Meydanı Boş Konuşanlara Bırakmayacağız!

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

Meydanı Boş Konuşanlara Bırakmayacağız!

29 Mayıs 2026 - 12:19
29 Mayıs 2026 - 12:19 ⏱ 4 dk Okuma Süresi
 0  21
Meydanı Boş Konuşanlara Bırakmayacağız!

Bugün Türkiye’de dikkat çekmenin yolu çoğu zaman düşünmekten değil, saçmalamaktan geçiyor. İnsanlar eline kamera alıp absürt hareketler yaptığında milyonlara ulaşıyor. Bir konserde anlamsız hareketler yapanlar günlerce konuşuluyor. İçeriği olmayan insanlar sırf gürültü çıkardıkları için görünür hale geliyor. Böyle bir düzende yıllardır fikir üretmeye çalışan insanların sessizce fark edilmesini beklemek gerçekçilik değil, saf bir hayal olur.

Benim ne elimde sansasyon vardı ne de ucuz yollarla dikkat çekme niyetim. Ben insanlara bağırarak değil, düşünerek ulaşmaya çalışan biriyim. Fakat bu çağda sadece üretmek yetmiyor. Sesinizi büyütmezseniz sizi susturmazlar belki ama görünmez hale getirirler. İnsanların anlamadığı nokta tam olarak bu. Ben hiçbir zaman boş bir şöhret arayışının içinde olmadım. Ben fikirlerimin daha fazla insana ulaşmasını istedim. Türkiye’nin gerçekten konuşmaya, sorgulamaya ve yeni fikirler üretmeye ihtiyacı olduğuna inandım.

Türkiye bugün yalnızca ekonomik ya da siyasi bir kriz yaşamıyor. Aynı zamanda büyük bir zihinsel yorgunluk yaşıyor. İnsanlar artık düşünenden çok bağıranı duyuyor. İçeriğe değil görüntüye bakılıyor. Gençlerin ne söylediğiyle değil, ne kadar dikkat çektiğiyle ilgileniliyor. Böyle bir ortamda yıllardır yazan, düşünen ve toplumsal meseleler hakkında söz söylemeye çalışan insanların kendi alanını açmaya çalışması neden garipseniyor gerçekten anlamıyorum.

Biz kimsenin gelip bizi keşfetmesini bekleyecek bir dönemde değiliz. Bugün bekleyen kaybolur. Bu yüzden gerektiği yerde strateji kuruyoruz. Gerektiği yerde önümüze çıkan imkânları değerlendiriyoruz. Gerektiği yerde daha fazla insana ulaşabilmek için mücadele ediyoruz. Bunun adı kibir değil. Bunun adı fikirlerine sahip çıkmaktır.

Bazı insanlar hâlâ meseleyi küçültmeye çalışıyor. Bir ödüle, bir görüntüye ya da bir ana sıkıştırıyorlar. İnsanların yıllarca verdiği emeği konuşmak zor geliyor. Oysa ben bugün burada bir fotoğrafı değil, yıllardır süren bir mücadeleyi savunuyorum. İnsanlar sonucu görüyor ama o sonuca gelene kadar geçen zamanı görmüyor. Kimse geceleri düşünülen meseleleri, yalnız kalınan dönemleri, vazgeçmemek için verilen zihinsel savaşı bilmiyor.

Ben şunu çok net söylüyorum: Bu ülkede düşünce üreten genç insanlar geri çekilirse, meydan tamamen boş konuşanlara kalır. Bugün fikir sahibi insanlar görünür olmak için mücadele etmezse, yarın sadece gürültü çıkaran insanlar konuşur hale gelir. Zaten yaşadığımız sorunların bir kısmı da buradan doğuyor. İçeriği olan insanlar sürekli geri planda kalırken, hiçbir şey üretmeyen insanlar yalnızca görünür oldukları için gündemi belirliyor.

Ben buna razı değilim. Yıllardır verdiğim emeğin sessizce yok olup gitmesini kabul etmiyorum. Düşüncelerime inanıyorsam, onları büyütmek için mücadele etmekten de geri durmam. Bu çağda görünürlük bazen bir hayatta kalma meselesidir.

Son olarak şunu söyleyeyim: İnsanlar yıllarca hiçbir risk almadan konuşanları değil, gerektiğinde eleştirilmeyi göze alıp ortaya çıkan insanları hatırlar. Ben kusursuz olduğumu hiçbir zaman iddia etmedim. Ama en azından susup kenara çekilen biri olmadım. Bazı dönemlerde sessizlik sadece sessizlik değildir; teslim olmaktır. Ben teslim olmayı seçmedim.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Ali Koray Kaya Ali Koray Kaya, 6 Haziran 2007 tarihinde İstanbul'da doğdu. İlk öğrenimini İstanbul'da, orta öğrenimini Antalya'da tamamladı. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü'nde öğrenciliğine devam etmektedir. Daha önce 3 kitabı çıkmış olup, pek çok edebiyat projelerinde yazıları yer almıştır. İnternette yazdığı yazılar yüzbinlerce okunmuş olmakla beraber ilgiyle takip edilmektedir. Yazıları aktif olarak pek çok sitede yayımlanmaktadır. Atatürk ve Cumhuriyet merkezli çalışan Kaya, aynı zamanda TRT kanalları da dahil olmak üzere 2 sene oyunculuk yapmıştır. Ayrıca Türk halk müziği ile ilgilenmekte ve sanatını icra etmektedir.