayan bir yıldızı bekliyorum, dileklerimle. <br>Yatak soğuk, ellerim gitmek ister; ellerine...<br>Gecenin sensizliğinde; kavuşmayı bekliyorum seninle. </p>
<p>Hayaline sarılıp, hayaller kurduğum bu saatlerde...<br>Zihnimdeki hatıralarınla baş başayım, masamda bir kadehle.<br>Kalbim sana attıkça; elim istemsiz gidiyor kağıda ve kaleme.<br>Kalbimdeki yerin, kalbimden büyükken; söylesene hangi kelimelerle?</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>PODCAST TADINDA |  3. TEKİL ŞAHISTAN, 3 GÜNLÜK DÜNYADA 3 KURUŞLUK İNSAN OLAMAYANLARA:</title>
<link>https://fikirizleri.com/podcast-tadinda-3-tekil-sahistan-3-gunluk-dunyada-3-kurusluk-insan-olamayanlara</link>
<guid>https://fikirizleri.com/podcast-tadinda-3-tekil-sahistan-3-gunluk-dunyada-3-kurusluk-insan-olamayanlara</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202507/image_870x580_6878f94ab0e2e.webp" length="36000" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 17 Jul 2025 16:24:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>Taha Öztürk</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Merhaba sevgili okuyucular, bu metni okuyorsanız; benim ilk podcast deneyime ve hayatımı altüst eden olayların kapısını aralamışsınızdır demektir. Ben o kapıyı çarptım, çıktım; yaktım. Balkonun kapısını açtım ve niye böyle oldu sigarası içerken dinlenecek şarkılarla birlikte bu podcasti hazırladım. </p>
<p>Konumuz belli, insanlar. Genelleme yapmak doğru mudur? Asla değil. Herkes insan olmayı beceremiyor ve bir çoğu henüz evrimini tamamlayamamış. Ve maalesef bu insanlar hepimizin hayatında bir sekilde yer edinip bizlere dokunuyor. Kimisi iyiliğimizi, kimisi sevgimizi, kimizi maddi olanaklarımızı, kimisi içimizdeki çocuğu sömürüyor. Ve olayın sonunda o lanet üçüncü günde hepimiz birer birer eksiliyoruz. Çünkü ruhumuzu tamamladığına inandığımız insan, aslında kendi bütünlüğümüzü bile paramparça edenmiş... İyiliği için çabaladığımız insan, bize en kötü gelenmiş. </p>
<p>Lanet üçüncü gün nasıl atlatılır? Efkar yaparak mı? İçerek mi? Duyguları bastırarak mı? Ağlayarak mı? Peki ya tüm bunlar olduktan sonra dördüncü güne nasıl geçecek insanoğlu? Biz, saflığın ve temizliğin peşindeki insanoğlu... Her daim derim ki; "Düşünebilen varlığa insan, düşünceli varlığa insanoğlu denir." Çünkü insan; bir düşünceye sahip olduğunda o düşüncesinin; düşünce duygusunun barındırıp barındırmadığını düşünmez. Bu yüzden: "Aha işte düşünüyor! Beni de, beni de düşünüyor!" diyerek kalbimizin çarpıntısıyla okuduğumuz şeyler, genelde bizim düşüşümüzle sonuçlanıyor. </p>
<p>İşin özünde birçoğumuz üçüncü günde hapsoluyoruz. Kimimiz bu bataklıkta saplanıyor, kimisi kendini kaybediyor. Peki dördüncü güne geçebilirsek ne mi oluyor? O lanet üçüncü günden çıkıp, daha da lanet bir dördüncü güne uyanıyorsunuz. Hayata bakış açınız değişiyor, hatta direkt siz değişiyorsunuz. Sabah uyanıp etrafınıza baktığınız gözleriniz bile bir başka, çünkü eski bakışlarınızdan eser yok. Belki yaşamaya devam ediyoruz ama içimizdeki çocuk o gece son nefesini veriyor. Ve bundan sonra artık hayatı öğrenme macerası kendini öğrenme ve tanımaya dönüşüyor. Bunu başarmak nasıl mı oluyor? O da başka bir podcastte :)<br><br>Değerli görüşleriniz benim için fazlasıyla önemli, umarım yazdıklarım bir yerlerde; bir başka şehirlerde, bir başka ağaç dalının verdiği oksijendeki nefesi soluyan varlığından bile haberim olmayan sizlere dokunabilir^^ Fikirizleriyle kalın, sağlıcakla kalın. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bir Anlığına Gerçekti Şimdi Geçmeyecek Gibi</title>
<link>https://fikirizleri.com/bir-anligina-gercekti-simdi-gecmeyecek-gibi</link>
<guid>https://fikirizleri.com/bir-anligina-gercekti-simdi-gecmeyecek-gibi</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202507/image_870x580_6875eb4a9ebe6.webp" length="77684" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 15 Jul 2025 08:47:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>Taha Öztürk</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Kalbim sekteye uğruyor; duyuyorum üçüncü çarpışını,<br>Haftanın üçüncü günü, haykırıyorum; duymuyorlar çırpınışımı.<br>Bir ağacın altındayım, çok görmüşler ona yaslanışımı. <br>Sorguluyorum, üç günlük dünyada dördüncü gün yaşayışımı.</p>
<p>Lanet sonumu da görüyorum ve bu yerden çıkışımı..<br>Nasıl anlatayım zihnimdeki şimşeklerin birbirine çakışını?<br>Düşünüyorum, soruyorum; arıyorum yanlışımı.<br>Bu dert ne eyler benim gibi bir adamı?</p>
<p>Şimdi düşünmekteyim, sana attığım her adımı.<br>Ve bu kalpten giderken ki o arsız utanmayışını.<br>Düşüncelerim mi yanlış yoksa varlığın mı?<br>Gökyüzünden izleyeceğim, varlığımı arayışını...</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Beyaz Gül</title>
<link>https://fikirizleri.com/beyaz-gul</link>
<guid>https://fikirizleri.com/beyaz-gul</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202505/image_870x580_681e39aae69ec.webp" length="17974" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 08 May 2025 01:00:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>Taha Öztürk</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Bir beyaz kağıtta yazıyor; Kurşuni renklerin izleri,<br>Renkler birer birer açıyor; Aylardan bir deli zemheri.<br>Gözbebeğim heyecanla büyüyor; Büyülüyor gözlerinin kahvesi,<br>Kalbim küt küt atıyor; Aşkla gülümsüyor çehresi...</p>
<p>Havada kalmamış sanki bir kasvet, <br>Nefesim; kokuna delicesine hasret.<br>Geçer mi diye sorunca çıkıyor cevap: Evet.<br>Kokun, gözlerin bana fakr-u zaruret.</p>
<p>Bembeyaz bir kalpte sayıklıyor; Dalgalanan bayrak misali,<br>Aşk dediğin delicesine haykırıyor; Görülmemiş dünyada timsali.<br>Ve sımsıkı tutunuyor; Kalbi önünde serili.<br>Biz, yer yüzünde birbirinin emsali.  </p>
<p>Gökyüzündeki hava ağır bir mağlubiyet;<br>Aşk denen illeti yenebilmiş hangi medeniyet?<br>Gözlerinin müessiriyetindeki mahcubiyet;<br>Göz bebeklerimden, kalbime kuruyor CUMHURİYET.</p>
<p></p>
<p>TAHA ÖZTÜRK</p>]]> </content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>