Aynadaki Yabancı

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

Kendi içindeki yabancıyla barışmayan, bir başkasının kalbindeki yerini asla göremez.

28 Mayıs 2026 - 12:21
28 Mayıs 2026 - 12:21 ⏱ 2 dk Okuma Süresi
 0  428
Aynadaki Yabancı

İnsan, en çok kaçtığı iklimlerin yağmuruna yakalanır. Kendi içindeki o dar, karanlık odanın kapısını kilitleyip anahtarını derin bir kuyuya bırakanlar, bir başkasının kalbinde geniş ovalar bulacağını sanır. Oysa bilmezler; hiç kimse bir başkasının sınırlarında, kendi evinde olduğundan daha güvende değildir.

Sen, göğüs kafesinde sakladığın o ürkek yabancıyı her şeyden, herkesten gizliyorsun. Kendine bakarken gözlerini kaçıran birinin, benim sana bakarken ne gördüğünü anlamasını beklemek beyhude bir umut. Bir insanı sevmek, onun sessizliğini bir hırka gibi sırtına geçirmektir, bunu öğrendim. Ama yetmiyor. Bir yerlerde eksik kalan, telaffuz edilmemiş, dilsiz bir hakikat var aramızda.

Şimdi soruyorum o kırık aynalara: İnsan, tanımadığı bir yaranın sızısını nasıl dindirebilir? Bendeki seni görebilmen için, önce senin de o yola çıkman, kendi uçurumunun kenarına gelip aşağıya bakman gerekir. Benim kalbimde büyüttüğüm, o fırtınalı denizlerde bile batmayan yerini fark etmenin başka hiçbir yolu yok. Sende sev. Korkmadan, hesapsızca, bizzat kendi varlığının o loş dehlizlerine inerek başla işe. Sende sev ki, bendeki seni bil. Bendeki o devasa, o sarsılmaz yerini ancak kendi kalbini iyileştirdiğinde idrak edebilirsin.

Çünkü sevgi, iki yalnızlığın birbirini avutması değil; iki aynanın birbirine bakıp tek bir gökyüzü, kesintisiz bir ufuk çizgisi yaratmasıdır. Sen o aynaya bakmaktan, o aynada kendi yüzünle karşılaşmaktan korktukça, ben hep yarım kalmış bir cümlenin noktası olarak bekleyeceğim seni.

Rüzgar dindi. Aynadaki o yabancı yerini sessizliğe bıraktı. Söz bitti; şimdi sıra senin o ürkek kalbinde.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Ümit Oklu Ümit Oklu, 1 Ağustos 1995 tarihinde Adana’da doğdu. Kamu personeli olarak aktif iş hayatını sürdürürken, hayatının merkezinde her zaman kelimeler, duygular ve insanın iç dünyasına duyduğu merak yer aldı. İnsanların içinde sakladığı duyguları, sustuğu cümleleri ve geceye bıraktığı düşünceleri yazıya dönüştüren Oklu; yazılarında modern insanın yalnızlığını, içsel kırılmalarını, umut arayışını ve kendini bulma çabasını sade ama derin bir anlatımla ele almaktadır. Melankolik ve sinematik bir üslubu benimseyen yazar, çoğu zaman sessizlikte büyüyen duygulara, insan ruhunun görünmeyen yaralarına ve insanın kendisiyle yüzleştiği anlara odaklanır. “Bir Ümit” ve “Bir Tesadüf” adlı eserleriyle edebiyat dünyasında yer alan Oklu için yazmak; bazen anlaşılmak, bazen susulan şeyleri duyurmak, bazen de insanın kendi kalbine bakabilmesidir.