İyiliğin Yükü

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...
23 Şubat 2026 - 21:48
23 Şubat 2026 - 21:48 ⏱ 2 dk Okuma Süresi
 0  39
İyiliğin Yükü

Kötülüğün kol gezdiği yerlerde fazla iyi olmak, çoğu zaman bir erdem değil; gecikmiş bir fark ediştir. Onlar başkalarına zarar verirken, sen sessizce kendinden eksiltirsin. Her şey belki de en başından yanlıştı. Bize kötülüğü, zarar görmeyelim diye öğrettiler. Ya göstererek ya saklayarak… Ama iyiliği öğretirken sınırları unuttular. Biz büyüdük; kötülükten uzak durmayı bildik fakat kendimizi korumayı öğrenemedik. İyi olmaya tutunduk, kendimize sahip çıkmayı ihmal ettik. Bu yüzden fazlasıyla yıprandık. Oysa iyiyi ve güzeli iliklerimize kadar yaşamak, iyinin ne olduğunu anlamaya yeterdi belki. Ve geriye kalan her sözün, her davranışın içindeki kötülüğü ayırt etmeye… Kötülüğün bu denli sıradanlaşması, bu kadar tanıdık gelmesi hiç normal değil. İnsanın kendisine gereğinden fazla iyi davrananlardan kaçması, adını koyamadığı bir huzursuzlukla yaşamasına sebep oluyor. Çünkü iyilik ona yabancı, güzellik tanıdık değil. Ve farkında olmadan, davranışlarıyla şunu söylüyor: “Ben buna layık değilim. Lütfen bana, hak ettiğim gibi davran.” İnsanın kendine söylediği en ağır cümle budur belki de. Ve en acısı: Bunu çoğu zaman sesli söylemez. Hayatı söyler onun yerine.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Elif Hanne Çocukluğundan beri bulduğu her satıra tutunan, İnsanlardan nefesi daraldıkça kalem ve defterlerine sığınan, iç seslerin izini süren naçizane bir kalem.