HÜZÜN VE UMUT ARASINDA

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

Gitmek, kalmanın değerini anlamaktı.

4 Eylül 2026 - 07:51
4 Eylül 2026 - 07:51 ⏱ 3 dk Okuma Süresi
 2  77
HÜZÜN VE UMUT ARASINDA

Artık tarihin öneminin kalmadığı gün gelip çatmıştı. Bugünün gelmesi için çok uğraş vermişti ancak böyle olacağını kestirememişti. Kutunun üzerindeki son bandı çekerken çıkan ses, bomboş kalan odada yankılandı. Üç yılını geçirdiği bu küçük masanın başında öylece durdu. Takvimler, teslim edilen projeler ve sabah kahvelerinin bıraktığı o silinmeyen halka izleri... Her biri birer anıya dönüşmüştü artık.

İçinde iki zıt duygu büyük bir savaş veriyordu. Bir yanda yeni bir başlangıcın getirdiği o ürkek heyecan, diğer yanda ise alışılmışın güvenli limanından ayrılmanın burukluğu vardı. Masanın üzerindeki kahve fincanını eline aldı. Parmakları, porselenin sıcaklığında geçmiş yılların yorgunluğunu ve dostluklarını aradı. Bu duvarlar arasında sadece çalışmamış ilk iş deneyimi ile büyümüştü. Başarılanı birlikte kutlamış, başarısızlıkları omuz omuza göğüslemişlerdi.

Masanın üzerindeki fotoğraflarda ekip arkadaşlarıyla yaptıkları iş gezilerinden anılar vardı. Fotoğraflara baktıkça gittiği o yerler zihninde yeniden belirmiş, yüreğindeki heyecanlar yüzünde tebessüme neden olmuştu. Bilgisayarın kenarına iliştirdiği küçük notların ise artık bir anlamı kalmamıştı. Kiminde önemli telefon numaraları yazarken kiminde unutmaması gereken kısa bilgiler yer alıyordu.

Kapı aralandı ve içeriye ekip arkadaşları girdi. Yüzlerindeki o hüzünlü tebessüm, boğazındaki düğümü daha da büyüttü. Veda konuşması yapmak için dudaklarını araladı ancak kelimeler sanki dışarı çıkmak istemiyordu. Yalnızca, "Her şey için teşekkürler," diyebildi. Sesi hafifçe titrek çıkmıştı. Cümlelerin yetmediği yerde sarılmalar başladı. Her bir kucaklaşma, paylaşılan mesailerin, edilen sadık sohbetlerin ve içilen binlerce çayın sessiz birer teşekkürüydü.

Odadan ayrıldığında son kez dönüp kapıya baktı. Artık bu kapıdan girdiğinde o odanın bir çalışanı değil, misafiri olacaktı. Yapılacak sohbetler eski içtenliğinde değil yüzeysel kalacaktı. Zaman, hayat içerisindeki rolümüzü bize danışmadan değiştiriyordu.

Koridorda kendisini uğurlamaya gelen üniversiteden arkadaşı ve işe birlikte başladığı diğer arkadaşını görünce gözleri istemsizce doldu. Elindeki kutuyu bir kenara bırakıp bu gidişin bir son değil ara verme olduğunu hatırlattı.

Kutusunu kucaklayıp binanın turnikelerinden dışarı adım attığında, rüzgâr yüzüne çarptı. Arkasına dönüp binanın cephesine son kez baktı. İçeride bıraktığı kendiyle şu an dışarıda duran kendisi aynı kişi değildi. Cebindeki çıkış kartını teslim etmişti ama kalbindeki aidiyet duygusunu tamamen söküp atamamıştı. Hüzün, yerini yavaşça derin bir minnete bıraktı. Gitmek, kalmanın değerini anlamaktı. Gözlerinde biriken bir damla yaşı silip adımlarını geleceğe doğru attı.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow