Yaşamak mı Yazmak mı?

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...
23 Şubat 2026 - 21:40
23 Şubat 2026 - 21:40 ⏱ 2 dk Okuma Süresi
 0  35
Yaşamak mı Yazmak mı?

Burası onun en sessiz bulduğu mekândı. Kapı komşusunun fütursuzca çarpılan kapılarını, üst komşunun misafir çocuklarının dayanılmaz gürültüsünü saymazsak tabii… Ne zaman boğazı düğümlense, yutkunmakta güçlük çekse, kendini küçük dünyasının huzurlu defterlerinin arasında bulurdu. Bu anlar bazen sıklaşırdı. Belki de zihninin susabilmesi için kaleminin konuşması gerekiyordu. Kalem kâğıda değdiği anda, zihninde insanların kurduğu devasa düğümün yavaş yavaş çözüldüğünü hissederdi. Kimdi bu kahraman? Resmiyette birilerinin kızı, eşi, annesi, kız kardeşi… Ama kendine ait tek bir şeyi bile olmayan… Bendim. Zatım. Kendime ait kılabildiğim tek şey okumak ve yazmaktı. Yaşım mı kabahatliydi, yoksa zaman mı bilmiyorum; fakat her geçen gün samimiyetsizliğin kokusu daha keskin geliyor, tahammül heybeme bir taş daha bırakıyordu. Taşıyamadıklarımı defterin ve kalemin samimiyetiyle temizlemeye çalışıyordum. Belki yazmak, acıyı taşıyabilmem için aldığım bir ilaçtı. Dozunu zaman zaman kaçırdığım bir ilaç… Belki şimdi soruyorsun: “Acıdan mı besleniyorsun?” Kim bilir… Belki de. Son zamanlarda, yazarlar dışında kimsenin masaya kendisiyle sohbet etmek için oturmadığını düşünüyorum. Oturanların çoğu ya hâlâ öğrencidir ya da masalarına kitap ve defterlerinden önce toplumun dayattığı kariyer hırsını sererler. Peki ya ben? Yazarlar kitap çıkarmak için yazıyorsa, ben sabahın erken saatlerinde neden defter karalıyorum? Beni yazmaya iten gerçekten içimdeki ses miydi, yoksa huzurlu sandığım masamın üzerinde benim de fark etmediğim bir hırs örtüsü mü seriliydi? İyi bildiğim bir şey var: Hayatımda nadir bulduğum, duygudan ve hırstan azade sandığım küçük dünyamın kibir ve kariyer süsüyle kirlenmesine izin veremem. Yaşamak yükü omuzlarımda sırtımı kamçılarken, yazmanın ve okumanın hiçbir kabahati olmamalı.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Elif Hanne Çocukluğundan beri bulduğu her satıra tutunan, İnsanlardan nefesi daraldıkça kalem ve defterlerine sığınan, iç seslerin izini süren naçizane bir kalem.